English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ L ] / Level with me

Level with me traducir turco

246 traducción paralela
Come on, level with me.
Haydi, anlat bana.
You've got yourself in a jam it's not going to be easy to get out of... unless you're on the level with me.
Bana gerçeği söylemediğin sürece içinden çıkmanın kolay olmayacağı çok sıkışık bir durumun içindesin.
I wanted to talk with you, because I know you'll level with me.
Seninle konuşmak istedim, çünkü dürüst olacağını biliyorum.
And now, when I'm coming to the top of the mountain I need you, because you level with me.
Hayır. Ve şimdi, dağın zirvesine yaklaşırken sana ihtiyacım var, çünkü bana karşı dürüstsün.
Now, why don't you level with me? I know you're fighting.
Şimdi, benimle neden aynı seviyede değilsin?
I want you to level with me.
Paraya mı ihtiyacın var?
- Level with me, Joe.
- Benimle açık konuş, Joe.
I WANT YOU TO LEVEL WITH ME, OLD MAN, I MEAN IT.
Bana iş yapmanı istiyorum, ihtiyar. Ciddiyim. Caddeye yapıştırmayayım seni.
And I learned something from it,'cause you didn't quite level with me.
Ve bundan bir şey öğrendim, çünkü benimle pek samimi olmadın.
Level with me.
Bana doğruyu söyle.
Look, you can level with me.
Roberto. Bak, bana karşı dürüst olabilirsin.
You better believe it and level with me!
Sözümü dinle ve bildiklerini anlat!
Come on, Nulty, level with me.
Hadi ama, Nulty, aydınlat beni.
Can I level with you? - Level with me.
- Sana karşı açık olabilir miyim?
- Level with me.
- Açık konuşalım.
Just level with me.
Beni hafife alıyorsun.
Now, level with me, luv.
Şimdi, anlamaya çalış, hayatım.
Hey, MacGyver, level with me.
Hey, MacGyver, bana fikir ver.
Now, level with me.
Şimdi benimle açık konuş.
Go ahead, keep up with me. Stay level with me...
Hızlı ol, bana ayak uydur.
Wanna level with me?
Benimle konuşmak istermisin?
Wanna level with me?
Dürüst olacak mısın?
level with me.
Dürüst ol.
So why don't you just level with me and tell me what the fuck is going on?
Yani niye bana açıkça, burada neler olduğunu söylemiyorsunuz?
So my client didn't level with me.
Yani müvekkilim bana tam açılmadı.
Level with me, Maggie.
Aydınlat beni Maggie.
Hey, you can level with me.
Bana açılabilirsin.
- Level with me, Johnny.
- Bana karşı dürüst ol, Johnny.
You've gotta level with me.
Bana gerçeği söylemelisin.
Josie, I want you to level with me about what happened in Seattle.
Josie, Seattle'de olanlar konusunda bana dürüst davranmanı istiyorum.
Please, spare me the born-again sales pitch and level with me.
Rica ediyorum şu satıcı ağzını bırak ve bana karşı dürüst ol!
Why don't you level with me?
Neden beni aydınlatmıyorsun?
- Not until you level with me.
- Gerçeği söyleyene kadar olmaz.
You level with me.
Benimle aynı düzeydesin.
Level with me.
Bana doğru yaklaş.
Level with me.
Kaale al beni.
Let me level with you, baby.
Sana açık konuşayım, kızım.
Sergeant, excuse me that my ignorance is not on your level, but "seduction" has nothing to do with it.
Cehaletimin sizin seviyenizde olmamasını bağışlayın çavuş ama bunun isyanla hiç mi hiç alakası yok.
Level with me.
Doğruyu söyle.
You level me off, and I'll share all my dreams with you.
Beni düzelt, ben de sana tüm rüyalarımı anlatayım.
Ike wanted me to talk to you since we can level with each other.
Ike seninle konuşmamı istedi. Birbirimizi anladığımızı biliyor.
No problem with me on that level, believe me
İnanın bu düzeyde başınıza bir iş açacak değilim.
Want me to level with you, pal?
Seninle açık konuşabilir miyim arkadaş?
Maybe on some subconscious level, you don't want to be living with me.
Belki bilinçaltında bir yerde benimle yaşamak istemiyorsundur.
Level with me.
Gel benle boyunu ölç.
I had a long talk with Mr. Engels, he told me about your present level of knowledge.
Bay Engels ile uzun uzun konuştuk, bana bilgi seviyenizden bahsetti.
- Look, let me level with you. - Mm-hmm.
Bakın, size karşı açık olayım.
Someone with your power level is no match for me now.
Şimdi senin güç seviyende birisi benimle karşılaştırılamaz.
The real reason you are here is to stop me from selling land to a colored man who'd then be a landowner on a level with yourself.
Burada olmanın gerçek nedeni Jack Sommersby'nin bir siyaha arazi satarak, onu sizinle eşit olan bir toprak sahibi yapmasını önlemek.
Did you think you could defeat me with that level of power?
Bu güç seviyesiyle beni yenmeyi mi düşünüyorsunuz?
- Let me level with you.
- Seninle açık konuşayım Bay Sanatçı.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]