English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ D ] / Death situation

Death situation traducir turco

106 traducción paralela
It's a life-and-death situation, so move over, buddy.
Bu bir ölüm kalım meselesi. Yana kay, ahbap.
It's a life or death situation!
Ölüm kalım meselesi!
Someone's in a life-and-death situation, and we're thinking :
Birisinin ölüm kalım meselesi ama biz arabanın içinde :
- But this should only be used in a life-or-death situation. - Hmm.
Ama bunu sadece ölüm-kalım meselesi olunca kullanın.
You never know when things might explode into a life-or-death situation.
Durum her an hayat memat meselesine dönüşebilir.
What if this was a life-or-death situation?
Eğer bu ölüm kalım meselesi olsaydı, ne olacaktı?
But it's not a life-or-death situation.
Ama bu bir ölüm kalım meselesi değil ki.
- Then, I can only assume... since you are a bright man with a promising future in the Church... that for the past 4 months you've not been trying to dodge them... but rather you've been engaged in one life or death situation... after another and have had no choice but to cancel.
... onlardan kaçmadığınızı, ama dört aydır sürekli hayati önem taşıyan konularla uğraştığınızı varsayabiliriz.
Look, sir, I'm trying to say... this is for all of us a life or death situation.
Bakın, efendim, söylemeye çalıştığım... bu hepimiz için ölüm kalım meselesi.
Gee, I'm really sorry my life-and-death situation isn't exciting enough for you.
ÖIüm-kalım meselem senin için yeterince heyecan verici olmadığı için çok üzgünüm.
This is a life-and-death situation!
Bu bir ölüm kalım meselesi!
He knows you're busy and he'll remember this but this is truly a life-or-death situation.
Meşgul olduğunu biliyor ve akılda tutuyor. Ama bu gerçekten bir ölüm kalım meselesi.
You take people into a life-or-death situation, and you don't have a real gun?
İnsanların hayatını tehlikeye atıyorsun ve bir silahın bile yok, öyle mi?
Most of whom have yet to be in the field, let alone a life-or-death situation.
Ki bir çoğu daha hayatlarında bir kere bile ölüm tehlikesiyle karşılaşmadılar.
If it wasn't a life-and-death situation, I wouldn't break this date for anything.
Eğer ölüm kalım meselesi olmasaydı asla bunu iptal etmezdim.
In a life or death situation, it was a small mistake.
Küçücük bir hata...
It's matter of life or death situation
Bu bir ölüm kalım meselesi.
It's one thing if this is a life or death situation and this is all we can do to save them, but these guys are fine.
Bu bir ölüm kalım meselesi olsa ve onları kurtarmak için tek yol bu olsa tamam ama bu adamlar iyi.
This is like a life and death situation here!
Burada ölüm kalım meselesi var!
That's the life or death situation?
Ölüm-kalım meselesi bu mu?
Look, you were in a life-and-death situation and you reacted.
Bak, kendini koruyordun bu yüzden oldu.
I mean, it was a life-or-death situation.
Evet, ölüm-kalım durumu yaşamıştık.
Wesselrin disappeared after the death of his aunt who'd cut him out ( so he thought ) of an inheritance he badly needed to restore his precarious financial situation, but his inheritance is now doubled after his cousin Christian Wesselrin's fatal car crash.
Halasının mirası kendine bırakmadığını öğrenen Wesselrin beş parasız kalıp kayıplara karışmıştı. Kuzeni Christian Wesselrin bir trafik kazasında ölünce tekrar mirasa konmuş oldu.
This is a matter of life or death, a desperate situation.
Bu ölüm kalım meselesi, umutsuz bir durum.
Captain, since we have seen that death is the one reality in this situation, I seriously suggest you reseat yourself immediately.
Bu tür bir durumda ölümün tek seçenek olduğunu gördüğümüz için, ciddi olarak yerine oturmanı öneriyorum.
Then you never faced that situation... faced death.
- O zaman ölümcül bir durumla hiç karşılaşmadınız.
But surey Mr. Bleibner's death changes the situation.
Bay Bleibner'ın ölümü, durumu değiştiriyordur.
But how does what I'm telling you change his situation on Death Row?
Yardımcı olarak onu idam edilmekten kurtarabilirsin.
I'm going to place him in an easily escapable situation... involving an overly elaborate and exotic death. Why don't you just shoot him now?
Onları özenle hazırlanmış, egzotik ölümü tadacakları... kolay kaçılabilitesi olan bir duruma sokacağım.
This situation developing unexpectedly... during a formal inquiry into your reported death, agent mulder.
