English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ I ] / I lost track

I lost track tradutor Turco

583 parallel translation
I lost track of her that night her parents were killed on the trapeze.
Anne babası trapez gösterisinde öldükten sonra izini kaybettim.
No, no. I lost track of the time.
Hayır, zaman nasıl geçmiş bilmiyorum.
I lost track.
Olayı kaçırdım.
I lost track of her after the war.
Savaştan sonra izini kaybettim.
I lost track.
- Pek bilemiyorum.
That I lost track of?
Neyimi sevdi?
I lost track of time.
Zamanın nasıl geçtiğini unutmuşum.
I lost track of most of my old schoolmates, but I wound up a comedian.
Okul arkadaşlarımın çoğunun izini kaybettim, ben de komedyen oldum.
I lost track of him.
Onun izini kaybettim.
I lost track of time.
Dalmışım.
Of course I was. 4344, 4343. I lost track at 3000.
Tabii ki sayıyordum, 4.344, 4.343... 3.000'de ipin ucunu kaçırdım.
I lost track of the final strike outs, but the important thing is the twinkies lost.
Sonlara doğru oyun dışı bıraktıklarımın sayısını unuttum ama önemli olan ama önemli olan çıtırların kaybetmesi.
I lost track of how many laws they broke, and how much military property they destroyed.
Ne kadar kanunu çiğnediklerini ve ne kadar askeri mülke zarar verdiklerini sayamadım.
His parents died and after that I lost track.
Anne ve babası öldü ve onun izini kaybettim.
I used to hear you on the radio, but the I lost track.
Seni radyoda dinliyordum. Ama sonra izini kaybettim.
- I lost track, Allan.
- İpin ucunu kaçırdım, Allan.
- I lost track of everything but my work.
- İşimden başka her şeyi kaybetmiştim.
I lost track of time.
Zaman kavramımı yitirmiştim.
And I lost track of her.
Bense izini kaybettim.
I lost track of her when I was in the hospital... and I... well, I'm sure you understand.
Ben hastanedeyken onun izini kaybettim... ve ben... well, eminim anlamışındır.
I lost track of you after Washington.
Washington'dan beri senden haber almadım.
Little Billy, though, I lost track of him.
Küçük Billy, gerçi, onun izini kaybettim.
Coward that I am, I lost track of my sire at the inn.
Kalabalık yüzünden, handayken efendimi yitirdim.
Actually, I got started on something and lost track of time.
Aslında bir şeye başlamıştım ve zamanın nasıl geçtiğinin farkına varamadım.
Doctor, I've completely lost track of Mr. Spenalzo.
Doktor, Bay Spenalzo nerede hiçbir fikrim yok. Durun!
I'd lost track of her for more than a year.
Bir yıldan fazla onun izini kaybetmiştim.
I've known her since she was a kid, then she went off to school and I sort of lost track of her.
Onu çocukluğundan beri tanırım. Sonra okula gitti. Bir süre izini kaybettim.
Then I think it was in 1940 we lost track of you.
Sanırım 1940'ta izinizi kaybetmiştik.
Ifyou lost track of him, what would I do?
İzini kaybetseydin ne yapardın?
I was reading your lovely script and lost all track of time.
Harika senaryonu okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.
I have lost track of time.
Zaman mefhumumu yitirdim.
To tell the truth, in the excitement I kind of lost track myself.
Doğrusu, bu karışıklıkta, ben de kaç el ateş ettiğimi saymadım.
I regret to say that we have lost track of him.
Maalesef onun izini kaybettik.
I've lost track.
Saymayı bıraktım.
I always said Spencer Black lost his leg because there was something headed for the track.
Hep derdim, Spencer Blac bacağını kaybetti çünkü piste doğru koşan bir şey vardı.
I knew they'd lost track of you.
Senin izini kaybettiklerini biliyordum.
I was sketching at Gull Cove. Lost track of the time. Don't worry.
Martı koyunda resim çiziyordum zamanın nasıl geçtiğini anlayamamışım.
I've lost track.
Günlerin izini kaybettim.
I've lost track, Carla.
Sayıyı unuttum Carla.
- Here they lost track of me and I ran away.
Burada izimi kaybettiler ve kaçtım.
Well, I bet he just got so excited about the show he lost track of time.
Bahse girerim, şov için öyle heyecanlandı ki zamanı şaşırdı.
I've lost track.
Aklımda tutamam.
Yes. I kinda lost track.
Evet, takibi kaçırdım.
I've lost track of his blood sugar content.
Kan şekeri miktarını takip edemiyorum artık.
And then we sort of lost track of each other after I got married.
Ben evlendikten sonra da birbirimizin izini kaybettik.
I graduated from El Paso High with a letter in track... and the coach lost his job over that little love tap.
El Paso Lisesi'nden atletizm lisansı ile mezun oldum. Ve koç o şefkatli tokattan sonra işini kaybetti.
- Now I've lost track of...
- Sanırım kime ait olduklarını kayb...
I am so sorry, I just completely lost track of the time.
Çok üzgünüm, Zamanın nasıl geçtiğini unutmuşum.
I completely lost track of time.
Zaman nasıl geçti anlamadım.
I guess I kind of lost track of what our real job was.
Sanırım yolumu kaybettim gerçek mesleğimizin ne olduğu hakkında.
Now I've lost track of male and female.
Artık kadın ve erkeklerin izlerini kaybettim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]