English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turco → Russo / [ K ] / Kötü değil

Kötü değil tradutor Russo

5,276 parallel translation
O kadar kötü değil!
Всё не так плохо.
Sizinki de kötü değil Bay Collins.
- У Вас тоже ничего, мистер Коллинз.
İlk yarışta dördüncülük. Çok kötü değil.
Четвёртое место на первыx соревнованияx - это совсем не плоxо.
Pac-Man kötü değil!
Пакман хороший.
- O kadar kötü değil yani desene?
- Все так плохо?
Ölüm o kadar da kötü değil.
Умирать не так уж и плохо.
- O kadar kötü değil.
- Это не так уж плохо.
Ziyaretçilerimizin % 40'ı ana sayfadan ileri gitmiyor bu o kadar kötü değil.
40 % посетителей сайта посещают лишь главную страницу, и это вовсе неплохо.
Hiç kötü değil.
Неплохо.
Çok kötü değil.
Не так уж плохо.
Hepsi kötü değil.
Не всё было так плохо.
O kadar da kötü değil.
Там не так уж и плохо.
O kadar kötü değil, iyileşeceksin.
Не все так плохо. Выживешь.
- "O kadar da kötü değil." miş.
"Не так всё плохо".
O kadar kötü değil.
Это не так ужасно.
O kadar kötü değil.
Он не так ужасен.
Ben senin yaşındayken evlendim, o kadar da kötü değil aslında.
Я вышла замуж примерно в твоем возрасте. Это не так ужасно.
Her şey kötü değil.
- Не все так плохо.
Onu eski karısına geri veremeyecek olman çok kötü değil mi?
Жаль, что нельзя вернуть его жене, да?
- O kadar da kötü değil.
- Это не так уж плохо.
- İngilizcesi kötü değil işte.
Да! У него неплохой английский.
- Kötü değil.
А неплохо.
- Larry'yi kıskanmıyorum. - Açıkçası bu kötü değil.
- Я не ревную к Ларри.
- Kötü söylemiş, perişan pek hoş bir kelime değil.
Терроризировал, это плохое словечко. Совсем не то слово.
Otobüs yolculuğu da o kadar kötü değil.
Дорога не так уж утомительна.
Ama bu kötü bir şey değil.
Господи...
Kötü biri olmak sizce de iyi bir duygu değil mi?
– азве это не прекрасно, быть плохим?
O kadar da kötü bir şey değil.
Ничего страшного.
- Kötü bir şey değil, inan bana.
- Это очень неплохо, поверь мне.
En kötü duruma karşı, değil mi?
Для наихудшего варианта.
O kadar kötü biri değil.
Он не так уж и плох.
Kötü, değil mi?
Дело плохо, да?
Eğer 30'unda ölmen gerekiyorsa seni seven insanların arasında olman kötü bir şey değil ki.
Если уж помирать в 30, то это неплохой способ, в окружении тех, кто тебя любит.
Kötü sayılmaz, değil mi?
Не такая уж плохая жизнь.
Muhtemelen dilenecek en kötü şey değil...
Не самое плохое желание.
Kötü bir şey olduğundan değil, ama vampir dişleri ve sizinki gibi solgun bir cildi olması gerekmez mi?
Я не говорю, что это плохо, но разве у него не должно быть клыков и такой же бледной кожи, как у вас?
Bu bir ihtimal değil ne zaman ve "ne kadar kötü" meselesi.
Тут вопрос не "если". А "когда". И насколько тяжелую.
Sadece bana değil başka bir sürü kişiye çok kötü davrandınız.
Ты многих обижала, не только меня.
Anladım.Arkadaşın kötü bir insan değil.Sadece kontrol manyağı.
Я уже все понял... Она не плохая, просто любит все контролировать.
Bu şekilde yaşamak kötü sayılmaz, değil mi?
Жить вот так, это ж неплохо, верно?
- O kadar da kötü değil.
Не так всё плохо.
Bu hiç de kötü bir fikir değil.
Это неплохая мысль.
Babam aslında kötü biri değil.
- Да не за что. Мой отец не плохой человек, просто сегодня неудачный день.
Bu çok kötü bir fikir, bunu biliyorsun, değil mi?
Это очень плохая идея. Ты же сама знаешь.
Kötü bir haber değil.
Они не плохие.
Kötü şans dileyeceksin, değil mi?
А вы, наверное, хотите пожелать нам неудачи, братец?
Şüpheleri için onu suçladı. Kötü ruhlara değil göklere hizmet ettiğini söyledi. Cahilleri korkutacak bir tür kara büyüden bahsetti.
Она упрекнула его за подозрения и сказала, что служит небесам, а не злым духам, а такая черная магия пугает глупых.
Kötü değil.
- Вполне.
Bu... kötü anlam da tuhaf değil.
- Нет, я в хорошем смысле слова.
Bunun gerçekten kötü fikir olduğunu biliyorsun, değil mi?
Ты же знаешь, что это плохая идея, верно?
Çok kötü bir şeyler olsaydı bana mutlaka söylerdin, değil mi?
Ты ведь рассказала бы мне, если бы что-то действительно плохое происходило бы, верно?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]