English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ W ] / When i say

When i say traducir turco

8,377 traducción paralela
When I say no, it's no.
Hayır dediğimde, bu hayır demektir.
Listen to when I say this, there's nothing out there, alright? I promise, there's nothing there. Say it.
- Dediğim gibi orada bir şey yok, yemin ederim bir şey yok, söyle.
She wants to hang out all the time, - and she cries when I say no. - Mm.
Sürekli birlikte takılmak istiyor hayır dediğimde de ağlıyor.
And, Calhoun, when I say substantial,
Ve Calhoun, hatırı sayılır dediğimde eşek yüküyle para demek istiyorum.
Hmm. I hope you'll understand when I say I don't want to see either of you at the Portal again.
İkinizi de Pizza Portal'da bir daha görmek istemediğimi söylersem umarım anlayışla karşılarsın.
And when I say it's over, you lose.
Ve ben bitti dediğimde sen kaybedeceksin.
I thought I meant that when I said it to her, but I know I mean it when I say it to you.
Ona bunu söylediğimde ciddi olduğumu sandım fakat, bunu sana söylerken ciddi olduğumdan eminim.
You are Raul when I say you are Raul.
Yalnızca ben "Raul'sun," dediğim zaman adın Raul'dur.
When I say something, I mean it.
Ben bir şey söylediğimde içimden gelerek söylerim.
When I say I'm gonna do something, I fuckin'do it.
Bir şey yapacağımı söylediğimde yaparım.
Trust me when I say, David, she's worth it.
Böyle diyorsam bana güvenmelisin, David, O buna değer.
Well, I speak for everyone when I say we're actually... relieved.
Biz derken buradaki herkes adına konuşuyorum, rahatladık.
Believe me when I say we are here for your benefit, my lady, ~ and yours alone.
İnanın ki sadece ve sadece kendi iyiliğiniz için buradasınız Leydim.
When I say no ID card...
Kimliğin yok derken...
When I say, "Again, faster," I expect you to go again, faster.
"Tekrar, daha hızlı" dediğimde daha hızlı saymanızı bekliyorum.
You're finished when I say you're finished, 819.
Ben ne zaman bitti dersem, o zaman biter, 819.
And when I say "walk," I mean keep on walking!
Uzaklaşmak derken, sürekli uzaklaşmaktan bahsediyorum.
Now, he came to this court today asking to officially be named an adult, but trust me when I say he has more years in that soul of his than all of us combined.
Bu çocuk bugün mahkemeye yetişkin olmak için geldi ama güvenin bana, onun ruhu yıllardır hepimizden daha yorgun.
Courtney, when I say I ove you I am not ashamed, nor will anyone ever come close to intimidetis me into think otherwise.
HAYATIMDA KİMSE GİRİP BENİ BU DÜŞÜNCEDEN VAZGEÇİRMEYECEK.
I'm sure you can understand my tone when I say to you let the goddamn helicopter go and get your ass back to Lexington right now.
Bırak helikopter gitsin, sen de kıçını kaldır ve hemen Lexington'a gel dediğimde, sesimin tonunu anlıyorsundur.
Well, okay, you know, I mean, definitely when I'm on... The bottom bunk, and I'd say... 80 % on top.
Şey, tamam, yani altta olduğum zaman mutlaka kullanıyorum ve üstteyken de % 80.
Um... I do not know this word. Yet, when you say it, I want to smile.
Bu kelimeyi bilmiyorum ama yine de söylediğin zaman gülümsemek istedim.
And when I say that about somebody...
Ve ben birine bunu söylüyorsam...
Help me remember. What did you say when I asked if you were loyal to S.H.I.E.L.D.?
Hatırlatsana, S.H.I.E.L.D.'a sadık olup olmadığını sorduğumda ne cevap verdin?
But he got all worked up when I didn't say anything and he pushed me.
Ama ben hiçbir şey söylemeyince, öfkeden çıldırdı ve beni itti.
Well, you know, even... even when there's a right time to say something, I usually don't, so I just figured, you know what, I'm just gonna do it.
Bir şey söylemek için doğru zaman bile olsa genelde söylemem, o yüzden söyledim. Sadece yapacağım dedim.
And then, when he asks me if I've been with someone and I say yes, he flips out.
Ama o bana sorduğunda ben doğruyu söylerim ve o çıldırır.
When I asked you to join the campaign, I just assumed you would say yes.
Sana kampanyaya katılır mısın diye sorduğumda, evet diyeceğini varsaymıştım.
I wonder what your friends will say when they realise you started this.
Arkadaşların bunu başlattığını öğrendiğinde ne diyecekler?
When I go talk to the family and friends of a murder suspect somebody I know is guilty and I tell them the person they love is a killer guess what they all say.
