English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turkish → Russian / [ D ] / Dolandırıcı

Dolandırıcı translate Russian

1,928 parallel translation
Neredeyse sigorta dolandırıcılığı kadar aptalca.
Почти так же глупо, как мошенничество со страховкой.
Herkes dolandırıcı.
Все сплошь жулье.
Küçük dolandırıcılar kim çalabilirlerse çalarlar.
Шпана. Берут от кого только можно.
Ama büyük dolandırıcılar...
Но большие жулики...
Odessa'da büyük dolandırıcı önemli biridir.
Вот большой одесский жулик - это уже кое-кто.
Yani benim gibilerle birlikte görünmek için daha büyük bir dolandırıcı mısın?
Так, выходит, Вы слишком крупный жулик, чтобы сношаться с мне подобными?
Dolandırıcılık, komplo ve cinayetle suçlanıyorlar.
по обвинению в мошенничестве, заговоре и убийстве.
Dolandırıcılık Birimi, avukatlarının onu kurtarması yüzünden ona karşı yapılan suçlamaları iki kez düşürmüş.
Против него было обвинение в мошенничестве, но дважды дело закрывали, потому что его вытаскивали адвокаты.
Söylesene eşcinsel bir dolandırıcı neden bir Harvard öğrencisi gibi davranıyor?
Скажи мне, зачем гей-карманник выдает себя за студента Гарварда?
Dolandırıcı?
Карманник?
Üstelik haraç kesme ve dolandırıcılıktan sabıkası da var.
На него есть досье - вымогательство и мошенничество.
Kayıtlara göre, adamın dolandırıcılık, şantaj ve saldırı suçları varmış.
Предварительная проверка показала участие в рэкете и обвинения в нападении.
Dolandırıcılık, cinayete teşebbüs, şantaj... Federaller yıllardır adamın peşindeymiş.
Нападение при отягчающих, попытка убийства, рэкет... федералы гоняются за ним не первый год.
Kredi kartı dolandırıcılık bürosu.
Звонит ваш банк, отдел по борьбе с мошенничеством.
Burası banka, dolandırıcıcık uyarısı aldık.
Это предупреждение о мошенничестве.
Dolandırıcılık?
Мошенничество?
İnternet dolandırıcıllığı ve sanal ortam suçundan anakarada beş yıl cezaevinde kalmış.
Он получил 5 лет за мошенничество и кибер преступления на материке.
Üstler ve çalışanları arasındaki romantik ilişkiler dolandırıcılığa, yolsuzluğa ve kamu fonlarının kötüye kullanımlarına yol açar.
Романтические отношения между начальниками и их сотрудниками приводят к мошенничеству, коррупции и злоупотреблению гос. средствами.
Bak, benim işim hükümeti dolandırıcılıktan yozlaşmadan korumak.
Послушай, моя работа - защищать администрацию от мошенничества и коррупции.
O bir dolandırıcıdır.
Он жулик.
- Sen bir dolandırıcısın.
- Вы мошенник.
Meslektaşların da dolandırıcı değil mi?
А разве ваши коллеги тоже мошенники?
Hayatının en zor dolandırıcılığını kendi kızına yaptın.
Твоя самая длинная афера из всех была над твоей собственной дочерью.
Demek ki, ben dolandırıcılığımı bitirirken Chad işini bitirmek için serbest kaldı.
Что означает, что Чад может провернуть его дельце в то время как я проворачиваю свою аферу.
Bu, babası profesyonel bir dolandırıcı olan bir kız arkadaşıma yaptığım ilk sürpriz parti mi sanıyorsun?
Вы думаете, это моя первая вечеринка-сюрприз для девушки, чей отец профессиональный мошенник?
Bir dolandırıcı özgeçmişine telefon numarasını doğru yazar mı sence?
мошенник напишет свой реальный номер телефона в резюме?
Onun dolandırıcı olduğunu biliyorsun, Paul.
Пол, ты же знаешь он негодяй.
Bu ülkede suçlu olduğun ispatlanana kadar masumsundur. Bu yüzden Bay Shaw'un yalancı ve sahtekâr olduğu, bütün işlerinin dikkatlice yapılmış dolandırıcılık olduğu hakkında ne duyarsanız duyun henüz doğruyu kesin olarak bilmiyoruz.
В этой стране человек невиновен, пока не доказана его вина, поэтому, что бы там не говорили о господине Шоу, какой он лжец, и что его бизнес - тщательно разработанная афера, мы не знаем всей правды.
Bir noktadan sonra artık borsa dolandırıcılığı değildir ihtiyaç karşılamadır.
В определённый момент дело уже было не в афере, а в собственном имидже.
Bu, Bay Shaw'ın tüm dolandırıcılıklarını ayrıntılı olarak eliyle yazdığı not defteri.
Сюда мистер Шоу записывал всю свою черную бухгалтерию.
Arthur Shaw davasındaki yeni kanıtlar dolandırıcılık sanığı için yeni bir dava yolu açtı.
Новые улики в деле о мошенничестве Артура Шоу привели к новому обвинению.
Dolandırıcı olan? - Evet.
Мошeнник?
- Söyledim ya, ben dolandırıcı değilim.
Я жe сказал, я нe мошeнник.
- Çünkü... O bir dolandırıcı.
Потому что он акула.
- İyi dolandırıcılar yok mudur?
Хороших акул не бывает? Нет.
Orada kötü insanlar vardı. Gerçek dolandırıcılar.
Были плохие ребята, которые потом стали мошенниками.
Galkin bugün dolandırıcılıktan tutuklandı.
Ему предъявлено обвинение в мошенничестве.
Dolandırıcı olmanın gurur duyulacak bir yanı yok.
Тебе нечем гордиться, что ты вор.
Bir dolandırıcılık vakası nedeniyle arıyorum.
Я стал жертвой мошенничества.
Dolandırıcılık programı yok.
Непробиваема. - Вирусы отсутствуют.
Dolandırıcı piç!
Грязный ублюдок!
Gelirler İdaresi'nden Forrest J. Ackerman, Elektronik Dolandırıcılık Soruşturma Birimi.
Форрест Джей Акерман, Служба внутренних доходов, следственный отдел по мошенничеству.
Ziggy Kuleska aşağılığın tekiydi, kumarbaz ve dolandırıcıydı.
Зигги Кулиза был подонком, игроком и аферюгой.
Dolandırıcılık olduğunu düşünmüşümdür.
Я всегда думала, что это какое-то мошенничество.
Sen dolandırıcısın diyorum!
Я говорю, что ты обманщик!
Teşekkür ederim Jess. Bu bölgede görülmüş en büyük dolandırıcılık olayı.
Это самое крупное дело о коррупции в нашем регионе.
Bir dolandırıcı olabileceği hiç aklına geldi mi?
А может она самозванец?
O kısaca bir dolandırıcı.
Он просто мошенник.
Bu dolandırıcının canını okumak istiyorum.
Я бы с удовольствием посадил этого мошенника на пушечное ядро.
- Yanına rehber diye bir dolandırıcı alırsan böyle olur.
Вот нам награда за то, что взяли мошенника в проводники.
Ben tatile çıkarken dolandırılmış sıradan bir Amerikan vatandaşıyım o kadar. Bir uçağa tıkıldım ve buraya getirildim.
Я обычный американец, которого дернули из отпуска, сунули в самолет и привезли сюда.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]