English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ L ] / Little by little

Little by little traduction Turc

4,446 traduction parallèle
How'bout I do you a favor and snuff you out right now, instead of letting my carnal here gut you out like a wild pig, nice and slow, little by little.
Sana burada bir iyilik yapsam vahşi bir domuzun....... bağırsaklarını deşer gibi seninkileri de zevkle yavaşça ve lime lime etsem, ne dersin.
Little shrimp swimming around, waiting to be eaten by a big shark named Max!
Ortalıkta dolanıp, Max adında bir köpek balığı tarafından yenmeyi bekleyen küçük karidesler!
Given a little more time, I would have found Emily by my own devices ;
Biraz daha zaman olsaydı, Emily'yi kendi yollarımla bulurdum ;
After further investigation, there can be little doubt that the clone officers murdered in the escape were killed by none other than Ahsoka Tano herself.
Araştırmanın derinleşmesiyle birlikte, klon subayların kaçış sırasında Ahsoka Tano'nun kendisi dışında başka birisi tarafından öldürülmüş olmaları düşük bir olasılık.
I am a little embarrassed by that.
Bundan biraz utanıyorum.
It's a little town by Shreveport.
Shreveport'taki ufak bir kasaba.
Your teacher, Mr. Hooper, he stopped by a little while ago to say you haven't been to class in four days.
Öğretmenin, Bay Hooper az evvel ve uğradı ve dört gündür okula gitmediğini söyledi.
I always imagined this would happen in Vegas in a little wedding chapel while we're being chased by this little Asian guy.
Bunun hep, Vegas'ta küçük bir kilisede, küçük bir Asyalı bizi kovalarken olacağını hayal ederdim.
He did come by, and it seemed like he was trying to act a little bit dad-like.
Evine uğradı ve sanki biraz babamsı davranmaya çalışıyor gibi görünüyordu.
By the way, did you want me to wear that latex bodysuit or the little schoolgirl outfit?
Bu arada o deri kıyafeti mi yoksa küçük okul kızı üniformasını mı giymemi istemiştin?
So what we're seeing today is a world in which perception is being managed by as little as five major media corporations who collectively control magazines, newspapers, corporate news websites, television stations, movies, documentaries.
Yani bugüne baktığımızda dergileri, gazeteleri ve tüzel haber sitelerini, haber kanallarını, filmleri... ve belgeselleri kolektif bir şekilde kontrol eden... beş ana medya kuruluşunun algıyı yönettiği... bir dünya... görüyoruz.
And, for the record, I'm getting a little tired of having to appreciate you by myself.
Şu da kayıtlara geçsin Sana tek başıma değer vermekten biraz sıkılmaya başlamıştım.
I just thought that you may be a little anxious... that Dr. Sweets might be dropping by the lab. Absolutely not.
Dr. Sweets'in laboratuvara gelebileceği konusunda biraz endişeli olabileceğinizi düşündüm.
I, uh... was a little confused by your text last night.
Geçen gece yanlış mesaj attın galiba.
We just came by to let you know we have a surveillance tape of you with two crates covered in table cloths, sneaking your little petting zoo into that party, right through the back.
Sana, partiye arka taraftan elinde üstü masa örtüsü kaplı iki sandıkla sıvışarak girdiğini ve kendi ufak hayvanat bahçeni yanında soktuğunu gösteren video kayıtlarına ulaştığımızı söylemeye geldik.
We're gonna let you have your little going-away party, but do not make our lives more difficult afterwards by hanging yourself, with a sheet, or a tampon string, or whatever the fuck you like to get all arts and craftsy with.
Küçük elveda partinizi yaptıracağız ama sonrasında çarşafla, tampon ipiyle ya da güzel sanatlar ve el sanatlarının sevdiğiniz alanından bir parçayla kendinizi asıp hayatlarımızı daha da zorlaştırmayın.
I don't want him to go back to prison and get his hair bitten off by Little Ed.
Onun tekrardan hapse gitmesini ve saçlarını Küçük Ed tarafından ısırılmasını istemiyorum.
And that you're angry, but like a little bit aroused by how badly I beat you back there.
Biraz kızgın ; seni orada yendiğim için biraz da uyanmış vaziyettesin.
Yeah, not just by a little bit, either.
Evet, hem de öyle küçük bir miktar değil.
And who among us wouldn't be better off by making a little effort?
Ve aramızdan kim biraz daha gayret etse işler daha iyi olurdu?
And by the way, the paint's a little faded on my parking spot.
Ayrıca bu arada, park yerimin boyası solmuş.
I'm gonna go sit in the squad car by myself and enjoy a little quality time.
Ekip arabasına gidip kendi başıma oturacağım ve kaliteli zamanımın tadını çıkaracağım.
He has never lived by himself, and like the rest of us, he has discovered that a little bit of Carl goes a very long way.
Hiç kendi başına yaşamadı,... ve hepimiz gibi, Carl'ı tanımak için önünde çok uzun bir yol olduğunu keşfediyor.