Suçlu olduğuna inandığım bir cinayet zanlısının ailesiyle ve arkadaşlarıyla konuştuğumda onlara sevdikleri kişinin bir katil olduğunu söylerim. Bil bakalım onlar ne derlerdi?
Unfortunately, when they wanted to know where the hell i was, I couldn't say, "sorry guys, zombie problems."
Maalesef bana nerede olduğumu sorduklarında "Üzgünüm, zombi sorunları." diyemedim.
I mean, her body's healing, but they just can't say when she's gonna regain consciousness.
Ama onlar sadece diyemeyiz Ben, onun vücudun iyileşme anlamına diye bilincini yeniden olacak olduğunda.
Well, when they say late checkout, I don't think they mean 10 : 00 at night.
Odayı geç boşaltabilirsiniz dediklerinde gecenin 10'unu kastettiklerini sanmıyorum.
I'm on all your calls. It's what you say when you're... - when you're lying.
Bütün davalarını bilirim ben, yalan söylediğinde böyle dersin sen.
You know, I really wasn't eavesdropping when I saw you this morning, until I heard you say "IGH."
Bu sabah görüştüğümüzde gerçekten kulak misafiri olmuyordum ta ki sen IGH diyene kadar.
I thought about the question and when I saw it was absolutely necessary I carried out the orders with the fanaticism one expects from someone who has long been a National Socialist and also one who has been assigned to do this job. " Did you say that?
Sorun hakkında düşündüm ve kesinlikle gerekli olduğunu gördüğümde uzun zamandır Nasyonal Sosyalist olan birinden beklenilen fanatiklikle bir de bu işe atanan birinin yapacağı gibi emirleri uyguladım. " Bunu söylediniz mi?
I was there, I was right there when Eric Davis picked off Aikman's pass, took it to the house! And then Young hits Ricky Watters who showboats into the end zone. Chris :
Tam da Eric Davis'in Aikman'ın pasını alıp sayı yaptığı yerdeydim!
When Guy told me he was falling in love with me, I didn't say... anything.
Guy beni sevdiğini söylediğinde hiçbir şey diyemedim.
.. and I hope I do not ask the indelicate when I send you back to relay this message.
Umarım sizi bu mesajı iletmeye göndermek nezaketsiz sayılmaz.
I can only say he was very moving when he spoke of you.
Ben sadece, senden bahsederken çok dokunaklı olduğunu söyleyebilirim.
I-I wish I could say that, uh, I was surprised when everything came down, but, um, Eddie was nuts.
Keşke olanlara şaşırdığımı söyleyebilsem ama Eddie manyaktı.
Accordingly, on the count of wrongful solicitation, I find Richard Hendricks did indeed breach his contract with Hooli when he hired away a Hooli employee, one Donald Dunn, AKA Jared, AKA O.J., apparently.
Haksız taleplerinin sayısı gereğince Richard Hendricks'in Hooli çalışanı Donald Dunn'ı, nam-ı diğer Jared veya O.J.'i, işe alarak Hooli'yle olan kontratını bozduğuna karar verdim.
I remember when I was little and she'd have her holiday parties, and I would go around to all the adults with my little toy drink cartons, and I would say, "Do you want chocolate milk or orange juice?",
Hatırlıyorum, ben küçükken tatillerde parti verirdi konukların arasına elimde karton kutuyla gider ve çikolatalı süt veya portakal suyu ister misiniz derdim herkes teşekkür ederdi.
When she left the house, I didn't get a chance to say goodbye.
Evden çıktığında hoşçakal deme şansım olmadı.
I got to say, I noticed a little rock and roll swagger when you walked out.
Şunu söyleyeyim, yürürken sende böyle bir rockçı havası sezdim.
You don't say much and when you do you talk very low and then... then... and... and I kind of like that.
Pek konuşmazsın, konuştuğunda da yavaş konuşursun ve sonra bu tarzı seviyorum ben.
When did I say anything about a relationship?
Ne zaman ilişkiden bahsettim ki?
That's why, when I'm on my death bed, my son will lean down and say to me,
Bu yüzden ölüm döşeğindeyken oğlum kulağıma eğilip şunu diyecek :
Leslie, I didn't say anything when you ordered a pitcher of wine.
Leslie, bir sürahi şarap istediğinde tek laf ettim mi?
Well, I'd say good to see you, but in my experience, you only show up when I'm in trouble.
Seni görmek güzel derdim de, tecrübelerime göre, başım belaya girdiğinde geliyorsun.
When I was just a pup, my mama used to say I tended to leap before I looked.
Ben küçükken annem bakmadan hoplayıp sıçradığımı söylerdi.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]