No arrests translate Turkish
185 parallel translation
We'll make no arrests.
Kimseyi tutuklamayacağız.
No arrests have been made yet, but we'll keep you advised as reports reach our newsroom.
Henüz heehangi bir tutuklama yapılmamış, fakat merkezimize haber ulaştığında sizleri bilgilendirmeyi sürdüreceğiz.
But he knows how to keep his own hands clean... so no convictions, no arrests.
Ama kendi elini nasıl temiz tutacağını biliyor bu yüzden hiç mahkumiyet ya da tutuklama yok.
No arrests, not even a traffic ticket.
Sabıka kaydı yok, trafik cezası bile yememiş.
No arrests were ever made.
Kimse tutuklanmadı.
He was killed in Chinatown, gangland style, allegedly by the triads, although no arrests were ever made.
Çin mahallesinde öldürülmüş, çete işi güya Triadlar tarafından öldürülmesine rağmen hiçbir tutuklama yapılmamış.
"No arrests have been made, but sources say the killer may be a local citizen."
Kimse tutuklanmadı ancak kaynaklar katilin yerel sakinlerden biri olabileceğini belirtti.
Dispo'd at the scene. No arrests.
Kimseyi tutuklamamışlar.
- No arrests?
- Kimseyi tutuklamamışlar mı?
No arrests, no warrant.
Ne tutuklama, ne de bir emir var.
No arrests.
Tutuklama yok.
No arrests have ever been made.
Şimdiye kadar hiçbir tutuklama yapılmadı.
No arrests, no movement until further notice.
Yeni bir habere kadar tutuklama veya hareket yok.
No arrests, but he's been around a lot of crime scenes.
Tutuklanmamış, ama birçok suç mahallinde görülmüş.
No arrests.
Hiç tutuklanmamış.
Federal officials have confirmed to Channel 6 News... that their investigation is ongoing... and that while no arrests have yet been made... the seizure itself has severely disrupted the operations of a group... believed to have ties to Colombian narco-terrorist...
Federal görevliler Channel 6 haberlerine araştırmanın sürdüğünü ancak şu ana kadar her hangi bir tutuklama yapılmadığını olayın büyüklüğüne bakılırsa gerçekten çok büyük bir ekibin muhtemelen Kolombiyalı uyuşturucu kaçakçıların işi olduğunu...
No arrests. Two speeding tickets.
Tutuklanma yok. 2 hız cezası.
At this hour, Tampa police do not have a motive and no arrests have been made.
Şu anda Tampa polisi olayın sebebini bilmiyor ve hiçbir tutuklama yapılmadı.
Even if the police each country knows the identity suspects attack, no arrests were made.
İrlanda sınırındaki iki tarafın polisleri de bombacılar olduğuna inandıklarının kimliğini bilse de bir suçlama yapılmıyor.
Rumors got out, but no arrests, no trial.
Rivayetler dolaşıp durdu, ama tevkif edilen de, muhakeme edilen de olmadı.
Inspector, henceforth no matter when and where you meet her, no arrests!
Dedektif, bundan sonra onu görünce asla tutuklama!
Though there have been no arrests made as of yet, NTAC claims that progress is being made...
Henüz herhangi bir tutuklanma olmasada da, NTAC'in iddiasına göre ilerlemenin...
There's no arrests, no warrants, nothing.
Tutuklaması, arama izni, hiç bir sorunu yok.
No arrests for assault, but he does attend church regularly.
Saldırıdan tutuklama yok, ama kiliseye düzenli katılıyor.
Scotland Yard said there had been no arrests.
Scotland Yard tutuklanma olmadığını bildirdi.
There were a few minor scuffles, but no arrests.
Birkaç küçük itişme dışında, herhangi bir tutuklama gerçekleşmedi.
- But no arrests?
- Ama tutuklanmamış?
15 years, no arrests.
15 yıl, hala serbest.
How come there were no arrests made?
Neden hiç tutuklama olmamış?
No hasty arrests, please!
Tutuklama yok!
But I want no useless arrests.
Ama işe yaramayan tutuklamalar istemiyorum.
If you must make one or two arrests, because you will not listen to me... then make them, but no more.
Sözümü dinlemez de birkaç tutuklama yaparsanız siz bilirsiniz, ama o kadarla yetinin.
Many arrests, no convictions.
Tutuklanmış, ama hiç hüküm giymemiş.
But ever since then I've gone straight, as I can prove by my record - 33 arrests and no convictions.
Ama o zamandan beri suç işlemiyorum, sabıkam temiz. Otuz üç kez tutuklandım ama hiç hüküm giymedim.
I have had no option but to order certain further arrests.
Yeni tutuklama emirleri vermek zorunda kaldım.
- But to date, there has been no probe no police action, no arrests. - Why? - Shut that contraption off.
Film dünyası nasıl?
Renick has no record of arrests.
Renick'in sabıka kaydı yok.
But after 1955, we could file a complaint, as we wanted but there were no more delegations, they were out, there were only pursuits and arrests.
Ama 1955'den sonra, istediğimiz gibi bir şikayette bulunabilirdik ama ortada bir heyet yoktu başınıza gelecek olan kovuşturma ve tutuklama olurdu.
Twelve arrests, no convictions.
Oniki kere tutuklandım, hiç mahkum olmadım.
- Have you made any arrests? No.
- Herhangi bir tutuklu var mı?
Even though he talked to me 15 minutes... I have no prior convictions, no prior arrests... I was nonviolent for 28 years.
Benimle 15 dakika konuşmuş olmasına daha önceden herhangi bir sabıkam olmamasına 28 yılı suç işlemeden geçirmiş olmama rağmen sadece bir olaya bakarak ki ben böyle bir şey de yapmış değilim bunun yeterli olduğunu ve geri kalan ömrümü gözetim altında geçirmem gerektiğini söyledi.
Officers say that despite the 24 arrests made today... and the bust made last week... which netted over $ 500,000 in cash and cocaine... they are overwhelmed by the massiveness of a problem... that appears to have no end.
Yetkililer, bugün yapılan 24 tutuklamaya... ve son haftalarda ele geçen... 500.000 doların üstünde para ve kokaine karşın... sonu gelmeyecek gibi duran... olayların büyüklüğü karşısında şaşkın olduklarını açıkladılar.
He has no prior arrests.
Daha önce tutuklanmamış.
Nothing in NCIC, no adult arrests.
NCIC'te de bir şey yok, hiç tutuklanmamış.
No arrests yet, but we're building our case.
Henüz tutuklama yok ama dava üzerinde çalışıyoruz.
And remember, no one must make all the arrests.
Unutmayın, bütün tutuklamaları bir tek kişi yapmayacak.
I may be a gold digger a stripper and a whore nine arrests no convictions.
Ben zengin avcısı bir striptizci ve bir fahişe olabilirim dokuz gözaltı sıfır mahkumiyet.
The arrests wer announced proudly by Washington as another sleeper cell plotting an attack. But it soon became clear that there was no evidence for this at all, other than the E-mail.
Washington tarafında başka bir uyuyan hücrenin etkisiz hale getirildiği gururla halka duyurulmuştu ama çok geçmeden bu suçlamalar hakkında e-posta haricinde hiçbir kanıt bulunamamıştır.
Arrests, no convictions.
Tutuklandım, hüküm giymedim.
- We got seven arrests, no convictions.
Yedi kez tutuklanmış, ama hiç mahkum olmamış.
You will no longer be under the gun to meet monthly quotas of ineffective, meaningless arrests and citations.
Artık kotanızı doldurmak için etkisiz, manasız tutaklamalar yapmak zorunda değilsiniz.