English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ C ] / Cover for me

Cover for me traducir turco

745 traducción paralela
I need you to cover for me at the trustees meeting.
Mütevelli heyeti toplantısında beni idare etmen gerekiyor.
If my employer comes, cover for me.
Patronum gelirse, beni sakla.
On the cover for me
Kapakta benim için
You'll have to cover for me.
Beni kolla.
Cover for me.
İdare et beni.
Brubaker, you'll fly cover for me.
Brubaker, beni koruyacaksın.
One that'll cover for me.
Açıklarımı kapatacak biri.
In my own shack you could always cover for me.
Kulübemde her zaman benim yerime idare edebilirsin.
Cover for me a moment.
Hemen gelirim.
I WAS PLEADING WITH HER TO COVER FOR ME BUT YOUR MOTH ER, REST HER SOU L
Odanıza kaçtığında peşinden gitmek zorundaydım.
You'd cover for me?
Beni sen mi koruyacaksın?
Please cover for me, I'll be right back
Lütfen yerime bak gitmeliyim
Mai, please cover for me The foremen know about the project
Mai, lütfen yerime bak ustabaşı herşeyi biliyor
Cover for me. Hey, you, come back here!
Hey, sen, gel buraya!
He'll cover for me for a couple of days. This is not a good time for family problems.
Aile sorunları için iyi bir zaman değil.
Cover for me this afternoon, I have some business to do.
Bu akşam üstü beni idare et, yapılacak bazı işlerim var.
They didn't have anybody to cover for me.
Benim yerime çalıştıracak kimse yok.
Anyway I told him I was spending the night at my friend Paul so he'll cover for me.
Her neyse, ona geceyi arkadaşım Paul'de geçireceğimi söyledim. Paul beni idare edecek.
And if you could cover for me at roll call, I could be gone for days.
Eğer liste kontrolüne kadar idare edebilirseniz beni, günlerce ortadan kaybolabilirim.
Could you cover for me for a couple of moments?
Yerime biraz bakabilir misin?
hannibal : Cover for me, Mel.
Yerime bakar mısın Mel?
Could you cover for me?
ceketinle beni kapatırmısın?
You'll cover for me, won't you?
Beni ele vermeyeceksin, değil mi?
I'm going to Venezuela, so you'll have to cover for me.
— Başkanlık adaylığını ilan edecek. Ben Venezuela'ya gidiyorum, o yüzden yerime bakmalısın.
Baby, would you cover for me tonight?
Bebek bu akşam beni idare edebilirmisin?
Quit trying to cover up for me, George.
Beni korumayı bırak, George.
I don't want you to try to cover up for me.
Yaptığımı örtbas etmeni istemiyorum.
French, cover the house and wait for further orders from me.
French, evi gözaltında tutun ve benden emir bekleyin.
I'll cover you for that bullet you've been holding on me.
Bana karşı kullandığın kurşun için seni rahatsız etmeğe geldim.
You expect me to read a book from cover to cover that's not due to be published for 70 years?
70 yıl daha basılması beklenmeyen bir kitabı baştan sona okumamı mı bekliyorsunuz?
Cover the congress for me.
Benim için kongreyi takip et.
Cover up for me?
- Beni korumak için mi? Ne?
You think he'll cover for you or me in front of a Grand Jury?
Jüri heyeti önünde seni veya beni koruyacağını mı sanıyorsun Charlie?
Let me ask for two hundred fine soldiers as backup, you two can lead, and they will cover you. I'm sure you can catch them all.
Lütfen size 200 iyi yetişmiş asker takviyesi yapmama izin verin siz ikiniz onlara önderlik eder... ve hepsini kesinlikle hezimete uğratırsınız
Cover me, I'm gonna make a try for it.
Beni koru, bir deneyeceğim.
Just cover this hanging for me.
Şu idamı yaz yeter.
No use trying to use her for cover. She isn't afraid to die to kill you, believe me.
kendini onu rehin alarak koruyamazsın seni öldürmek uğruna ölmeye razı, inan bana
But me... I will not cover for you.
Ama ben.... bunun sümen altı olmasına izin vermeyeceğim.
Me and Miss Rose were ducking for cover.
Ben ve bayan Rose gizlendik.
If we run for cover, it'll cost me my bonus.
Sığınmak için gidersek, ikramiyemden olurum.
- Just cover me for ten minutes.
- Beni sadece on dakika idare et.
They had to cover up for the crash, so they made me the scapegoat.
Kazayı örtbas etmeleri gerekiyordu, beni günah keçisi seçtiler.
And she said to me : "Just remember that once you choose it it's gonna cover the walls of your room for a long, long time."
Annem de bana, "Unutma, bir kere seçimini yapinca o kagit artik senelerce odanin duvarlarinda kalacak." demisti.
Well, cover me with eggs and flour and bake me for 14 minutes.
# Ölümcül parlayan kılıçtan sakının
The genre problem in cinema doesn't exist for me, because for me, cinema is an art that can cover everything :
Tür problemi sinemada sadece benim için yok, çünkü bana göre, sinema herşeyin üstünü örtebilecek bir sanat :
If she had read my diary, then hers was not a real sleep. A play to please me. A cover for her complicity.
sen benim günlüğümü okudun, ondan sonra uyku numarasımı yapıyorsun lütfen oyna benimle.
While I work out the particulars of the Peacemaker deal cover Simbo's for me?
Ben Barışçıl anlaşmasının detaylarına bakarken Simbo işini hallet.
And I'll cover up for you. - Now, give me the knife.
Ve ben seni yine koruyacağım.
- You want me to cover for you again?
- Yine seni korumamı mı istiyorsun?
Cover for me.
Cliffy, beni idare et.
I would've sat down on that first night by the fire and waited for the snow to cover me over.
O ilk gece ateşin başına oturur karların içine gömülmeyi beklerdim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]