Rapor edilen ölümünüz için yapılan resmi soruşturma sürecinde bu durum beklenmedik bir şekilde gelişiyor Ajan Mulder.
The reality is, you take away the horror of the situation, take away the tragedy of the death, take away the moral and ethical implications of all the crap that you've had conditioned and beaten into your head since grade one,
Gerçek şu ki ; durumun dehşetini,... ölümün acısını, birinci sınıftan beri kafana vura vura sokulan tüm o zırvalardan, ahlaki ve etik yargıları bir kenara bırakırsan elimizde ne kalır?
We must resist to the death. What would you do in such a situation?
Bu çarşaf çalışma yaşı çoktan geçmiş bir kadına ait,... bunu onun için yapıyorum.
Sir Hugo was thinking of the situation of Lady Mallinger and his daughters after his death, and he thought you might wish to realize your capital on Diplow now.
Sör Hugo ölümünden sonra Leydi Manninger ve kızlarının düşeceği durumu düşünüyordu. Ve Diplow için nakit para kabul edebileceğinizi düşündü.
I've learned that you can't treat every situation as a life-and-death matter... because you'll die a lot of times.
Öğrendim ki, her şeyi ölüm-kalım meselesi olarak göremezsin çünkü birçok kez öleceksin.
This situation only happens to corpses burned to death at very high temperatures.
Bu da yalnızca yanarak ölen cesetlerde görülür.
I've always found it distracting to think of death... especially when entering a dangerous situation.
Ölümü düşünmek bence çok dikkat dağıtan birşey... özelliklede zor bir duruma girerken.
However, I know, that at the moment of death, when one is being tried to the maximum of one's ability to be faithful, to stick to a situation, to be loyal, if one can say that, to Timothy,
Bununla beraber, bildiğim bir şey var ki, o ölüm anında, o herşeyin sınandığı anda, sadık olmanın, bağlı olmanın sınandığı anda,
Unless you're fully prepared to be in a situation oflife or death, you shouldn't be up here.
Bir ölüm kalım durumuna tam olarak hazır değilseniz buraya gelmemeniz gerekir.
Veronica's flirtation with death puts charlotte in a situation where she has to show her potential as guardian angel and dogsitter.
Veronica'nın ölümle flörtü Charlotte'u bu duruma itiyordu. Koruyucu melek potansiyelini ona gösterebilmeliydi.
Joe's death elevates this situation to a Biosafety Level 3.
Joe'nin ölümü alarm seviyesini 3'e çıkardı.
If somebody is in a situation that they're sick, and they have an alternative to try to explore what is in their mind creating it, versus using medicine, if it's an acute situation that could really bring death to them
Hasta olan kişide, önce hemen ilaç kullanmak yerine, zihninde bunu yaratan düşünceyi araştırma seçeneği vardır.
But I hope that his death properly illustrates the magnitude of the situation that we're in right now.
Ama umarım ki babanın ölümü şu anda bulunduğumuz durumun ciddiyetini tam olarak ortaya koyabiliyordur.
I have an operative in a situation where one wrong decision could cause the death of thousands of people.
Bir tek yanlışın binlerce insanın ölümüne neden olabileceği bir pozisyonda olan bir elemanım var.
Professor Schaefer, the situation is life and death.
Bu bir ölüm kalım meselesi, Profesör Schaefer.
This is a life or death situation here
O ve Muraoka Eisuke orda uzun süre çalışmaya kapandı
I could be on death row and not have that situation.
Hapiste ölüme terk etseler bile bu halde olmazdım.
Your death will not help Sarah in her current situation.
Senin ölümünün Sarah'a şu anki durumda hiçbir yararı yok.
We believe this situation is related to the death of Christine Tanner.
Şerifi. Durumun Christine Tanner'in ölümüyle ilişkili olabileceğine inanıyoruz.
Okay, look, I mean, I know what you mean, but honestly dude, this is a battle situation where clear and precise communication can mean life or death.
- Tamam bak, ne dediğini anlıyorum ama doğrusu, açık ve net anlaşmanın ölüm kalım meselesi olduğu bir savaş durumundayız.
The news of the death led to the Vinca stock exchanges in real panic 1-B difficult situation was Ann Ferguson, otoraya is a right-handed magnate
Nerio Winch'in ölümünün duyulması piyasaları belirsizliğe sürükledi. Bu durum tabii yıllardır Nerio Winch'in sağ kolu olarak çalışan Ann Ferguson'un işini daha da zorlaştırıyor.
I've never been in a situation like this before, life or death.
Daha önce hiç böyle bir durumda bulunmadım yaşamak ya da ölmek mevzuunda.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]