English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ F ] / Funny thing is

Funny thing is traduction Turc

735 traduction parallèle
- Thank you. - The really funny thing is that years later, I found out that the family before us in the house were called Atkinson. - OK...
Tamam, teşekkürler.
The funny thing is I believe it, word for word.
İşin komik tarafı ben inanıyorum kelimesi kelimesine.
Only, the funny thing is, it's never happened before.
Komik olan şu ki, daha önce hiç olmadı.
Funny thing is, there was no distress signal.
İşin tuhaf tarafı acil durum sinyali vermemiş olması.
Funny thing is, there ain't gonna be any boxing championships this year.
Şu işe bak ki bu yıl boks şampiyonası falan olmayacak.
Funny thing is Rodney always loved me as much as I loved him.
İşin komik yanı, Rodney de beni onu sevdiğim kadar sevdi.
The funny thing is the heads have never been found.
İşin garip tarafı kafalar hiç bulunamadı.
The funny thing is, he almost got a ticket.
Komik olan şey, neredeyse ceza alacaktınız.
That's what I thought, but the funny thing is it does look a bit odd.
Ben de böyle düşünmüştüm. Yerel bir araştırma yapıyordum. Ama tüm parçaları bir araya getirdiğinizde, garip görünmeye başlıyor.
Funny thing is... I told myself a dozen times... I wasn't going to tell you.
İşin komik tarafı kendime, bunu sana söylemeyeceğim diye elli defa tembih ettim.
And the funny thing is she still cares about you.
İşin komik tarafı, o da senin için deli oluyor.
Funny thing is, sometimes I sit down to write them a letter and nothing comes of it.
Komik olansa, bazen onlara mektup yazmaya kalktığımda yazacak bir şey bulamıyor olmam.
The funny thing is, I thought it was.
Komik olansa, başta ciddi olabilir diye düşünmüştüm.
The funny thing is, I...
İşin garibi şu ki, ben...
Funny thing is that Ken didn't even talk about the books... unless he was on television.
İşin garibi şu ki, Ken kitaplar hakkında konuşmazdı bile... bunu sadece televizyonda yapardı.
And you know, the funny thing is this, Roger. This whole thing could have been a plan of yours.
Aslında Roger bütün bunlar senin planın olabilirdi.
Funny thing is, he probably thought the same thing about you.
Burada komik olan, muhtemelen onun da senin hakkında aynı şeyi düşünmesidir.
The funny thing is that you will go to them anyway and tell them everything that hasn't happened between us.
The truth is... that you will surely go back to them. And you will tell them what did not happen between us in every detail...
You know that the funny thing is that I wake up trembling in fear at night with this drilling pain.
İşin komik tarafı sondaj sancısıyla geceleri korkudan titreyerek uyanıyorum.
The funny thing is, one of us takes himself seriously, and another doesn't.
Ne komiktir ki içimizden biri kendini ciddiye alırken, diğeri almıyor.
The funny thing is that according to Katarina, I am nothing but a spineless jellyfish.
Tepeden tırnağa berbat bir herifim ama başka türlü de olamıyorum.
The funny thing is, the last night in your place, I was gonna propose to you but I couldn't go through with it.
Komik olan şey, evindeki son gecemizde, sana evlenme teklif edecektim ama yapamadım.
The funny thing is that the person he's the closest to... is the one he dislikes the most.
İşin komik yanı şu ki, en yakın olduğu kişi en nefret ettiği kişi.
Funny thing is I haven't been able to get two words out of her all night.
Komik olan ne biliyormusun, onunla bütün gece hiçbirşey konuşamadım.
Funny thing is I've never been to Massachusetts.
Komik olan, bugüne kadar hiç Massachusetts'de bulunmamıştım.
The funny thing is, now that it's happening, it really doesn't seem to matter, except for my baby.
Komik olan, şimdi bunun olması... bebeğim dışında, gerçekten fark etmiyor.
FUNNY THING IS, IT MADE PEGGY'S THROAT HURT, TOO.
Komik olan şu ki, Peggy'nin de boğazı acıdı.
Funny thing is, she transferred out of evidence control two weeks before the trial.
Komik olan, duruşmadan iki hafta önce kanıt kontrol bölümünden transfer edilmesi.
The funny thing is... how long it has lasted.
Komik olan şey bunun ne kadar sürdüğü.
Funny thing is, I remember it too.
İşin ilginç yanı, ben de hatırlıyordum.
The funny thing is, we had something on her.
Bizde kaydı bile var. - Dosyası mı var?
The funny thing about you women is most of you don't get wise soon enough.
Ne gariptir ki kadınların çoğu çabuk akıllanmıyor.
Funny thing, Gabby. His life insurance for $ 5000 is made out to you.
Gabby, 5000 dolarlık hayat sigortasını sana bıraktı.
The funny thing is the queen never knows who the queen really is.
Sokak ağzı, ünlü dedikodusu ve golf yardımcısının ihaneti.
It's a funny thing about us. I'm older than she is : 7 minutes and 55 seconds.
Tuhaftır ama ben ondan yedi dakika 55 saniye daha büyüğüm.
You know, the law is a funny thing, fella.
Biliyor musun, yasalar tuhaftır dostum.
The funny thing about what you're saying, boys, is that it's absolutely true.
Söylediklerinizin en hoş yanı çocuklar, kesinlikle doğru olması.
Christine, there is something funny about this whole thing.
Christine, bütün bu olanların tuhaf bir yanı var.
Funny... the very first thing i can remember is another little child screaming when she looked at me.
Garip. Hatırladığım ilk şey, küçük bir çocuğun beni gördüğünde attığı çığlık.
The imagination is a very funny thing.
Hayal giicii § ok garip bir § eydir.
Absence is a funny thing :
Boşlukta olmak garip birşey...
It is a pretty awful thing to see a grown-up man dancing around on his toes to some kind of silly music and painting all kind of funny-looking pictures with watercolors.
Yetişkin bir erkeği saçma sapan bir müzik eşliğinde,.. ... parmaklarının ucunda dans ederken ve suluboyalarını alıp resim yaparken izlemek epey korkunç bir şey.
So far, this thing has had its amusing aspects. But that threat the androids made about taking over all the humans in the galaxy is not very funny.
Bu durumun eğlenceli tarafları oldu, ama galaksideki tüm insanları kontrol altına alma tehdidi komik değil.
Funny thing it's this is the truth.
Komik ama dediklerim gerçek.
You know, tragedy is a funny thing.
Trajedi tuhaf bir şeydir.
Yeah, it is a funny thing, you know, how Jesse never did seem to have too much to do with the ladies.
Evet, komik olansa, Jesse'nin kadınlarla pek haşır neşir olamamış olması.
The law is a funny thing, ain't it?
Kanunlar komik değil mi?
Responsibility is a funny thing.
Sorumluluk garip bir şey.
Taking advantage of this funny thing that light does resulted in what could be called the first movie.
Işığın yaptığı bu ilginç şeyden faydalanmak ilk film denebilecek şey ile sonuçlandı.
The thing is, I'm a funny bowler.
Doğrusu, komik oynarım.
But the really funny thing about static electricity is that it can be discharged.
Ama statik elektrik hakkında asıl komik olan şey bunun deşarj edilebilir olması.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]