Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ F ] / From you

From you перевод на турецкий

172,073 параллельный перевод
Well, do you think it might be somebody from your days at the mobile psych unit?
Gezici Psikiyatri Birimi'nde çalışırken tanıştığın biri tarafından mı yapıldığını düşünüyorsun?
Planes have taken a lot from you.
Uçaklar senden çok şey götürdü.
But there's still a few things you need to learn from your papa.
Ama yine de babandan... öğrenmen gereken birkaç şey var.
There's only one thing I need from you... your magic... all of it.
Senden istediğim tek birşey var... sihrinin tamamı.
Why don't you call the cops from your house?
Neden polisleri kendi evinde aramıyorsun?
You're no different from your sister.
Senin de kardeşinden farkın yok.
Yeah, well, at least then he'll be safe from you!
En azından artık senden bir zarar görmeyecek!
What do you want from me?
Benden ne istiyorsun?
I'll give it to you if you get my son's phone from the police.
Oğlumun telefonunu polisten geri alırsan... bunu sana veririm.
Anyway, tell me, how do you stop them from overthinking everything?
Her neyse, söyle bana Onların herşeyden vazgeçmesini engellemek için ne yapıyorsun?
Yes, but for now, I need to find Amenadiel and you need to stay away from humans.
Evet, ama şimdilik, Amenadyel'i bulmalıyım Ve insanlardan uzak durmanız gerekir.
Why are you still hiding things from me after all we've been through?
Neden hala benden saklıyorsun Sonra hepimiz uğraştık mı?
The only thing I still don't understand is you seemed to have some inkling of this from the very beginning, so... why didn't you let me in on it?
Hâlâ anlamadığım tek şey Bunun biraz müşküllü görünüşü var gibi görünüyordu En baştan beri, bu yüzden...
I-I should never have got you involved in any of this from the start.
Ben seni hiç ilgilenmemeliydim. Baştan itibaren bunlardan herhangi birinde.
I saw you at the grocery store, recognized you from the news.
Sizi markette gördüm ve haberlerden tanıdım.
You're not gonna die from someone else's abdominal tuberculosis.
Başka birinin abdominal tüberkülozu yüzünden ölmeyeceksiniz.
You were wrong today, but you were able to admit it, and you'll learn from it.
Bu gün yanıldım ve yanıldığını kabul ettin. Hatandan ders aldın.
Where'd you come from?
- Sen de nereden çıktın?
Well, you haven't exactly been backing away from me.
Benden uzak kalabildiğin söylenemez.
I told him not to page you away from some sick kid.
Okuldan eve gönderilen hasta bir çocukmuşum gibi sizi aramamalıydı.
Is it true you got a call from the president?
Başkanın aradığı doğru mu?
You... You could have ingested them - from unwashed fruit or...
İyi yıkanmamış meyve yüzünden bulaşmış olabilir.
So you kept it from everyone?
Herkesten saklıyor musunuz?
So, you have some bleeding from a spleen laceration.
Dalak kesiği yüzünden kanaman var.
Now you're telling me I could have solved it from the comfort of my own home, my own bedroom, my own bed...
Şimdi sen de bana bunu kendi evinin konforunda çözebilirdin diyorsun. Kendi yatak odamda, kendi yatağımda.
From here on, I'm gunning for you.
Şu andan itibaren peşindeyim.
You keep your face low and stay as far away from the fire as you can.
Kafanı önüne eğ ve yangından mümkün olduğunca uzaklaş.
You can't walk away from the patient.
Hastayı bırakıp gidemezsin.
You mean from my dad.
Babamdan demek istiyorsun.
And if I hadn't, I'd still be partying, going from guy to guy, certainly wouldn't have been a teacher,'cause no one... no one thought I had anything to offer... but you.
Eğer tanışmasaydık, ben hala parti yapıyor olurdum,... bir adamdan başka bir adama giderek asla öğretmen olamazdım. Çünkü kimse bana bunu teklif etmemişti sen hariç.
I know where you're from. I...
Nereli olduğunu biliyorum.
So where are you from?
Nerelisin?
Hey, look, uh... the guys from the motor pool are looking for you.
Baksana... Park yerindeki adamlar seni arıyordu.
When you came back from being undercover, you were different, but I still knew who you were.
Gizli görevden geri döndüğünde farklıydın ama hala seni iyi tanıyorum.
What are you hiding from me?
Benden ne saklıyorsun?
You see, back where I'm from, I robbed enough witches and warlocks to know the kind of magic you need to break a protection spell.
Geldiğim yerde... koruma büyüsünün nasıl bozulacağını öğrenecek kadar... çok cadı ve büyücüden bir şeyler çaldım.
It's not like where you're from.
Senin geldiğin yere benzemiyor.
Dark One, I summon thee! Ugh! I told you to stay away from my son.
Karanlık Olan, seni çağırıyorum! Oğlumdan uzak durmanı sana söylemiştim.
You said you would find Gideon before he did something he couldn't come back from.
Gideon geri dönemeyeceği bir şey... yapmadan önce onu bulacağını söylemiştin.
Ah, the better to keep you from pulling the wool over my eyes, Mr. Beaumont.
Gözümü boyamaktan uzak durmaya devam etseniz iyi olur Bay Beaumont
Take it from me... you got a homicidal ex-con in there, detective.
Tecrübelerime binaen... Orada eski bir katil zanlısı var, dedektif.
Where are you from?
Nerelisin?
Yeah, because your world was so overwhelming and scary and you needed a break from it all.
Evet çünkü senin dünyan çok bunaltıcı ve korkunç. Bütün bunlardan uzaklaşman gerekiyor.
How the hell are you getting reception from six feet under?
Ölü ve gömülüyken telefonu nereden buluyorsun?
From now on, if you need more toner for the copier, or you want to get your kid in a new elective, you see Carey gold.
Bundan sonra fotokopi makinesi için toner gerekirse veya çocuğunuzu seçmelere sokmak isterseniz Carey Gold'a gidin.
Do I know you from somewhere?
Seni bir yerden tanıyor muyum?
You were like this when we came home from school yesterday.
Dün eve geldiğimizden beri böyleydin.
Okay, thank you for your time, Mackenzie, but I think I've got it from here.
Çaban için teşekkürler Mackenzie ama sanırım buradan sonrasını ben devralıyorum. Eminim üstesinden gelirsin Chip ama ne her ihtimâle karşı babanızın ailesine haber verdim ve yoldalar. Harika.
Chip, from now on, you'll be the colonel's apprentice.
Chip, şu andan itibaren Albay'ın yâverisin.
You're just a dimwitted gold digger trying to suckle from the mighty Pemberton teat.
Sadece iri Pemberton memesini sağmaya çalışan ahmak bir servet düşkünüsün.
Miss Mickey? A man from the fire department is here to see you.
İtfaiyeden bir adam seni görmek istiyor.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]