English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ W ] / When you're gone

When you're gone traducir turco

392 traducción paralela
There'll be plenty of time to sleep... when you're gone.
Gittiğinde uyuyacak çok zamanım olacak.
-... and you're silence when you're gone.
-... itimat etmek durumundayım.
We'll go now while they're still asleep... and in the morning, when they find their guns... you and I and Boy will be gone.
Onlar uyurken gidelim. Sabaha onlar silahlarını bulduklarında... sen, ben ve Oğlan gitmiş oluruz.
Will it be any comfort to you to know that when you're gone my only happiness will be in knowing that I'm sharing your loneliness?
Gittiğinizde tek mutluluğum yalnızlığınızı paylaştığımı bilmek bunu bilmek sizi teselli eder mi?
When they're gone, you can't tell where.
Gittiklerinde nereye gittiklerini söyleyemeyiz.
So you're talking when I'm gone - Where are you?
Ben buradayken konuşmayın bari.
It's so dull here when you're gone.
Sen yokken burası çok sıkıcı.
Oh, I'll miss you when you're gone.
Seni özleyeceğim.
What do you suppose it'll be like here next Christmas when we're gone?
Seneye biz gittikten sonra burada Noel nasıl olacak dersiniz?
When I'm gone, and you're old enough, take your rights.
Ben öldükten sonra yaşın erdiğinde haklarını al.
You're going to wake, and when you do, they will be gone.
Uyanacaksın ve uyandığında bu düşüncelerin hepsi gitmiş olacak.
What good will your pity do when you're gone?
Sürekli alttan almakla iyilik yaptığınızı zannediyorsunuz.
Find something for me to do when you're gone.
Gittiğinde onlara yapacak bir şeyler bulurum.
How are you going to handle Khartoum... when the word gets around that we're gone?
Halk ayrıldığımızı anladığında Hartum'u kontrol edebilecek misin?
I'm going to miss you when you're gone.
Gittiğin zaman seni özleyeceğim.
And remember, when I'm gone, you're first.
Ben öldüğümde unutma sen ilk sıradasın.
– They'll be happier when you're gone.
Sen gidince daha mutlu olurlar.
– They'll be happier when you're gone.
Senin gitmene sevineceklerdir. Seni düşünmezler bile.
I hate it when you're gone.
Gitmenden nefret ediyorum.
I swear when you're gone
Söz veriyorum
I'll just stay here and be me when you're gone!
Burada olacağım ve siz gittiğiniz zaman kendi halime döneceğim!
He's building a prison here, stone by stone, and one day, when you're gone, we'll wake up and find the doors locked and the bolts down!
Adım adım burayı bir hapishaneye çeviriyor ve bir gün, senden sonra, bir uyanıp bakacağız ki kapılar kilitlenmiş, sürgüler çekilmiş!
Who's going to run this thing when you're gone?
Sen gidince bunu kim çalıştıracak?
The silence when you reach the other side will be our only reassurance that you're actually gone.
Öbür tarafa gittiğinde bizlere kalacak olan sessizlik gerçekten göçtüğünün tek teminatı olacaktır.
When you're gone.
Olga Sergeyevna.
When you're gone next year, no one will think of it.
Gelecek yıl sen de gittiğinde kimsenin aklına gelmeyecek.
The house is completely filled with people when you're gone.
Sen yokken evin içi insan kaynıyor.
I'm supposed to give you this note when they're gone.
Gittiklerinde bu notu sana vermem gerekiyor.
When you've gone without human contact as long as I have... you're grateful for anything, even a slap.
İnsanlarla olan kontağınız benim kadar uzun süre kesilirse eğer... her şeye minnettar olursunuz, bir tokata bile.
Look, Steve, it's good for women to be gone when they're mad at you.
Bak, Steve, kadınlar sana kızdıklarında uzakta olmaları iyidir.
It's good for women to be gone, but especially when they're mad at you.
Kadınların gitmiş olmaları iyidir iyi ama özellikle kudurmuş olduklarında.
I don't know uh Ryan, mom that tree over there you're gonna miss me when I'm gone when're you leavin most of our show is funny, but at the core of it was this family story
Mükemmel televizyon aileleri gibi de değiller. Ebeveynler çocukları hor görmüyor. Aralarında kendilerine özgü, eşsiz bir ilişki var.
When you're away Through here, gone each day To be loved, to be loved Wow!
Sen uzaktayken bile, burada her gün, sevilmek, sevilmek.
YOU ONLY MISS'EM WHEN THEY'RE GONE, RIGHT?
Hey, sen sadece gittiklerinde onları kaçırırsın, öyle mi?
Tomorrow, when I wake up, it you're gone, I'll understand.
Yarın uyandığımda, gitmiş olursan bunu anlarım.
And when you're gone, Selina will love me.
Sen gittiğinde de, Selina beni sevecek.
But when I know you're gone, I can finally slip out of my underwear and sleep safely naked as God intended.
Kalktığını anlayınca, nihayet iç çamaşırlarımı çıkarıp, Tanrının istemiş olduğu gibi huzur içinde çıplak uyuyabiliyorum.
I suppose you're going to be saying the same thing about me when I'm gone.
Sanırım bir gün ben de gidince, sen de benim için aynı şeyi söyleceksin.
You're gonna miss me when I'm gone
Gittiğimde beni özleyeceksin!
When he's gone, you're gone.
O yok olduğunda, sen de yok olacaksın. Genç olanı getirin.
It's different When you're gone.
Sen gidince farklı oluyor.
And who teaches your son when you're gone?
Ve sen gidersen oğluna bunu kim öğretecek?
"But you're a mortal, too. When you're gone, will Norway then be guaranteed constitutional rights ensuring our independence?"
" Ama sen de bir fanisin, öldüğünde Norveç özgürlüğümüzü garanti eden anayasal hakları bize verecek mi?
- I'll only practice when you're gone.
- Sen çıktığın zaman çalışırım.
They watch your stuff when you're gone.
Eşyalarını korurlar.
I want to have something to remember you by when you're gone.
Öldüğünde, seni hatırlatacak bir şey istiyorum
When you're gone she and Harry are pals!
Senin olmadığın zamanlarda Harry'le çok güzel arkadaşlık ediyorlar
Who's in charge of the studio when you're gone?
Senin yokluğunda stüdyo kimin yetkisinde?
Nimue has gone... and she does want you to join her... when you're ready.
Nimue gitti ve hazır olduğunda ona katılmanı istiyor.
What if you're... Gone when you get back?
Ya eğer... döndüğünde ölürsek mi?
- You're going to miss me when I'm gone.
- Gittiğim zaman beni özleyeceksiniz.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]