English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ A ] / And then this morning

And then this morning Çeviri Türkçe

299 parallel translation
And then this morning, when your husband was out I came back here to look at his statement.
Sonra bu sabah eşiniz dışarıdayken hesap dökümüne bakmak için buraya geldim.
And then this morning, she called me stupid.
Ama bu sabah bana aptal dedi.
And then this morning, when I told Dad that Lejiana hadn't...
Ardından bu sabah, babama Lejiana'nın daha dönmediğini söy...
And then this morning I was driving to work...
Ve bu sabah işe gidiyordum...
Last night you returned me to my hotel without saying a word, and then this morning, you call to invite me for dinner.
Dün gece tek kelime etmeden, beni otelime geri götürdün ve sonra bu sabah, akşam yemeğine davet etmek için arıyorsun.
And then this morning - I lost'em. - We lost them.
Sadede gelirsek, bu sabah izlerini kaybettim.
And then this morning :
Ve sonra bu sabah...
And then this morning I noticed that I have a cyst or some kind of boil on the back of my neck. Look.
Bu sabah uyandığımda boynumun arkasında bir kist, yumru gibi bir şey olduğunu farkettim.
And then this morning, I felt like I was ready again, and then this afternoon, l- - l wasn't so sure.
Sonra bu sabah kendimi yeniden hazır gibi hissettim ve sonra öğleden sonra yine emin değildim.
AND THEN THIS MORNING, WE WAKE UP AND WE'RE JUST SO CRANKY.
Sonra bu sabah kalktık ve ikimiz de suratsızdık.
I ended up working through the night and I finished the first chapter. And then this morning, I was able to knock off the second, and then I faxed it over to the guy.
Bütün akşam boyunca çalıştım ve ilk bölümü bitirdim, ve bu sabah da ikinci bölümü hallediverip, yayımcıya faksladım.
However, if you persist in fighting among yourselves... antagonizing the guards and making way for accidents... like the one that happened in the machine shop this morning... - then all your privileges will be revoked at once. -
Bununla birlikte, aranızda kavga etmekten vazgeçmez bu sabah torna atölyesinde yaşanan olay gibi gardiyanlara karşı gelip kazalara sebebiyet verirseniz tüm ayrıcalıklarınız derhal iptal edilecektir.
Then this morning I.. That's why I wanted to stop. To tell you how much you meant to me and..
Bu sabah da, bunun için duralım istedim karşılaşmamızın ne kadar önemli olduğunu bana yalnız kaybettiklerimi değil başka şeyleri de düşündürdüğünü söyleyecektim.
We had to clear away this morning, and then I ran all the way so's to be here in time.
Bu sabah bitirmiş olmalıydık ve sonra zamanında yetişebilmek için tüm yolu koştum.
Everything's organized. We're telling the newspapers this morning, And then going right ahead.
Bu sabah basına açıklayacağız ve ardından üretime başlanacak.
This morning Sofia wore it on his finger, then it slipped into the dough and then into some pizza!
... Bu sabah hamurun içine düşüp bir pizzaya karışana kadar bu yüzük Sofia'nın parmağındaydı!
In the morning you could ride up on a horse and give orders... and then come home to me and I'd put my arms around you like this... and we'd never stop making love to each other.
Sabah atın üzerine binip emirler verirsin... sonra eve gelirsin, seni kollarımla böyle sararım... hiç durmadan sevişiriz.
And I've done all right so far, but then, I got this, this morning.
Şu ana değin iyi gitti, fakat sonra, bunu aldım, bu sabah.
Your friend Sheikh Ali Ibrahim... escaped downriver at 10 : 00 this morning... and since then there's been no message.
Şeik Ali İbrahim'in kaçtığı bu sabahtan beri hiç haber yok.
Hit by a car and then, I woke up this morning.
Araba çarptıktan sonra bu sabah uyandım.
Then this morning when I was home she swore up and down she could hear some kid screaming.
Bu sabah ben evdeyken de çığlık atan bir çocuğun sesini duyduğuna yemin ediyordu.
A sign, and if you put this sign on the side of your own carriage... and beat theirs to the mine by leaving just as it's morning, then you get?
Bir tabela ve eğer sen kendi arabanın yan tarafına bu tabelayı koyarsan ve sabahleyin madene gidip onların yerine altınları alırsınız, yapabilir misin?
Then why was it unlocked this morning, and why did Clinton put the sign out?
Öyleyse neden bu sabah kilidi açıldı, ve Clinton niye işareti bıraktı?
He brought me home last night, and... And then he had the police bring my car back this morning.
Dün gece eve getirdi ve polislerin sabah arabamı buraya çekmelerini sağladı.
I wanted several people who were close to me to have this flag in the room for the night... to sleep with it, you know, and then in the morning to sew something into the flag.
Kendime yakın bulduğum insanların bu bayrakla beraber bir gece geçirmesini ve sabah kalktığında bayrağa bir şeyler dikmesini istiyordum.
It's just that I called his house last night and then again this morning and no one answered, so being a hysterical person, I started to worry.
Dün akşam ve bu sabah evini aradım da açan olmadı. Panik biri olarak merak etmeye başladım.
In that case, she'd wake up this morning and she'd see the news of Edgware's death and then she'd get onto the...
Bu durumda, bu sabah yatağından kalkacak, Lord Edgware'in ölüm haberini görecek ve...
He was sighted in the area a few weeks ago and then again this morning.
