English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ O ] / Of course it does

Of course it does traducir turco

414 traducción paralela
Of course it does. I knew it would.
Tabii ki, öyle olduğunu biliyorum.
Of course it does, Errata.
Elbette ki var, Errata.
Oh, well, of course it does.
Tabii, elbette öyle.
Of course it does!
- Tabii ki evet!
Of course it does.
Kesinlikle kanıtlar.
Well, of course it does.
Evet, elbette öyle.
Well, of course it does.
Yani, elbette yapar.
Of course it does.
Tabii ki acıdı.
- Of course it does.
- Elbette.
Well, of course it does.
Elbette öyle.
Yes, of course it does!
Evet, tabii ediyor!
Of course it does need a lot of work.
Tabii ki yapılacak birçok işe ihtiyacı var.
Of course it does!
Herhalde acıyor!
- Of course it does.
- Tabii ki öyle.
Of course it does.
Elbette öyle.
Of course it does.
Elbette öyle gelir.
Of course it does.
Elbette görür.
of course it does.
Tabiki var.
Yes, of course it does.
Tabii ki öyle.
Of course it does.
Elbette korkutuyor.
It doesn't matter? Of course it does, one must be precise.
Pekâla öyle olsun, biri kesin olmalı.
- Of course it does.
- Tabii ki var. - Merhaba.
Of course it does, but...
Tabii ki güzel ama...
Of course it does, one must be precise.
Tabii ki önemli, kusursuz olmalı.
Of course it does.
Elbette görünüyor.
Of course it does.
Tabiki.
Of course it does. I wish I could help.
Tabiki ediyor, keşke yardım edebilseydim.
Of course it does.
Elbette.
Of course it does.
Elbette eder.
Of course it does.
Elbette oluşturur.
Yes, of course it does.
evet elebette devam ediyor
If a tree falls in a forest and no one hears it, does that make a sound? - Of course it does.
Düşünmek başka şey, düşüncelerini insanlara ulaştırmak başka şey.
Of course it does.
Tabi zor alırsın.
Of course it does.
Elbette olabiliyor.
Of course, this doesn't make the police very popular nor does it reduce the level of tension in the general public.
Tabi bu, ne polisin popülerliğini arttırdı,.. .. ne de toplumdaki gerilimi azalttı.
- The boat train. Oh, of course. That doesn't stop, does it?
O durmuyor, değil mi?
It was too bad Harry was not there to share it with her, but, of course, crime does not pay, murder will out, etcetera, etcetera.
Harry'nin bütün bunları onunla birlikte paylaşamaması çok kötü oldu, fakat, kuşkusuz, suçun ödülü yoktur, cinayetin ise hiç, vesaire, vesaire.
Of course he does. It's just as well.
Elbette var.
Of course, it's highly unlikely I shall ever use it... but one never knows, does one?
Tabi, büyük ihtimalle kullanmayacağım ama bunu kimse bilemez, değil mi?
When she does it properly, of course.
Elbette ki doğru okumayı öğrendiğinde.
Of course it does.
- Tabi ki öyle
Of course, the thought does occur, if you'll pardon the liberty, that it could be your turn tonight.
Şöyle bir düşününce bu gece hemşireyi atlayabilirse sizin sıranız geliyor olabilir.
Of course it does!
Elbette var!
Goddamn it, of course he does!
Kahretsin, tabi ki biliyor!
Of course, they were doing it for dough the same as everybody does it for dough.
Herkes nasil para için yapiyorsa onlar da tabii ki, para için yapiyordu.
- Of course, it does, in subtler forms.
- Elbette oluyor.
Of course, it don't mean nothing, does it?
Tabii bu bir şey olduğu anlamına gelmiyor.
Well, of course, it does. It just doesn't.
Şey, tabii ki olur, ama olmaz işte bilirsin.
Of course not. But it does seem a good deal more real over there.
Bu keyif aldığım anlamına gelmiyor elbette.
Oh! So this golf course, it does not have the necessary number of holes?
Yani burasının delikleri yeterli değil mi?
And of course, when something goes wrong... and believe me, it does more often than they'd like to admit... the first thing they call out is, "Doctor?"
Ve elbette, bir şeyler yanlış gittiğinde- - bu söylediklerime inanın, sık, sık, ilk akıllarına gelip söyledikleri şey "Doktor" oluyor.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]