English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ M ] / Maybe not tomorrow

Maybe not tomorrow traducir turco

98 traducción paralela
Maybe not tomorrow - but soon.
Yarın değil belki ama yakında.
Maybe not today, maybe not tomorrow, but soon for the rest of your life.
Bugün ya da yarın değil ama yakında ve ömrünün sonuna dek.
Maybe not tomorrow, maybe not this week, but I'll find him.
Belki yarın yada bu hafta değil, ama onu mutlaka bulacağım.
Maybe not today, maybe not tomorrow, but...
Belki bugün ya da yarın değil, ama...
It's all gonna be here. Maybe not today, maybe not tomorrow, but it's coming.
Hepsi olacak, belki bugün değil, belki yarın da değil ama birgün olacak.
Without Henry's income, things... maybe not tomorrow, but things are going to have to change.
Henry'nin kazancı olmadan, şartlarımız... belki yarın değil ama şartlarımız değişmek zorunda.
Ah, I see. I'm sure they'll benefit from a patriarch's advice - maybe not now, maybe not tomorrow, but someday soon.
Eminim ki onlar, bir gün sizin verdiğiniz öğütlerin değerini anlayacaklar.
Maybe not today, maybe not tomorrow, but soon and for the rest of our lives.
Belki bugün değil, belki yarın değil ama yakında Ve hayatımız boyunca
Maybe not tomorrow. But someday.
Yarında olmayabilir ama bir gün mutlaka olacak.
Now, maybe not tomorrow, but I will love again.
Belki hemen yarın değil ama yine seveceğim.
Maybe not today, maybe not tomorrow, but in a couple of weeks or... at least by Christmas.
Belki bugün, belki yarın değil, ama bi'kaç hafta sonra yada en azından Yılbaşında.
Maybe not today, maybe not tomorrow... but someday Captain Pete's gonna march in here and say...
Belki bugün değil, belki yarın da değil... Ama bir gün Captain Pete burada marşını söyleyip bize..
Maybe not today... Maybe not tomorrow either, but one day, suddenly... I may begin to cry and cry so much that nothing and nobody can stop me.
belki bugün değil, belki yarın da değil, ama bir gün, birden bire... ağlamaya başlarım ve kimse beni susturamaz.
Maybe not today, maybe not tomorrow, but soon and for the rest of your life.
Bu gün veya yarın olmasa bile, er ya da geç, ama ömür boyu pişman olursun.
* Maybe not today, maybe not tomorrow * * But soon, and for the rest of your life. *
* Belki bugün değil, belki yarın da değil * * Ama yakında, ve hayatının geri kalan kısmında *
If you get on that bus, you're gonna regret it. Maybe not today, maybe not tomorrow, but definitely the day after tomorrow.
O otobüse binersen, pişman olursun belki bugün değil, belki yarın değil ;
Maybe not today, maybe not tomorrow, but soon.
Belki bugün değil, yarın da değil ama yakında.
You live here now, but maybe not tomorrow.
Burada yaşıyorsunuz, ama ne kadar süre daha?
Maybe not today, maybe not tomorrow But soon, and for the rest of your life.
Belki bugün veya yarın olmayabilir. Ama yakında ömrünün sonuna kadar pişman olacaksın.
Maybe not today, maybe not tomorrow
Bugün olmasa bile yarın.
Maybe not tomorrow.
Belki yarın görüşemeyiz.
Maybe not today, maybe not tomorrow, but soon, and definitely after they kill you and make you into sloppy joes.
Belki bugün değil, belki yarın da değil, ama yakında, özellikle öldürüldükten ve kavurma yapıldıktan sonra.
Maybe not today, not tomorrow, but soon.
Belki bugün değil, yarın değil ama yakında.
Maybe not tomorrow, but soon.
Belki yarın olmaz ama yakında.
Maybe I'm not making any sense now, but I'll make sense tomorrow when I explain.
Belki bugün iyi davranmıyorum ama yarın sana her şeyi açıkladığımda hatamı düzelteceğim.
