English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ W ] / Where is the

Where is the traduction Turc

29,526 traduction parallèle
Smithers, where is the damn trapdoor button?
Smithers, nerede şu lanet tuzak düğmesi?
- Remind me. Where is the deceased in all this?
Peki şu an merhumun kendisi nerede?
Where is the snowman?
Kardan adam nerede?
Where is the dampago?
Tütünlerimin nerede olduğunu soruyorum?
Where is the rest of your group?
Grubun geri kalanı nerede?
Um... where is the car?
Araba nerede?
Where is the machine?
- Makine nerede?
Where is the kitten?
Kedi yavrusu nerede?
- Where is the kitten?
- Kedi nerede?
Rahulnow where is the signal travelling?
Rahul, şu an sinyal nereden geçiyor?
Where is my sister where is the money
Kızkardeşim nerede? Para nerede?
Hey where is the bathroom }?
Hey, lavabo nerede?
Where is the "Raza"?
"Raza" nerede?
But after you'd left, we discovered there is an unexploded Second World War bomb, seriously, right where the track was, so we had to go round it.
Sen gittikten sonra 2. Dünya Savaşı'ndan kalma patlamamış bir bombanın, gerçekten, orada olduğu keşfettik. O yüzden etrafından dolandık.
Grabbing the stick, which is on the left-hand side of where he's sitting, and turning in.
Oturduğu yerin solunda olan vites kolunu tutuyor ve içeri doğru kıvırıyor.
Okay, you've got four slow corners, and those are the ones where the Porsche is gonna make up time.
Dört yavaş viraj var. Buralarda Porsche zamanı telafi edecektir.
Where the hell is Macy?
Macy nerede kaldı?
I think I might know where the bomb is.
- Beş. Sanırım bombanın nerede olduğunu biliyorum.
Where the fuck is he?
Nerede lan bu?
- Yeah, you can laugh, but the thing is, his wife, she's in a panic, the kind where she comes over to the house and starts talking shit about how I must know who he's shacked up with
- Öyle, sen gül, ama meseleye bak karısı panik içinde evime gelip duran bir tür. Ben de karılarla takıldığım için hangi karıylaymış bilmem gerektiği konusunda bok bok konuşuyor.
But this is where the guests will be.
- Ama konuklar burada olacak.
And that's where the plane is.
Uçak da orada o zaman.
Well, when the officers at the airfield need a couple of extra hands, this is where they pick'em up.
Havaalanındaki memurların bir kaç ekstra işçiye ihtiyacı olduğunda gelip buradan alıyorlar.
Is that the woman's house where they said they wanted to store something?
Kadının evi mi Nerede bir şeyler saklamak istediklerini söylediler?
Where and how he was arrested, whether the government accepted bribes, this news has been completely blocked so far. But whether Jin Hyeon Pil's account book of bribes paid to officials really exists, is the focus of much national attention.
Nerede ve nasıl tutuklandığı, hükümetin rüşvet kabul edip etmediği tüm bu haberler şu ana dek engellenmiş olsa da Jin Hyeon Pil'in yetkililere ödenen rüşvet hesap defterinin gerçekte var olup olmadığı halkın merak konusu olmuş durumda.
I live at 810 Browning in Bayside, Queens, where I have lived my whole life, which is the same house where my father, Frank, after he left my mother, Julie...
810 Browning Bayside, Queens'te yaşıyorum. Tüm hayatım burada geçti ve aynı zamanda babam Frank'in annem Julie'yi terk ettikten sonra yaşadığı yer de burası.
See, now, this is where his eye should be, but instead it's trapped in the broken bone.
Aferin. Gözü böyle olmalıydı ama onun yerine kırık kemiğin içine takılıp kalmıştı.
Where the hell is Frank?
Frank hangi cehennemde?
Hey, you ever think back in the day this is where we'd be?
Eskiden hiç sonumuzun böyle olacağını düşünür müydün?
The place where she grew up is there.
Büyüdüğü yer orada.
If the disease is in you, why does it matter where you go?
Hastalık kafandaysa nereye gittiğinin ne önemi var?
If the car turned off here, this is where the car turned off.
Eğer araba burada durduysa araba burada durdu.
Is this where the universe was supposed to lead us?
Evren bizi buraya mı getiriyordu?
What is the bungalow cakked, where is it located?
Bu köşkün adı ne? Nerede bulunuyor?
Is the money ready 7 it's ready where do I have to send it?
Para hazır mı? Hazır. Nereye göndermem gerek?
The thing that's important for me is the guest has... the a-ha moment, where they feel that they've "discovered" something.
Benim için önemli olan şey konuğun... hah anı. Bir şey keşfettiğini hissetmesi.
In a restaurant where you are working in the emotional realm as much as you're working in the sensory realm, scent is gonna be the bridge between the two that's most direct.
Duyusal âlem kadar duygusal âlemde de çalıştığınız... bir restoranda... koku ikisi arasındaki köprü olacaktır.
No, it's about having a restaurant with philosophy, where the creativity is the priority.
Hayır, önceliği yaratıcılığa veren... felsefesi olan bir restoran olması.
The second restaurant, Petit Crenn, is modeled on her mother's hospitality, where there's more of a traditional Breton menu and it's a less formal atmosphere.
Annesinin konukseverliğinden esinlenmiş olan ikinci restoranı Petit Crenn'de... daha geniş bir Breton menüsü... ve daha rahat bir atmosfer vardır.
You know, sometimes where, you know, the past is the past and you don't wanna touch it.
Bazen geçmiş geçmiştir ve ona dokunmak istemezsin.
This is where I saw my father for the last time. This is the last time I saw my dad, laying on that bed.
Burası babamı en son gördüğüm yer. şu yatakta yatarken.
Understanding where I spent most of my childhood, I think it has a lot of connection of what the restaurant is about.
Çocukluğumun çoğunun geçtiği yeri anlamak... bence bunun restoranımla çok fazla bağı var.
The space where you need to walk is taken over by the street food.
Bütün yürüyüş yerleri sokak satıcılarıyla doludur.
The award night is the most exciting thing in your life, as a chef, because they don't tell you where you are, what is your ranking.
Ödül gecesi bir şef için en heyecanlı gecedir... çünkü hangi sırada olduğun söylenmez.
♪ And that's where the gun is. ♪
ve işte silahın olduğu yer.
And the hard truth is if they knew where we were, they would have bloody been here by now.
Ve acı gerçek şu ki burada olduğumuzu bilselerdi çoktan gelirlerdi.
I can almost... I think I can see where I left the 4Runner, which is good because it...
4Runner'ı bıraktığım yeri görebiliyorum.
You just got to show us where the stuff is.
Bize erzağın yerini söylemen yeterli.
- Piece of shit, where is he? - The girl left.
- Sadece bir kız vardı, o da gitti.
Where the fuck is Pietro Savastano?
Koyduğumun Pietro Savastano'su nerede?
Where the fuck is she?
Nerede bu orospu?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]