English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ W ] / Walkies

Walkies translate Turkish

101 parallel translation
Walkies, walkies.
Yürüyüşe.
Come along, boy. Walkies. Walkies.
Hadi oğlum, yürü, yürü...
Want to go walkies?
Yürüyüşe çıkalım mı?
Walkies.
Yürüyüşe.
Uh, he wants to go walkies.
- Gezmeye gitmek istiyor.
Walkies?
- Gezmeye mi?
Do you mind taking him for walkies?
Onu gezmeye götürebilir misiniz?
While carpenter took The most brilliant agent the c.i.a. ever had for walkies Events in the world's capitals were moving fast.
Carpenter CIA'in en zeki ajanını gezmeye götürürken dünya başkentlerinde olaylar hızla ilerliyordu.
Come on, you dogs, walkies.
Haydi bakalım kuçu kuçular. Dolaşma vakti.
Lawrence, we're going walkies.
- Lawrence, yürüyüşe çıkıyoruz.
Walkies.
Yürü.
Ex-NASA. Fantastic for walkies!
Yürümek için harika!
Walkies, ten minutes, twenty minutes...
Yürüyüş, 10 dakika, 20 dakika...
Nice walkies, hmm?
Yürüyüş iyiydi galiba, ne dersin?
Come on, Dogmatix. Walkies.
Hadi, Dogmatix.
Come on, Dogmatix, walkies.
Hadi, Dogmatix, gezeceğiz.
Walkies ready, batteries charged?
Telsizler hazır mı, piller şarj edildi mi?
With your walkies and everything.
Telsizler falan.
Break out the shotguns, the flashlights and the walkies.
Fenerleri ve çifteleri dağıt. Gemiye çıkıyoruz.
Ten pints. Hey, wanna go for walkies?
- Bu durum ne kadar sürer?
Must go walkies in the park one day... my dogs and yours.
Bir gün yürüyüşe çıkmalı. Benim köpeklerim ve sizinki.
Five pounds of Semtex gone walkies from a shipment in Newcastle.
İki kilo plâstik patlayıcı Newcastle'dan getirtilmiş.
- Hear the walkies.
- Telsizi duyuyor musun?
Mum, when did you buy those walkies?
Anne, siz bu telsizi yeni mi aldınız ya?
No cell phones or walkies.
Cep telefonu ve telsiz yok.
Walkies? Yes!
Yürüyelim mi?
Everybody off the walkies now. Everybody off air.
- Herkes beklemede kalsın
Please stay off the walkies. STEVE : Buzzy, I'm upstairs.
Tamam görüntü elimizde, lütfen uzaktan izleyin
Your IFB working? No, that's why we're on walkies.
Çalışmalar devam ediyor mu?
Here, take these walkies.
İşte şu telsizi al.
But he's on one of our secure walkies.
Ama bizim özel hatlarımızdan birinden arıyor.
- Are your walkies all off?
- Maulwakee, herkes burada mı?
Walkies!
Hadi yürüyüşe!
Walkies.
Yürüyüş?
Damn walkies.
Kahrolası telsiz.
Walkies.
Hadi. Yürüyelim.
We're on walkies.
Telsizle haberleşeceğiz.
I got one of the soldiers'walkies.
Askerlerden birinin telsizini aldım.
Walkies are out.
Telsiz iletişimi gitti.
These guys are calling a getaway boat on walkies.
Bu heriflerin telsizden kaçış teknesini arama planları var.
Look, we just need to find the frequency that Prescott's walkies are on.
Bak, sadece Prescott'un kullandığı frekansı bulmalıyız.
There can't be that many marinas around here in range of their walkies.
Bu civarda, onların telsiz menzilinde fazla marina olamaz.
- Walkies!
Yürüyün!
- I will take her walkies off a cliff.-Get away!
Onun telsizini kıracağım. Git buradan!
K9, walkies!
K9, yürü bakalım!
Rani and I took him for... walkies.
- Rani ve ben gezmeye çıkarmıştık...
Come on, walkies.
Hadi yürü bakalım.
I've got to go walkies again.
Yine gezmeye gitmem gerek.
Walkies.
Yürüyün.
- No more walkies, no more treats, no more following me around. - l'm not your lapdog.
Ben senin köpekçiğin değilim.
Big boy walkies.
Koca çocuk yürüyor.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]