Anyway, I was thinking maybe you would be awake, thinking about tomorrow... and you might want to play a little gin rummy. I do not want to play gin rummy.
Neyse, Düşünüyordum da belki yarını düşünerek uyuyamamışsındır ve belki bir kaç el iskambil oynarız İskambil oynamak istemiyorum.
If not today, maybe tomorrow.
Bugün olmazsa, belki yarın.
Well, anyway, you didn't waste time, not with knowing maybe tomorrow you'd be sent to the fronts or the damned Allies would drop a bomb on you.
Yarın cepheye gidebileceğinizi ya da kahrolası bir Müttefik bombası yiyebileceğinizi bildiğinizden oyalanmazsınız.
Maybe not today or tomorrow but soon and for the rest of your life.
Bugün ya da yarın değil belki ama ömrünün sonuna dek.
He might go for a hit tomorrow or maybe not for a month.
Suikastı yarın yapabilir, ya da belki bir aydan önce yapmaz.
Maybe not even until tomorrow morning.
Hatta belki de yarın sabaha kadar.
I was just wondering, if maybe you're not busy tomorrow night...
Merak ediyordum da, yarın akşam meşgul değilsen...
You know? Maybe not today or tomorrow but soon you're gonna do a lot of damage to your transmission so, what I was thinking is that I could show you.
Bugün yarın olmayabilir ama bir gün vitese zarar vereceksin.
Okay, maybe tomorrow I can not say no to you
Tamam. Bugünlük izin verdim. Sana hayır diyemem.
I'm not gonna be here after tomorrow maybe none of us are
Yarından itibaren burada olmayacağım için? Belki hiçbirimiz.
not today, not tomorrow maybe at your wedding if you remember to invite me.
Ne bu gün ne de yarın, belki düğünlerinizde. eğer beni davet etmeyi hatırlarsanız.
Maybe not tonight or tomorrow, but she will get out of that cage.
Belki bu gece ya da yarın olmaz ama bir gün o kafesten çıkacak.
Maybe it'll rain tomorrow Not a single star out
Yarın yağmur yağabilir. Bir tek yıldız bile yok.
But yes, if the case does not start the day after tomorrow.. .. then the next date could be after six months or maybe eνen a year.
Ama, eğer bir uzlaşma olmazsa..... verilecek bir sonraki tarih, bundan altı ay, belki de bir yıl sonrasına olur.
Well, maybe not tomorrow.
Belki yarın olmaz.
Okay, so if you're not dating anyone, maybe you would want to go to the kickoff carnival with me tomorrow?
Tamam, eğer kimseyle çıkmıyorsan, belki yarın benle kickoff karnavalına gelmek isteyebilirsin.
Just- - can you just please clean your room and maybe not wear that mess on your eyes tomorrow?
Sadece.. odanı temizler misin? Ve yarın gözlerine şu iğrenç şeyi de sürme.
Not today, not tomorrow, maybe, but soon.
Bugün değil, belki, yarın değil ama yakında.
Yeah. You may not have anything to hold onto now, but maybe tomorrow there'll be a new memory.
Şu anda sahip olduğun bir şey olmayabilir ama belki yarın, yeni bir anın olur.
I hate to ask you to do this, but do you think that maybe you could call everybody and tell them that there's not gonna be a wedding tomorrow?
Senden bunu yapmanı istemekten nefret ediyorum ama acaba herkesi arayıp yarın düğün olmayacağını söyleyebilir misin?
- Not yet. Maybe tomorrow.
- Henüz değil, belki yarın.
maybe not today or tomorrow Or the next day. Or the day after that.
Tamam, belki bugün, yarın, ertesi gün hatta daha ertesi gün olmaz.
Maybe not today, maybe tomorrow.
Belki bugün olmaz, belki yarın.
You know, maybe... maybe tomorrow night's not such a good idea.
Belki de iyi bir fikir değildir.
Shit. Might not come until this afternoon, maybe tomorrow.
Öğleye kadar gelmeyebilir, belki yarına kalır.
Not today, maybe tomorrow.
Bugün değil, belki yarın.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]