I think I'm just a little taken aback by how quick this all has been.
Galiba bu kadar çabuk gerçekleşmesine takıldım. Her şey çabuk oldu.
It was stolen by that little heart thief right there.
Oradaki küçük kalp hırsızı tarafından çalındı.
If you look down at your feet, you may see them, walking by here and there, an ant, a little beetle...
Aşağı bakarsanız onları görebilirsiniz. Şurada bir karınca, orada bir kara böcek...
This little chap was born blind and is guided everywhere by his keepers.
Bu delikanlı kör doğmuş... ve her yere bakıcılarıyla gidiyor.
The little ones share a tent, tell ghost stories while the adults just get blitzed by the fire.
Küçükleri koyarız çadırın tekine hayalet hikayeleri anlatsınlar biz de yetişkinler olarak ateşin keyfini çıkartırız.
No! She had a little episode, probably triggered by me.
Ufak bir sorun olmuş, muhtemelen ben tetikledim.
Copy that, I don't want to leave little Monty Junior, Junior all alone on that future beach by himself.
Anlaşıldı. Küçük Monty'nin oğlunu o kumsalda yalnız bırakmak istemem.
All the high notes on my album were sung by a little Filipino boy named Dalawapo.
Albümlerimdeki yüksek notaların hepsini Dalawapo adındaki Filipinli bir çocuk söyledi.
Not a day goes by that I don't see that cute little face.
O küçük şirin yüzü hatırlamadığım tek bir gün bile geçmiyor.
He got molested by a priest when they were little.
Küçükken bir rahip tarafından tacize uğramış.
Just a little something to remember me by.
Beni hatırlaman için küçük bir şey sadece.
WOULD SAY IS A LITTLE BIT ABOVE AVERAGE HEIGHT. BY THE TIME YOU WERE 13 AND 14, YOU WERE AVERAGE HEIGHT, AND THERE'S A REASON FOR THAT.
Ancak eğer ortalama büyüklüğe 13-14 yaşlarında ulaşmışsa bunun bir nedeni vardır.
MAYBE A LITTLE BELOW WHAT IS AVERAGE. BELIEVE IT OR NOT, I HAVE BEEN BROACHED BY THIS TOPIC BY
İnanın ya da inanmayın, diğer erkeklerle en çok tartıştığım konu bu.
Maybe you and your wife could drop by for a little celebratory toast.
Belki sen ve karın uğrayıp, kutlamak için tost yapabilirsiniz.
Oh, I was driving by, and saw that your walk was a little icy, so I thought I'd shovel it off for you.
Buradan geçiyordum yolunun biraz buzlandığını gördüm senin için kürekle kaldırıyordum.
Managed to lower my resting heart rate by almost 20 % since my little episode last year.
Geçen seneki ufak olayımdan beri normal kalp atım hızımı hemen hemen % 20 düşürmeye çalışıyorum.
A little note signed by the director. Look at that.
Şuna bakın.
By the way, career day was a little weird.
Bu arada kariyer günü biraz tuhaftı.
But I'm hoping by the time it's your turn, there will be very little surgery left because human genome mapping will have given people information so that they can fight their diseases before they happen.
Devam et ; işe yarıyor.
Then I'd put the little bastard on the bus and make him get home by himself and then I'd bang the girls.
Ve kızlar da aynen şöyle,'aaaa'... ondan sonra da onu otobüse bindirip eve gönderiyor sonra kızları beceriyordum.
( Harp plays glissando ) This is our chance to restore decency, to take our daughters gently by the weave and say, "slow down, you little ratchet."
Topluma ahlakı yeniden kazandırmak ve kızlarımızı nazikçe küçük kuyruklarından tutup "Uslu dur seni küçük tavşan." demek için tek şansımız.
And which did, by the way, help me sleep a little better.
Bu arada geceleri iyi uyumamı da sağlamıştı.
Aah! Just a little something to remember me by.
Beni hatırlatması için küçük bir şey sadece.
That little piggy can't be touched by you right now.
- O kuşa şu anda sen dokunamazsın.
Then a little while later, he saw flames, called 911, and the fire was out by 10 : 00 a.m.
Biraz zaman sonra, alevler görmüş ve 911'i aramış, alevler sabah 10 : 00 gibi söndürülmüş.
Santiago, that little weasel's not coming back- - he's probably halfway to third base by now.
Şu küçük çakal Santiago'nun döneceği yok. Şu an muhtemelen birbirlerini parmaklıyorlardır.
I, uh, had a little bad publicity lately, and frankly, it's still really easy to score points by bashing Wyatt.
Benim son zamanlarda halk arasında imajım kötüydü ve Wyatt'ı ezince puan toplamak hala çok kolay.
Why don't you begin by telling us a little bit about your marriage?
Neden bize biraz evliliğinizden bahsederek başlamıyorsunuz?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]