Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ W ] / Wait for him

Wait for him перевод на турецкий

1,395 параллельный перевод
- Did you wait for him?
- Onu beklediniz mi?
You want to wait for him to arrest?
Kalbinin durmasını mı beklemek istersin?
What am I supposed to do, wait for him to rape them, too?
Ne yapsaydım, onlara da tecavüz etmesini mi bekleseydim?
I don't know. Out. He said to wait for him here.
Bilmiyorum.Dışarı. Burada beklememi söyledi.
We wait for him to leave the house.
Evden çıkmasını bekleyeceğiz.
I prefer to wait for him.
Onun gelmesini bekleyelim öyleyse.
Stay here and relax, wait for him.
O ayda bir kontrole gelir.
We need to go over there and get in position... wait for him to lead us to the diamonds.
O tarafa geçip pozisyonumuzu almamız bizi elmaslara götürmesi için beklememiz lazım.
I can't wait for him to get his ass out here.
Onu buradan çıkarmak için onu bekleyemem.
Your son is coming, you must wait for him.
Oğlunuz geliyor, onu beklemelisiniz.
We can sit down and wait for him in here.
Onu burada bekleyebiliriz.
Yeah, well, anyway, I figured you'd stake out the registrar's office and wait for him to show.
O gelene kadar yönetimde beklemelisin.
- I can't wait for him.
- Onu bekleyemem.
He said for us to wait for him here.
Onun için burada beklememizi söyledi.
Tell him I'll wait for him, at this address in Paris, tomorrow, all through the day.
Paris'teki bu adreste... gün boyunca onu bekleyeceğimi söyleyin.
"He went to the Lord and told me to wait for him right here."
"Tanrımıza kavuştu ve onu burada beklememi söyledi."
- Can you wait for him, please?
- Bekleyebilir misin, lütfen? - Evet.
I'II wait for him.
Onu bekleyeceğim.
- wait for him.
- Onu bekle.
She would wait for him here.
Onu burada bekliyormuş.
- Now I've gotta wait for him to catch up.
- Şimdi de onu yakalamak için bekliyeceğim.
You gonna wait for him?
Çıkmasını bekleyecek misin?
Asked if I'd wait for him.
Onu bekleyip, beklemeyeceğimi sordu.
He asked her to wait for him.
Ona bekleyecek misin diye sormuş.
We'll go hang out in my basement and wait for him to come by.
Bodrumda takılıp uğramasını bekleriz.
You can wait for him over there.
Onu şurada bekleyebilirsiniz.
We know where to wait for him.
Onun buraya geleceğini biliyoruz.
I will wait for him at the exit
Ve çıktığı zaman da ben onu bekliyor olacağım.
All right, so, uh, you're gonna wait for him here, all right?
Tamam, evet, ah, Onu burada mı bekleyeceksin, öyle mi?
We wanted to wait for him, sir.
Biz onu beklemek istedik, efendim.
- Wait, are you? - Well, I'm not gonna give the Elders any excuse to take him away again, that's for sure.
- Büyükler'in onu benden almaları için ellerine mazeret verecek değilim, orası kesin.
He said not to wait up for him.
Onu beklemememizi söyledi.
SO I'LL JUST GO WAIT OUTSIDE FOR HIM.
Ben gidip dışarıda onu bekleyeceğim.
nine months later We wait six weeks for him to put another packet in the fridge and last night, we grab him.
Onu, buzdolabına başka bir paket koysun diye, altı hafta bekledik ve dün gece onu yakaladık.
- We won't wait for him.
Onu beklemeyeceğiz.
I can't wait for you to meet him.
Sizi onunla tanıştırmak için sabırsızlanıyorum.
Shall I start on him right away, or do I wait for Colonel Vondt?
Ondan mı başlayayım yoksa Albay Vondt'u mı bekleyeyim?
I have got to wait on him hand and foot for the next 20 years.
Eğer zengin bir kadın olmak istiyorsam yirmi yıl boyunca onun her dediğini yapmak zorundayım.
They want him to wait outside his apartment for a car to pick him up.
Apartmanın dışında... arabanın onu alması için beklemesini istiyorlar.
tell him to wait for me.
Beni beklemesini söyle.
You dated him for 7 years so you'll wait 21 years?
Onunla yedi yıl çıktın, yirmi bir yıl bekleyecek misin?
and you wait for that right time to return and claim him, and seize the fate of the nietzschean people?
Sonra da geri dönüp oğlunu almak ve Nietzschean halkının kaderinde rol sahibi olmasını sağlamak için doğru anın gelmesini beklerdin.
He said to wait for him here
Onu burada beklememi söyledi.
Now we had him under surveillance for a while, hoping she'd turn up again, but... now that I have you, why wait?
Bir süredir tekrar ortaya çıkar diye doktoru takip ediyoruz, ama... şimdi sana sahibim, niçin bekleyeyim?
WHY WAIT FOR SOMEONE ELSE TO CREATE HIM?
Neden birinin yeni bir çizgi roman yapmasını bekliyoruz?
We will wait for him to respond.
İletişim kurana kadar beklemede kalmalıyız.
- I won't wait around for him to kill us!
- Bizi öldürsün diye bekleyip duramam.
To get even, even-steven... I would have to kill you go up to Nikki's room, kill her then wait for your husband, the good Dr. Bell, to come home and kill him.
Ödeşmek, tam olarak ödeşmek için seni öldürmem Nikki'nin odasına çıkıp onu öldürmem sonra, kocanın eve gelmesini bekleyip onu da öldürmem gerekirdi.
Lock him up, wait for Baxter to come riding in.
İçeri kilitleyip, Baxter'ın kasabaya dönmesini bekleyelim.
Tell him to wait for me.
- O.
Wait here for him.
Onu burada bekle.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]