Bu sabah bu bölgede görülmüş.
And then... this morning we had pancakes.
Ama sonra bu sabah birlikte krep yedik.
Carl stood me up this morning and then he was murdered at the flea market.
Carl bu sabah karşımda duruyordu... ve şimdi öldürülmüş.
She said it was like a dream had come true for her. And then, suddenly... this morning...
Rüyalarının gerçek olduğunu söylüyordu ve sonra, aniden bu sabah ;
And then she'd take out this half-ounce of blow, we'd snap out a few mondo lines, vaporize a few million brain cells, screw for about an hour, then spend the rest of the morning trashed watching...
Göğüs uçlarından barış sembolü şeklinde küpeler sarkıyor. Kokain çıkarıyor ve ince çizgileri çekiyoruz.
You know she probably woke up this morning and thought I'll have some breakfast, take a walk, then have my massage.
Bilirsiniz büyük olasılıkla bu sabah kalktı ve düşündü ki "Pekala kahvaltı ederim, biraz yürürüm, sonra masaj yaptırırım."
Then what were you doing this morning Watching me and Linda?
Öyleyse bu sabah ne yapıyordun beni ve Linda'yı izlerken?
If these photographs are true- - and nothing I have seen this morning persuades me that they are not- - then we are facing the single most import discovery of our century, one that must affect every aspect of our lives... and our beliefs.
Eğer bu fotoğraflar gerçekse... ve bu sabah onların gerçekten gerçek olduğuna inandım... O zaman bu yüzyılın en büyük keşfinden söz ediyoruz demektir. bir bakıma hayatımızın yönünü değiştirecek bir buluş... inanılmaz.
We got some great tunes for you this morning, and then Robin will analyze me when we get back from this song.
Bu sabah için harika melodilerimiz var ve bu şarkıdan sonra da Robin beni analiz edecek.
Well, if that's daylight... and that's night, then we may as well assume that... this is morning again.
Bu gün ışığıysa bu da geceyse tekrar sabah olduğunu varsayabiliriz.
No, but just watching you play with the kids this morning... and then wearing these silly boxers that they gave you....
Hayır, fakat seni bu sabah çocuklarla oynarken görmek... ve sana verdikleri bu aptal boxerı giymen....
I was disgusted with myself and this morning I was upset and then I got your message and I was so happy.
Kendimden iğrendim ve bu sabah üzgündüm ama sonra mesajını aldım ve çok sevindim.
I overslept this morning because I forgot to tell the computer to wake me and then the acoustic inverter in my sonic shower blew out.
Bu sabah uyuya kalmışım, çünkü bilgisayara, beni uyandırması için herhangi bir komut girişinde bulunmayı unuttum, ve daha sonra, sonik duşumun akustik donanımı patladı.
And then at 7 : 00 this morning... we picked him up outside the gate.
Dile kolay... ve sonra bu sabah 7'de... onu dis kapidan aldik.
Suppose we just put this in the safe and then Monday morning when you're feeling good...
Sanırım onu kasaya koymalıyız... ve pazartesi sabahı kendini iyi hissettiğinde...
You know, it was just all I could do to get myself dressed and then feed the baby this morning.
Bu sabah ancak giyinip süt vermeye vaktim oldu.
You and Kelly three times last night, and then what was this little thing this morning?
Sen ve Kelly, dün gece üç kez! Sonra bu sabahki... O da neyin nesiydi?
[Groans] Is this gonna be like one of those horror movies... where we open the door and everything's normal... and we think you're crazy, but then there really is a killer robot... and the next morning you find me impaled on a weather vane?
Kapıyı açtığımızda her şeyin normal olduğu ve senin delirdiğini düşündüğümüz ama gerçekten katil bir robotun olduğu ve ertesi sabah beni bir rüzgar gülüne saplanmış bulduğunuz korku filmlerinden birindeki gibi mi olacak?
Give me till morning tofind outwho this guy is... and till then, don't sweat it, huh?
Bu adamın kim olduğunu bulmak için bana sabaha kadar... süre ver ve merak etme, tamam mı?
Then last week when you spoke of her and this morning in the office when I saw her.
Sonra sen, geçen hafta telefonda, ondan bahsedince ve bu sabah, onu ofisinde gördüğüm zaman.
I just quit my job this morning... and then I had a fight with Becky... because I told her I wasn't going to move in with her... and she really just wants to kill me.
Bu sabah işimden ayrıldım ve Becky ile yeniden kavga ettim çünkü onun yanına taşınmak istemediğimi söyledim ve gerçekten beni öldürmek istiyor.
And then I wake up this morning to find out the girl who was so upset when I told her I couldn't come... actually kissed me off Friday night.
Sonra bu sabah kalktım ve hafta sonu gelemediğim için üzülen kızın, Cuma günü bana veda ettiğini öğrendim.
Here it is, here it is! If you wish joining us for this military operation, then meet up wearing your camouflage and your combat gear. The venue is outside John Nike Lesiure Center, at 9 o'clock tomorrow morning.
O burda, o burda Eğer bizi seçersen bu askeri operasyon için, sonra comufulaj giyilerine bakarsın ve seni savaş eşyaların.olay yeri John Nike Lesiure Center'ın dışında,
This morning she was vomiting more, and then, just when we thought she was done, she started vomiting again.
Bu sabah biraz daha kustu. Tam bitti derken yeniden başladı.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]