English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turkish → Russian / [ I ] / Icın

Icın translate Russian

128,060 parallel translation
Her Kurtarıcının bir düşmana ihtiyacı vardır.
Каждому Спасителю нужен злодей.
Ringde beni etkilemeye başlamazsan garip, takipçi, fazla eleştiren kıçını kovacağım.
Если не начнешь меня впечатлять на ринге, то я вышвырну твой худощавый критичный зад
Dışarı çıkıp, kokain çekip tüm paranı harcayamazsın. Adını içkiden alan kişilerle yatamazsın.
Нельзя просто выйди и нюхать кокаин и обламывать людей которых назвали в честь алкоголя
Ben kıçınızın üstüne yerleşim yerleri kuracağım ve beni patlatmaya çalışacaksınız ama işe yaramayacak çünkü çok akıllı ve dikkatliyim.
Я построю поселения по всей твоей заднице и ты попробуешь меня взорвать но не получится, потому что я умная и хитрая
O kırmızı korkak kıçını daha da kızartmakta özgürüz.
И может отшлепать ваш красный зад чтобы он стал еще краснее
Harika bir iş çıkaracaksın.
У тебя получится.
Ve bu iki çılgın da oradan geliyorlar.
И эти старые клячи как раз оттуда
Son çırpınışları seviyorum.
Не люблю сдаваться
Bu karışıklığın en çılgın yanı ne biliyor musun?
Знаешь, что самое безумное во всей этой неразберихе?
Emma Swan'ın Kurtarıcı... olmamış olma dileğinin... gerçekleşmesini diliyorum.
Я хочу, чтобы желание Эммы Свон никогда не становиться Спасительницей... исполнилось.
Hadi artık, çıkarın şunları.
Давайте.
Çünkü başka bir diyarın Kurtarıcıya ihtiyacı var.
Потому что есть другая страна, которая нуждается сейчас в Спасителе.
Kurtarıcı'yı yenmek sandığın kadar kolay olmayacak.
Победить Спасительницу будет не так легко, как ты думаешь.
Şimdi, lütfen şu kelepçeyi çıkarır mısın?
А теперь, пожалуйста, сними наручники?
Ölmeye hazır mısın, Kurtarıcı?
Готова к смерти, Спасительница?
Hala seçimlerini değiştirme gücüne sahip... Kurtarıcı'nın yaptığı gibi.
У него еще есть власть изменить свой выбор, как сделала Спасительница.
Yarın duruşmada her şey açığa çıkabilir.
Это может всплыть на суде.
Sakın çıkarmayın.
Держите при себе.
Onlar olmadan dışarı çıkamazsınız.
Без них вы отсюда не выйдете.
Bir de bakmışsın dışarı çıkmış bile.
И тогда этот некто окажется снаружи.
Sizin tarafınızda olduğum için temiz bir başlangıç yapacaksınız.
Начните всё с чистого листа вместе со мной.
En azından kelepçeleri çıkaramaz mısınız?
Вы... вы можете, по крайней мере, убрать наручники?
Kıçını yalamak zorundasın değil mi?
Лижешь ей зад, ага?
Çıkarın şu şeyi içimden!
Достаньте это из меня!
Acısını benden çıkar.
Вымещай всё на мне.
Hiç şüphesiz, gene bütün bunların mimarı o çıkacak.
Не сомневайся, это ее рук дело.
Ve ben kendi altın mağazalarımdan sana para vereyim. Bu bir başlangıç.
И я дам тебе денег из моих золотых запасов.
Bu sizin için geldi, Sayın Yargıç.
Это вам, Ваше Величество.
Sen en dindarsın Kurtarıcımızın konularının. Tanrım...
- Вы самое благочестивое дитя нашего Спасителя и Господа.
Oğlumuza gidin ve kutsal alana sahip çıkın.
Возьми сына и попроси убежища.
Avrupanın yarısının arka çıktığı bir düşman.
- Его поддерживает половина Европы.
Dışarı çıkın.
Выходите.
- Sesini çıkarmamalısın.
Не противься. - Не противиться чему?
Yangın çıktı.
Там пожар.
Giysi odasında yangın çıktı.
Он начался в гардеробной.
Savaştan, yangından sağ salim çıktım. İngiltere Tahtını da ele geçireceğim!
Я выжил в битве, я прошел через пламя, и я взойду на английский трон!
Yarın çıkıyorum.
- ( сид ) ћен € завтра выписывают.
Sonraki yıl o kızın hayali olduğunu düşünüyor. Arada ortaya çıkan hayali arkadaşıymış gibi. Sonra anlıyor ama.
" целый год он считал, что придумал еЄ, что она воображаемый друг, который приходит и уходит, но... потом пон € л...
- David isimli biriyle çıktınız mı?
¬ ы не встречались с парнем по имени ƒЁвид? - ( птономи ) — ид.
Seanslarıın iki katına çıkarmıştı.
- ( пул ) ќн приходил чаще.
Yemek bulaşıklarını çıkarıyor bir yandan da radyoda duyduğu "99 Luftballons" şarkısını söylüyordu.
- ( птономи ) ќна выгрузила тарелки, подпева € радио. Ђƒев € носто дев € ть воздушных шариковї.
Ve nasıl... ki bunu sana söylemedim ama birinin içeriden sesler çıkardığını aynı biri çıkmaya çalışıyor gibi.
" Ч € тебе не говорила, но € слышала стук, словно кто-то хочет выйти.
Sporlar onların merkez sinir sistemlerini ele geçiriyor ve onları yüksek bir yere çıkmaya zorluyor, sonra mantar büyümeye başlıyor aynı bir dal gibi onların kafalarını delip geçiyor.
— поры захватывают центральную нервную систему и заставл € ют муравь € забратьс € повыше, а потом споры начинают расти, пробивают голову носител €, как ветки.
Ve onu öldürmeden beni çıkarmanın tek yolu ayrılmaya karar vermem.
И единственным способ меня вытащить, не убивая его, если я решу уйти сама.
Onu öldürmeden beni çıkarmanın tek yolu ayrılmaya karar vermem.
Меня можно вытащить без вреда для него только, если я сама решу уйти.
Çok kırıcısın.
Это оскорбительно.
Turist sezonu açılınca tüm dünyadan ziyaretçiler, Kaypak Feribot'la gelip güneşin temiz havanın füme uskumrunun tadını çıkarırlar.
Во время туристического сезона на озере Лакримоза, Хлипкий Паром доставляет посетителей со всего света, чтобы те насладились солнцем, свежим воздухом и копченой макрелью.
Çünkü ben, Meymenetli Kokular Bıçkıhanesi'ndeki kazaların ardındaki sarsıcı gerçeği biliyorum ve emin olun görmeseniz daha iyi.
Потому что я знаю ужасную правду о тех событиях на лесопилке Счастливые запахи, и я уверяю вас... лучше бы вы это не смотрели.
Aileniz hakkındaki bir sır açığa çıksın bari.
Настал час узнать тот, что связан с вашими родителями.
Demek bu yüzden asla istifa etmiyorlar, kupon ve sakıza çalışmaktan memnunlar ve yangını bizimkilerin çıkardığını sanıyorlar.
Вот почему никто не увольняется. И почему они счастливы получать купоны и жвачку. Скорее всего это и причина, почему все думают, что родители виновны в пожаре.
Hipnozu bozan sözcüğü bulamazsak başka bir kaza çıkarabilirsin. Olaf'ın eline düşeriz.
Если мы не отыщем слово, которое снимет гипноз, ты можешь устроить ещё что-нибудь, и мы окажемся в когтях Графа Олафа.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]