My keys translate Turkish
2,269 parallel translation
♪ and I can't seem to find my keys ♪
* Bulamıyorum anahtarlarımı nedense *
My keys were right here.
Anahtarlarım tam buradaydı.
Thank you for bringing my keys.
Anahtarlarımı getirdiğin için teşekkür ederim.
I just wanted to say thank you for bringing my keys.
Anahtarlarımı getirdiğin için teşekkür ederim demek istedim.
If you could go in my bag, get my keys, take her to my apartment And just... Sit with her.
onunla oturursan minnettar olurum.
I gave her my keys.
Ben verdim.
All right. Where the hell are my keys at?
Anahtarım neredeydi?
Where was the last place you put my keys? Mm-hmm.
Acaba en son sen nereye koydun?
I'm getting my keys.
Anahtarları alıp geliyorum.
Let me get my... cockamamy keys.
Bekle de bir yerimden anahtarlarımı çıkarayım.
Oh, my goodness, I forgot my keys.
Anahtarımı unutmuşum.
- I was just getting my keys.
Anahtarlarımı alacaktım.
Um, oh, look, have you seen my keys?
Anahtarlarımı gördün mü?
Okay, I got my keys. I got my wallet.
Tamam, ben de cüzdanımı aldım, anahtarlarımı aldım.
It's for my keys, right?
Anahtarlarım için, öyle değil mi?
My keys!
- Ne oldu? - Anahtarlarım!
My keys.
Anahtarlarımı.
Next thing I know, they're gone and so is my Aston Martin. Bitch must've taken my keys.
Sonraki şeyi biliyorum, benim Aston Martin'le gittiler sürtük benim anahtarımı almış olmalı.
I had to give my keys back but the bedroom window's got a faulty catch.
Anahtarları verdim ama pencereden girebiliriz.
I'm waiting for my keys.
Anahtarlarımı bekliyorum.
She was on my your PC. She had access to my keys.
Bu kızı hayatıma soktum
Actually, I've just locked my keys in my flat.
Doğrusu, anahtarlarım dairemde kaldı.
MY keys.
Anahtarlarım.
Where are my keys?
Anahtarlarım nerede?
Who's got my keys? !
Anahtarlarımı kim aldı?
Here. Take my keys.
İşte, anahtarları al.
Has anybody seen my keys?
Anahtarlarım! Anahtarlarımı gören var mı?
I dropped my keys in the porta-potty, tried to get them out.
Anahtarlarımı portatif tuvalete düşürdüm ve oradan çıkarmaya çalıştım.
I dropped my keys in the porta-potty.
Anahtarlarımı portatif tuvalete düşürdüm.
Where's my keys? !
Anahtarlarım nerede?
Where are my keys? !
Anahtarlarım nerede?
I actually slept here because my house keys are in my wallet.
Aslında evimin anahtarları cüzdanımda olduğundan burada uyudum.
That's what gets me up in the morning because I am Frankie Heck and I can do it all. I get my family dressed and fed send my kid off with his science-fair volcano and I find the missing car keys, then I get the stain out of the jersey.
Ailemi giydirip yediririm çocuklarımı okula gönderirim arabamın anahtarlarını bulurum futbol formasından kek lekesini çıkarırım işe gelirim.
I get to get up early and make everybody's lunches and look for the car keys, and bust my butt to get to work where nobody's buying cars... "
Arabanın anahtarlarını arıyorum. Ve kimsenin araba almadığı işime gidiyorum.
He's in the building with the bombs... where I left my car keys.
Bombalarla birlikte binada. Ben de araba anahtarlarımı orada unuttum.
You got my keys!
Anahtarlarım sende.
And the mugger took my space shuttle keys.
Soyguncu da uzay mekiği anahtarımı çaldı.
Those aren't my car keys.
Bunlar benim anahtarlarım değil. Öyle mi?
The magic keys to my cage?
Kafesimin büyülü anahtarları.
My keys are nowhere!
Anahtarlarım yok!
And saying, " Where's my car keys?
Sonra baban bağırır çağırır "Nerede benim araba anahtarlarım?"
Just need the keys and my wallet, that's all.
Anahtarları ve cüzdanımı almalıyım, hepsi bu kadar.
It's been my secret exam weapon ever since my mom gave me the keys.
Annem anahtarları verdiğinden beridir bu benim gizli sınav silahım.
So I told my parents I gave you the keys And I'd pay for the repairs. No.
Aileme, anahtarı sana benim verdiğimi ve hasarı benim ödeyeceğimi söyledim.
I gave him my daddy's keys.
Babamın anahtarlarını verdim.
I just happened to be looking for the car keys - and I went into your purse... - You looked through my purse?
Araba anahtarını ararken çantana da baktım ve- -
Why don't you take these keys to my apartment, and later on, after work, if you feel like it, you can use them to let yourself in.
Evimin anahtarlarını alabilir daha sonra, işin bitince canın isterse kendi evin gibi buraya gelebilirsin.
Here, take... the keys to the vault. My car key's on there, too.
Bunlar kasa anahtarları araba anahtarım da içinde.
I got to find my car keys and my wallet.
Gidip araba anahtarlarımı ve cüzdanımı almalıyım.
Oh, now, while... while I'm thinking about it, um... um... The keys to my house.
Aklıma gelmişken evin anahtarları.
Gotta get my keys.
Anahtarlarımı alayım.