Protesto ediyor translate English
70 parallel translation
Robotlardan yana sivil gruplar bile protesto ediyor ve küçük çarpışmalara yol açıyorlar.
Even civilian groups in favour of robots are protesting causing minor skirmishes.
Hem de binlerce, hepsi Enright Evi'ni protesto ediyor.
Thousands of them, all screaming against that Enright House.
İşçiler burada değil, insanlar protesto ediyor.
There are no workers, people are protesting these days.
Protesto ediyor. Kuşları vurmamalıymışız.
He says we shouldn't shoot birds.
Seyirciler O'nun bu davranışını protesto ediyor.
- This partisan crowd showing disapproval of Brickley's conduct.
Sakat gaziler Vietnam Savaşı'nı protesto ediyor.
Disabled veterans protesting the Vietnam War.
Daha hafif ve zavallı haberlere gelince kendini futbol efsanesi ilan eden Al Bundy, eski lisesinin sahasında kendini kale direğine kelepçeleyerek Trans-Mexican'ın araba fabrikası kurmasını protesto ediyor.
And on the lighter, more pitiful side of the news self-proclaimed football legend Al Bundy is leading a protest against the proposed trans-Mexican auto plant by handcuffing himself to a goal post on his old high school playing field.
Emin olamıyorum, fakat sanırım Vietnam Savaşı'nı protesto ediyor.
Can't be sure, but I think he's protesting the Vietnam War. [Singing Continues ] - [ Ends]
Kovuldu, ama protesto ediyor.
She's fired, but she's protesting it.
"Faşist Lider Tsukamoto'nun Hong Kong'a gelişini yüzlerce kişi protesto ediyor"
"Hundreds Protest Fascist Leader Tsukamoto's Arrival in Hong Kong"
Protesto ediyor.
It's a protest.
Bu günlerde çocukları ne protesto ediyor?
What are the kids protesting these days?
Robotlardan yana sivil gruplar bile protesto ediyor ve küçük çarpışmalara yol açıyorlar.
The pro-robot citizens'groups say that's reactionary nonsense. They're organizing protests. There's fighting breaking out.
Savaşı protesto ediyor.
He's protesting the war.
Gençler ülkenin her yerinde savaşı protesto ediyor, dünyayı değiştirmeye çalışıyordu. Kuralları yıktılar. Uyuşturucu kullandılar.
Kids protesting against the war trying to change the world... so they bent the rules, turned to drugs, took off their clothes.
Kadınlar protesto ediyor.
Women are protesting
Neyi mi protesto ediyor?
What is he protesting?
Gob evcil hayvan dükkânının donmuş güvercin değişimi politikasını protesto ediyor.
Gob protests the pet store's frozen dove exchange policy.
Maureen, gösteri mekanını kaybetmeyi protesto ediyor davranışlarımı değil.
Maureen is protesting losing her performance space not my attitude.
Öğrenciler Taj'ın satışını protesto ediyor.
Students protesting Taj sale. - What sale?
- Evet, protesto ediyor.
- Yes, he is protesting this.
'Sarı Etken Tehlikeli'Sivil toplum örgütleri şiddetle protesto ediyor.
'Agent Yellow Is Unsafe'Citizen groups issue strong protest.
Sanırım bayan çok fazla protesto ediyor gibi.
Well, methinks the lady doth protest too much.
Adamlar globalleşmeyi protesto ediyor.
He's an "anti-globalization protester".
Bence durumu protesto ediyor.
Methinks he doth protest too much.
Kolombiya halkı FARC'ın acımasız metotlarını protesto ediyor, yüzlerce rehinenin serbest bırakılması ve baskının sona ermesi için mitingler düzenliyordu.
The Colombian people frequently take to the streets to protest the FARC's brutal methods and to call for the end to the violence and for the release of hundreds of hostages.
Belki fazlasıyla protesto ediyor.
Perhaps he's protesting too much.
Ama Sovyetler Birliği Bunu Protesto Ediyor!
The Soviet Union protested this!
Çavuş Parker, anladığım kadarı ile birisi salonun yıkımını protesto ediyor ve siz de ona engel olmaya çalışıyorsunuz, doğru mu?
Sergeant Parker, let me get something straight. Somebody's trying to stop this demolition and you want me to help you stop him?
Çiçek sanayini protesto ediyor olmasaydım ben de orada olurdum.
I was boycotting the floral industry, or I would have been there myself.
Shakespeare'den bir alıntı. "Bence Leydi biraz fazla protesto ediyor."
To quote the Shakespeare, "Methinks the lady doth protest too much!"
Kuru temizlemeciyi protesto ediyor gibi gözüküyoruz!
But it looks like we're Picketing the cleaners!
Neden insanlar kuru temizlemeciyi protesto ediyor?
Why are people picketing the cleaners?
Kilise cemaatinin içindeki kişiler, başpiskoposun yönettiği bölgeyi protesto ediyor.
Parishioners protest at the seat of the archdiocese.
Hippiler Vietnam Savaşını protesto ediyor.
Hippies protesting the Vietnam War.
... ülkemiz adına protesto ediyor.
... To hold a protest in favor of our country.
Ne olursa olsun herkes bişeyi protesto ediyor
Whatever happens, there is always someone who protest against it - - And it is always Union Square.
İnka ruhları buraya zorla girilmesini protesto ediyor.
Inca Spirits protesting the profaning of this place.
Protesto ediyor görünüyor ekipmanların bir kısmını geri gönderirken bana yardım edeceğini umuyorum.
He seems to be dragging his feet. I was hoping that you could help me get him to return some of his equipment.
Seni götürmeye geldiklerinde, Lobide protesto ediyor olacağım.
When they go to move you, I'll protest in the lobby.
Protesto ediyor.
I know what I'm doing.
Bu protesto ne zamandır devam ediyor?
So, how long has this demonstration been going on, anyway?
"Halk, yapılan zamları protesto etmek için Voyvoda Komitesi önünde toplandı. Zamların geri çekilmesini istiyorlar." Kabul ediyor musunuz?
People gathered in front of the Voivodeship Committee protest against the increase of prices and demand this decision to be withdrawn!
Cezaevinin dışındaki idam karşıtı protesto gösterileri devam ediyor, memurların verdiği bilgiye göre, sayıları beklenenden daha az.
Anti-capital punishment protesters continue to march outside the prison, though officials claim the number is considerably smaller than was expected.
- Ragu. - Ragu'yu protesto ediyor olabilir.
- Ragu, yes, he could be protesting Ragu.
İki gün önce Sweto'daki eylemden sonra... şiddet devam ediyor.. Öğrenciler, öğretim dilinin Afrika dili... olmamasına karşı protesto gösterisi düzenlediler.
In the wake of rioting... which broke out in Soweto two days ago... violence continues to erupt in townships... with students organizing protests... against Afrikaans as the language of instruction.
İnsanlar bizimle protesto ediyor.
- You are not alone!
Neyse, Derby'deki protesto hareketi tam gaz devam ediyor.
Anyway, the protest movement in Derby is still in full flow.
Evet, geçen yıl evimin önünde iki kez protesto edildim. "Lorna Ludlow hayvanlara işkence ediyor." diye bağırdılar.
Yeah, they protested twice outside my apartment last year, screaming, "Lorna Ludlow tortures animals."
Güney koreliler hayla protesto etmeye devam ediyor. Yeonpyeong Adası, Kuzey korenin saldırısı altında.
South Koreans continue to protest against North Korea's attack on Yeonpyeong Island.
Ama bu kızıllar protesto etmeye devam ediyor.
But these "gauchos" keep protesting.