English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ T ] / Thanks for your time

Thanks for your time translate Turkish

492 parallel translation
Thanks for your time, Doctor.
Zaman ayırdığınız için teşekkürler, Doktor.
Anyway, thanks for your time.
Zaman ayırdığınız için sağ olun.
Thanks for your time.'
Zaman ayırdığınız için teşekkürler.
- Thanks for your time.
- Zaman ayırdığın için teşekkürler.
- And thanks for your time, Mr Fenn.
- Vakit ayırdığınız için sağolun.
Mm-hmm. Thanks for your time, huh?
Zaman ayırdığınız için teşekkürler.
Thanks for your time.
- Vakit ayırdığınız için teşekkürler.
All right, I'll take 3 of these, and some of these... thanks for your time.
Bunlardan 3 tane alıyorum. Bunlardan da alıyorum. Zaman ayırdığın için teşekkür ederim.
Well, thanks for your time.
Bana ayırdığınız zaman için teşekkürler.
Thanks for your time.
Teşekkürler.
Thanks for your time.
Zaman ayırdığınız için sağolun.
Thanks for your time.
İlginize teşekkür ederim.
Thanks for your time.
Vakit ayırdığınız için teşekkürler.
Well, thanks for your time.
Zaman ayırdığınız için teşekkürler.
Thanks for your time.
Vaktinize sağlık.
Well, thanks for your time. - Hmm.
Şey, zaman ayırdığınız için sağolun.
Well, thanks for your time. I know you're very busy.
Vakit ayırdığınız için sağolun.
Thanks for your time, everybody.
- Zaman ayırdığınız için teşekkürler.
Thanks for your time.
Vakit ayırdığın için teşekkürler.
Many thanks for your time.
Zaman ayırdığınız için teşekkürler.
Thanks for your time.
Vakit ayırdığın için sağ ol.
Thanks for your time, sir, and we'll get back to you soon.
Zaman ayırdığınız için teşekkürler efendim, size yakında geri döneceğiz.
Thanks for your time, Hollis.
Zaman ayırdığın için sağol Hollis.
Thanks for your time.
Vakit için teşekkürler.
Thanks for your time.
Zaman ayırdığın için teşekkürler.
Well, thanks for your time, Rose.
Zaman ayırdığın için teşekkürler Rose.
Thanks for your time.
Vaktin için sağ ol.
Thanks for your time.
Zamanınız için teşekkürler.
Thanks for your time.
Vakit ayırdığınız için sağol.
Thanks for your time.
Zamanın için teşekkürler.
Well, thanks for your time.
peki, zaman ayırdığınız için teşekkürler.
- I gotta go, sir. Thanks for your time.
Teşekkür ederim Sean.
Thanks for your time.
Zaman ayırdığınız için teşekkürler.
Great, and thanks for your time, Mr Bateman.
Harika. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.
Thanks for your time!
Yardımın için teşekkürler.
Thanks for your time, Mr. White, but I work in the studio.
Vakit ayırdığınız için teşekkürler Bay White ama stüdyoda işim var. - Tabii, anlıyorum.
Hey, um, thanks for your time.
Hey, um, vakit ayırdığın için sağol.
Well, thanks for your time.
Doğru. Vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.
Thanks for taking the time out of your busy schedule to come meet me.
Yoğun olsan da geldiğin için teşekkürler.
Well, thanks for your kindness, but some other time.
Çok naziksin ama başka sefere.
Thanks for your visit last time.
Geçen gün dükkanıma geldiğin için sağ olasın.
Thanks very much for your time.
Teşekkürler.
Thanks for your help, really, but, uh, this is not the time or the place.
Yardımın için sağol, gerçekten, ama şu an bunun ne yeri, ne de zamanı değil.
Thanks for taking your time.
Zamanın için teşekkürler.
If it will please you to show us so much gentry and good will as to extend your time with us awhile for the supply and profit of our hope, your visitation shall receive such thanks as fits a king's remembrance.
Nezaket ve iyi niyet gösterip umudumuzun beslenip gelişmesi için, bizlere biraz vaktinizi ayırırsanız bir kralın hafızasında yer eder, minnetimizi kazanırsınız.
KNOWING I CAN BE OF HELP TO YOU IN YOUR TIME OF NEED IS THANKS ENOUGH FOR ME.
İhtiyaç duyulduğunda yardımcı olabildiğimi bilmek bana en güzel teşekkürdür.
Thanks very much for your time.
Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.
If it will please you to show us so much gentry and good will as to expend your time with us a while for the supply and profit of our hope your visitation shall receive such thanks as fits a king's remembrance.
Nezaket ve iyi niyetinizle lütfedip bizlere biraz vaktinizi bağışlarsanız, yardım etmiş, umut vermiş olursunuz. Bir kral hafızasında yer edecek minnetlerimizi kazanırsınız kalmakla.
Thanks for taking your time accepting it.
Kabul etme konusunda geniş davrandığın için sağ ol.
Thanks for taking time out of your busy day.
Bana vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.
Thanks for seeing me, I won't take much of your time. The median age of the lawyerscurrently representing you is dead.
Sizi şu anda temsil etmekte olan orta yaşlı avukatlar öldü.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]