English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ A ] / Are you done

Are you done traducir turco

3,140 traducción paralela
Are you done?
Bitirdin mi?
Are you done yet?
Daha bitmedi mi?
Are you done?
Bitti mi?
Are you done with the design?
Deseninizi tamamladınız mı?
How do you know everything? Are you done speaking?
Olup bitenleri nereden biliyorsun?
- Are you done?
- Bitti mi?
"Are you done? Are you done?"
"Bitti mi?"
He get cocky. " Are you done?
Adam kendinden emin : "Bitti mi?"
" Are you done? Okay. Okay.
"Bitti mi?" Tamam.
" Are you done?
" Bitti mi?
" Are you done?
Bitirdin mi?
Are you done with your call?
Görüştün mü, görüştün mü?
So... are you done trying to kill me?
Beni öldürmeye çalışmayı bıraktın mı?
Are you done?
İşin bitti mi?
Hi, yeah, are you done shouting at my guests in barely-passable French?
İğrenç Fransızcanla bağırman bitti mi?
Are you done with him?
Onunla işin bitti mi?
Are you two done?
Bitirdiniz mi?
The point is, once he brings me Drew, he and I are done. And you're free to kill him.
Bana Drew'yu getirdiğinde, Boyd'la işim bitecek, o zaman öldürmekte serbestsiniz.
You give me a sound medical argument in ten seconds or less to do the colon first, or we are done here.
Sen bana bir ses ver tıbbi argüman on saniye veya daha kısa sürede İlkkolon yapmak için, ya da biz burada yapılır.
I bet there are only a handful of surgeons in this entire country who could have done what you just did.
Ben sadece orada bahis cerrahlar bir avuç Tüm bu ülkede kim olabilir Ne yaptığını yapmış.
'Cause none of you are leaving until the job's done.
Çünkü kimse iş bitene kadar bir yere ayrılmıyor.
To know a clear purpose of who you are and what must be done...
Kim olduğunu ve ne yapılması gerektiğini bilmek.
Are you guys going back to caesars after this, or are we gonna get some work done? Yeah.
Evet.
Okay, well, people are at Hang Chew's if you want to stop by. ♪ The things I should have said and done ♪
Eğer uğramak istersen... ♪ The things I should have said and done ♪
Look, I like what you've done with her image, and seems like she's really cleaned up her act, but my partners are gonna have to see
Bak, Onun imajına yaptıklarını beğendim, ve her şeyi yerli yerine koymuş gibi gözüküyor, ama imzalamadan önce partnerlerim,
And regardless of any constitutional gymnastics you people think you can pull when we're done here my attorneys are gonna shove this whole thing right down your throat.
Anayasal sürece aldırmazsanız eğer burada işimiz sonlandığında avukatlarım yaptıklarınızın acısını söke söke çıkartacaktır.
And I told you, if you hurt Cole, then we are done.
Ve sana demiştim, eğer Cole'u incitirsen, o zaman bu iş biter.
And I told you, if you hurt Cole, then we are done.
Sana söylemiştim, eğer Cole'u incitirsen, bu iş biter.
You and me are done.
Seninle işim bitiyor.
- Are you getting a lot done?
- Yazıyor musun bakalım?
You are here to psychically repair the damage you have done to my son's mind.
Buraya oğlumun aklına vermiş olduğun zararı pisijik yoldan onarmaya getirildin.
Why don't you explain to Johnny how things are done around here?
Evet, Johnny'e burada işlerin nasıl yürüdüğünü anlatsana.
Are yöu done?
Bitirdin mi?
I'm sorry, when are you doing this never-before-done surgery?
- Sen? Afedersin, bir-daha-yapmam dediğin ameliyatı ne zaman yapacaksın?
You are done!
Senin işin bitti!
Peter, if you cried, we are done.
Peter, ağladıysan buraya kadar.
You know, my first pages are due next week, and I've gotten a lot done, so I feel like if I continue at this rate, then... I'm gonna get there quickly with the book.
Haftaya ilk sayfalarımı teslim edeceğim ama ben oldukça ilerledim sayılır o yüzden bu hızla devam edersem yakın zamanda biter diye düşünüyorum.
You are monstrous in the eyes of God for what you've done with him.
Onunla yaptıklarından dolayı sen Tanrının gözünde bir rezilsin.
There are just a few things to iron out, so I'll find you when we're done.
Anlaşmamız gereken birkaç şey kaldı işimiz bitince ben seni bulurum.
All I've heard since you arrived in bluebell is how amazing you are, how much you've done for this town, blah, blah, blah.
BlueBell'e geldiğinden beri tek duyduğum ne kadar etkileyici olduğun, bu kasaba için neler yaptığın, vs, vs, vs.
All these things you've done, with no mind for the consequences to other people, are you gonna have peace of mind when this is all over?
Şu ana kadar yaptıkların hem de başkalarına doğuracağı neticeleri hiç düşünmeden her şey bittiğinde vicdanın rahat olacak mı?
You are done bobbin'apples for today, baby girl.
Bugünlük elma şekeri toplama mesain bitti, bebeğim.
Well, since you're not able to tell me anything, and I'm not able to tell you anything, I guess we're done here. I guess we are.
Ben size hiçbir şey söyleyemeyeceğime siz de bana hiçbir şey söyleyemeyeceğinize göre konuşacağımız bir şey kalmadı.
We are done I may not be able to control my erections around you, but that does not mean I want you.
Senin yanındayken ereksiyonlarımı kontrol altına alamamam seni istediğim anlamına gelmez.
You are going to pay for what you've done.
Yaptığının bedelini ödeyeceksin.
You are gonna pay for what you've done.
Yaptığının bedelini ödeyeceksin.
So, Mr. Perrotti, are you going to continue to play musical co-conspirators, or are we done here?
Bay Perrotti, hâlâ müzikal işbirlikçi oyununu sergilemeye devam edecek misiniz,... yoksa artık işimiz bitti mi?
You are done, over!
İşin bitti!
Hey, are you two done with your picnic?
Hey ikinizin piknik işi bitti mi?
You and I are done.
- Bizim işimiz buraya kadar.
So you and Cassidy are done?
Yani sen ve Cassidy bitti mi?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]