English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ I ] / Ixnay

Ixnay translate Turkish

48 parallel translation
- lxnay, ixnay.
- Emriniz var mı?
- Ixnay, ixnay.
- Neyse... Neyse...
Ixnay, pal. We'll let him have it... if he comes out the door.
İçeri girerse kesin odur.
Ixnay on the ottenray.
Hiç bozuk değilmiş.
And ixnay on the wishing for more wishes.
Ve daha çok dilek olmasını dilemek kesinlikle yasak.
Where are you taking Ipkiss? Ixnay!
lpkiss'i nereye götürüyorsun?
No, nada, ixnay, zero, zilch, bupkis, nothing.
Yo, hayır, ı-ıh. Tamam mı?
Ixnay on the Hound, then.
O zaman otobüsü sallayalım.
Ixnay, Dr Crane...
Sessizlik, Dr. Crane.
Ixnay on the ketchupnay.
Fazla ketçap yeme.
Ixnay on the caramel corn though if you go backstage.
Ama eğer kulise gideceksen karamelli mısırdan uzak dur.
- Me too. Ixnay on the urder-may.
Cinayet usulu üzerine çekince koyuyorum.
- Poor kid never made it out of his jeans. - Ixnay on the jaculator-ay.
- Zavallı çocuk kot pantolonunu çıkarmayı başaramıyordu.
Eric, ixnay on oanne-jay.
Eric. Oaneej konusunu maça.
Eric, ixnay means shut up.
Eric, maça kapa çeneni anlamina geliyor.
Ixnay on the isskay, man.
Öpücükten bahsetme.
Ixnay on the orfdway talk.
Cüce muhabbetini bırakın.
Ixnay, baby. We'll see you in 30.
Dahil, bebek. yarım saate görüşürüz.
You have a 7 : 00 A.M. To alaska tomorrow, so ixnay on the third drink-ay.
Yarın sabah 7 : 00'de Alaska'da olacaksın.
Ixnay on the insubordination-ay but it's my turn.
Emre itaatsizlik. Ama benim sıram.
Shh, shh, ixnay!
- Şştt şştt öy...... me!
Ixnay on the AinMatterBray. Really wish I could go, sorry.
BE-ge-Yi-gi-N MA-ga-DDE-ge-Sİ'nden YI-gı-RTTI-gı-N.
Amsay. Ixnay.
Tkasm alrkhandta.
Ixnay on the surveillance footage-a.
"Ixnay on the surveillance footage-a."
Hey, kid, ixnay on the soundtrack.
Hey, evlat, kes şarkıyı!
6'2 " - ish, between 170 and 175, dirty blond leaning towards sandy auburn and ixnay on the ack-bay air-hay, because I keep a clean house.
1.90 boy, 80 ila 85 kilo, yana yatmış kumral saçlı ve birazcık da titiz olsun çünkü evimi düzenli isterim.
And woman to woman, it's time to ixnay this shortcut.
Samimi olarak... Bu kısayolu iptal etmenin zamanı geldi.
Ixnay on the banzai.
Banzai'den nefret ediyorum.
Ixnay on the oggie day aisle stay?
Köpegek duruguşu yapmayagalım.
Ixnay on the ottweiler-Ray!
Rottweiler Ray yola çıkmış!
Hey, Ixnay in front of Uncan-day.
Duncan'ın önünde olmaz.
It's a very definite ixnay on the oswaldway.
Adının anılmasını bile istemiyorlar.
I just wanted to tell you that you could probably, uh, ixnay on the whole killing me thing, because I'm not gonna bother Alex anymore.
Söylemek istedim ki artık beni öldürmek istemeyebilirsin çünkü bir daha Alex'i rahatsız etmeyeceğim.
But I should ixnay the Pride and Prejudice?
Ama "Gurur ve Önyargı" * yıda bırakmalıyım?
Ixnay, Daph. Ahem.
Dur, Daph.
Ixnay!
Kes artık!
- Very clear. Ixnay on admay iencesay.
Plan iptal edildi.
Ixnay on the opscay.
Sessiz ol.
Ixnay on the ashingsmay.
Ezmeyesin beya.
Ixnay on the ightfay, you're upsetting the children.
Baba? Kavgayı kesin çocuklar üzülüyor.
- so ixnay on the pills and whores, yeah?
- onun için ilacı ve fahişeleri unut, tamam mı?
Ah, ah, ah, ixnay on the iftinglay.
Yo, yo, yo artık bunu yapamazsın.
Ixnay on that, come on!
Hadi ama açma o konuyu!
Hence : ixnay on the unsgay.
O yüzden silahlara pek bulaşmayalım.
Jesus, ixnay on the oolschay.
İsa, okuldan vazgeç.
- Of course not. Ixnay on the isskay. I got it.
Öpüşmek yok.
Ixnay on the omacay alktay.
Tkasm alrkhandta.
So ixnay.
Oren?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]