English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ N ] / Nothing serious

Nothing serious traducir turco

1,093 traducción paralela
Nothing serious. Just a touch of damp, that's all.
Ciddi bir şey değil, biraz yel almış, hepsi bu.
It was nothing serious.
Önemli birşey değil.
Nothing serious.
Önemli bir şey yok.
- It's nothing serious, really.
Ciddi bir şey değil, gerçekten. Anlıyorum.
- A burn, nothing serious.
- Bir yanık, ciddi bir şey değil.
- Oh, nothing serious.
- Ciddi bir şey değil.
- Nothing serious.
- Önemli değil.
- Nothing serious?
- Ciddi bir şey mi?
It's nothing serious.
Ciddi bişey değil.
It's probably nothing serious.
- Ciddi bir şey yoktur.
It's probably nothing serious.
Büyük olasılıkla ciddi bir şey değildir.
- Nothing serious, I hope.
- Umarım ciddi değildir.
- Nothing serious.
- Ciddi bir şey değil.
I assure you, Mrs. Garrison, it's nothing serious.
Sizi temin ederim Bayan Garrison, önemli birşey değil.
Nothing serious, but keep her warm.
Ciddi değil, ama sıcak kalsın.
Nothing serious. Don't leave the transporter room unattended.
Işınlanma odasını boş bırakma.
Nothing serious.
Ciddi bir şey değil.
Nothing serious.
Ciddi birşeyi yok.
It's nothing serious.
Ciddi bir şey değil.
There was this piece of tail, nothing serious.
Bir yavru vardı, önemli bir şey değildi.
Nothing serious, I think.
Ciddi bir şey yoktu galiba.
- It's nothing serious.
- Ciddi bir şey yok.
it's nothing serious.
Ciddi bir şey değil.
Nothing serious.
Ciddi değil.
Nothing serious, but quite unpleasant.
Ciddi değil, ama oldukça rahatsız.
Nothing serious.
Önemli bir şey değil.
Nothing serious.
Çok ciddi değil.
Nothing serious, I hope?
Umarım ciddi bir şeyin yoktur?
Nothing serious, but she left at once.
Yo, sanmıyorum. Ama annen yine de hemen gitti.
- No, nothing serious, just a flesh wound.
- Hayır, ciddi bir şey yok, sadece bir sıyrık.
Oh, it's nothing serious, it's a burst pipe.
Önemli bir şey değil, bor patladı o kadar.
Sir, we've been hit. Nothing serious.
Vurulduk ama önemli değil.
Perhaps it's nothing serious, but the people of my group have some rules about smoking, they're bound to reality
Belki de ciddiye alınacak bir şey değildir. Ama benim grubumun insanlarının esrar çekmek konusunda bazı kuralları vardır. Onlar gerçek olana aittirler.
Nothing, you just fainted. Nothing serious. Drink this.
Hiçbir şey, sadece yorgunsunuz.
Nothing serious, but he's out of the race.
Ciddi değil, fakat yarış dışı kaldı.
There is nothing serious in mortality.
Hiçbir şey için yaşamaya değmez artık.
No, nothing serious.
Elbette ciddi bir durum söz konusu değil.
Damage. Nothing serious. Be ready in five days.
Fırtınaya yakalanmış, öyle büyük hasar yok, 5 güne kadar hazır olur diyor kaptan.
Nothing that serious... and, please, no cracks about my passion for spirits.
Öyle ciddi bir durum değil. Hem lütfen içkilere olan düşkünlüğüm hakkında espri yapmayın.
Oh, well, please thank the princess... and tell her that there's nothing to be concerned about. It's really not too serious.
Lütfen, merak edecek bir şey olmadığını ve teşekkürlerimi iletin.
So far, I've been spared with nothing more serious than a squall off of Antibes. And now this.
Şimdiye dek, Antibler'deki kasırgadan başka ciddi bir şey yaşamadım.
Nothing serious.
Evet.
Fifty percent of cars dropped out, to say nothing of Duroc's serious accident.
Arabaların yarısı yarış dışı kaldı, Duroc'un kazasının yanı sıra.
Nothing serious.
Pek de önemli değil.
Nothing serious.
Pek de önemli değil. Bunları, ben demin söyledim.
My father became serious, but answered nothing.
Babam ciddileşti ama yanıt vermedi.
- No, nothing serious.
Hayır, önemli bir şey değil.
Nothing very serious.
Ciddi bir şey değil.
Nothing in the least serious Just a case of heat prostration.
Hafif bir sıcak çarpması vakası söz konusuymuş.
A little. Nothing too serious.
- Biraz, geçti gibi.
Believe me, love- - [Train Whistle Blows] nothing in life is ever that serious.
İnan bana, aşk- - [Train Whistle Blows] hayatta hiçbir şey aşk kadar ciddi olamaz.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]