Ben kalıyorum traducir inglés
1,505 traducción paralela
- Ben kalıyorum.
- l'll stay.
Ben kalıyorum.
I am.
Ben kalıyorum.
- I'm staying.
Tamam, Kappa Gama diyor ki bu işi bitirmenim tam zamanı, bu yüzden beni burada isteyip istememen umurumda değil, ben kalıyorum.
All right, Kappa Gamma says it's time to get this thing underway, so I don't care if you want me here or not, I'm staying.
Ben kalıyorum.
I'm staying.
- Sen gidebilirsin, ama ben kalıyorum.
- You can go, but I'm staying.
Ben kalıyorum, siz gidin.
I'll stay, you go.
Ben kalıyorum.
I'll stay here.
Ben kalıyorum, sende gidiyorsun!
I stay. You go.
Bu durumda ben kalıyorum.
That leaves me.
- Öyleyse ben de senle kalıyorum.
Then I'm going to stay with you.
Ben burada kalıyorum. Film izleyeceğim.
I'm staying here, watching movies.
Eğer ona yardımcı olabilecekseniz, lütfen yapın, ama ben gemimle kalıyorum.
If you can do something to help her, please do it, but I'm staying with my ship.
Ben, Clermont Yüzen Evleri'nin sahibi, Gulam Butt'la kalıyorum. Zamanında burası en ünlü yüzen evlerdenmiş.
I am staying with Mr Gulam Butt, proprietor of Clermont Houseboats - once the most sought after on the lake.
Ben kalıyorum!
- No!
Ve ben burada kalıyorum.
And I'm staying here.
Sadece, şimdi ben senin işini alıyorum, sen burada dergide kalıyorsun sifonu tek elle çalışabilen tuvalet katında.
Only, now I'm taking your job, you stay here with the magazine you single-handedly flushed down the toilet.
Ben de baştan başlamak zorunda kalıyorum.
I'd have to start over again.
O zaman, ben bu işin dışında kalıyorum.
I'm being left out of it.
Führer'im, ben de kalıyorum.
Mein Führer, I'm staying too.
Ama hassas meselelerde sorumluluğu her zaman ben almak zorunda kalıyorum.
But on an emotional level, I always have to bear the responsibility.
Ian, ben seninle kalıyorum.
Ian, I'm staying with you.
Ben de geç kalıyorum.
I'm late.
Kimse istemiyor, ben de burada çok kalıyorum.
No one wants it, and I'm here so much.
Ve... ve ben neden ölü babası hakkında konuşmaya başladığımda kalın kafalı, fakir, eşek s * kli Marty'nin korktuğunu hatırlıyorum.
And... And speaking of dead fathers I just remembered why bonehead, white-trash, fucking donkey-dick Marty got so fucking freaked when I started talking about his daddy.
Ben burada kalıyorum!
I'm staying here.
Daha dalış yapmadık bile, ben taklalarıma çalışmak için kalıyorum.
We haven't even dived yet. I'm staying to work on my flips.
Ben burada kalıyorum.
I'm staying here.
Ben burada kalıyorum.
I've a room here.
Boş ver, kalıyorum ben.
Forget it, I'm staying.
Ben üstte olmak zorunda kalıyorum.
I have to be on top.
Kısa Günler çok kısa Ben bir başıma kalıyorum
Days fly so fast, alone you should not be
Senin gibi, ben de ailemle kalıyorum.
With my parents, like you.
- Ben burada kalıyorum.
- I'm staying here.
Ben kırkiki yıldır bu tapınakta kalıyorum.
I've been in this temple since 42 years.
hayır, ben burda kalıyorum
No I'm staying here
Pekala, ben burada kalıyorum.
All right, I'm staying put then.
Ben hep, hep, hep kendimi sana karşı savunmak zorunda kalıyorum.
I'm just always, always, always defending myself to you.
- Ben artık burada kalıyorum haklı olamaz.
- I can't justify staying here any longer.
- Ben konuk evinde kalıyorum. Ben de konuğum.
- I live in the guest house.
Ben burada kalıyorum zaten.
I never went to sleep.
"Heffron, sen silahınla birlikte burada kal, Ben çıkıyorum."
" Heffron, you stay here with your gun.
Bak, Eğer istersen ben annemde kalıyorum.
Look, if you want, I'm staying over at my mother's and the place is empty.
Ben Danny'le birlikte kalıyorum.
I'm staying here with Danny.
Ben seninle kalıyorum.
I'll stay with you.
ama bir şekilde yapıyorum bunu, çünkü ben bir ensesi kalınım evet, şey, senin papyonun sallanmaya başlamış ensesi kalın.
Yeah, well, your bow tie is starting to unclip, fat cat.
Ben arabayla kalıyorum.
I gotta stay with the car.
Ben size 100 kağıda satıyorum, size temiz 50 kağıt kalıyor.
I charge you an even $ 100. You clear $ 50 on each phone.
- İyi, ben burada kalıyorum.
- Yeah. Let's go to the movies.
Düşünsenize şöyle bir şey olsa ne komik olurdu. Kardeşimi öldürüyorlar ve ben hapishanede kalıyorum ve hâlâ kaçmaya çalışıyorum!
I personally think it'd be kind of funny if they killed my brother, and I'm stuck in prison, and I still have to get out!
Yan kulübede kalıyorum ve canım çok sıkıldı... Ben de yürüyüşe çıktım ve ışıklarınızı gördüm... Düşündüm belki de...
I'm staying in the next cabin over, and I just got bored and I went for a walk and saw your lights on and I thought maybe...
kalıyorum 109
ben korkmuyorum 60
ben kimim 128
ben konuşurum 51
ben kazandım 235
ben kimim ki 17
ben kötüyüm 22
ben kaybettim 23
ben kralım 33
ben kim miyim 29
ben korkmuyorum 60
ben kimim 128
ben konuşurum 51
ben kazandım 235
ben kimim ki 17
ben kötüyüm 22
ben kaybettim 23
ben kralım 33
ben kim miyim 29
ben korkuyorum 47
ben kaçıyorum 47
ben konuşuyorum 28
ben kullanıyorum 32
ben kararımı verdim 75
ben kaçtım 56
ben körüm 51
ben kaptan 37
ben kullanacağım 38
ben kimseyi görmedim 24
ben kaçıyorum 47
ben konuşuyorum 28
ben kullanıyorum 32
ben kararımı verdim 75
ben kaçtım 56
ben körüm 51
ben kaptan 37
ben kullanacağım 38
ben kimseyi görmedim 24