English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ B ] / Been better

Been better Çeviri Türkçe

3,096 parallel translation
I just feel like my time would have been better spent at the lab.
Sadece laboratuvarda kalırsam daha faydalı olurdum.
I have never been better.
Daha önce hiç bu kadar iyi olmamıştım.
Maybe that would've been better.
Belki de böylesi daha iyi olurdu.
It would've been better if he died in the crash.
Kaza anında ölseydi daha iyi olurdu.
Timing could have been better.
Zamanlama daha iyi olabilirdi.
Contrary to rumors, my life has never been better.
Söylentilerin aksine benim de hayatım hiç bu kadar iyi olmamıştı.
Ugh. Canada would've been better than that dump.
O çöplüktense Kanada'ya gitsem daha iyiydi.
Um, timing could've been better.
Zamanlama iyi olabilir.
I've been better.
Daha iyi günlerim olmuştu.
Mess has been better than I expected.
Yemekhane beklediğimden iyi çıktı.
We've definitely been better.
Kesinlikle daha iyiyiz. Tamam.
That bastard charged me so much, I would have been better off giving half to my wife.
Karıma verdiğimden daha fazlasını bu şerefsize vermek zorunda kaldım.
I've been better.
- Daha iyi olduğum zamanlar oldu.
One day, she burst into tears and said,..... "Hanging you would have been better!"
Bir gün gözyaşları içinde şöyle dedi : "Asılsaydın çok daha iyi olurdu!"
It would've been better if I hadn't been born.
Keşke hiç doğmasaydım.
It would've been better...
Keşke...
Listen, it probably would have been better for both of us if I had just told you that.
Eğer sana anlatmış olsaydım, ikimiz içinde daha iyi olurdu.
I've been better.
Daha iyi.
I've been inclined to argue that we still have better options, but suddenly I'm not so sure.
Ben daha iyi seçeneklerimiz olduğu konusunda ümitliydim ama artık o kadar emin değilim.
I've been better, my dear.
- Daha iyi günler gördüm, tatlım.
BUT WE'VE BEEN PRESENTED WITH A BETTER OPPORTUNITY.
Ama daha iyi bir fırsat yakalayabilirdik.
Duchemin's been in the asylum for months and I'm caught by that jumped-up son of an Edinburgh fishwife who didn't know his business better than to...
Duchemin, ay boyunca akıl hastanesindeydi ve kendimi Edinburgh'lu balıkçı kadının oğlunun kucağına attığımı kimse bilmeyecekti.
Well, I've been online for the last hour looking for stories to make me feel better about my life.
Son bir saattir internette kendi hayatım için şükretmemi sağlayacak hikâyeler arıyorum.
I've only been with your son a few hours, and I already know him better than you.
Oğlunla birkaç saattir birlikteyim şimdiden senden fazla şey biliyorum.
I've been told by your friends you are someone worth getting to know better.
Arkadaşların bana, görüşmeye değer biri olduğunu söyledi.
There better be a damn good reason why Gertrude Wermers's safety has been compromised in this scheisse hole.
- Bu bok çukurunda Gertrude Wermers'in güvenliğinin tehlikeye atılmasının lanet olası iyi bir sebebi olsa iyi olur. - Anlıyorum.
Well, to be honest, Chief, funding this bill has been an uphill battle, but I will say if you're able to use existing law to put away this pimp, it just might prove our present legal structure is better than we assume.
Dürüst olmak gerekirse Şef, bu yasa tasarısı için çok savaştık. Ama eğer bu pezevengi şu an var olan bir yasayla içeri tıkmayı başarırsanız hukuki yapılanmamız sandığımızdan iyi durumda demektir.
Ate the whole thing with a pink plastic spoon, and it was way better than any party ever could have been.
Ve hepsini pembe plastik bir kaşıkla yedim. Ve bu daha önce yaşadığım tüm partilerden daha güzeldi.
You couldn't have described that better if you'd been there yourself. Thanks.
O an burada olsan bu kadar iyi anlatamazdın.
Everybody would have been a lot better off if I'd let you drown that day at the pond.
Seni o gölette boğulmaya terk etseydim herkes şimdi daha mutlu olurdu.
After all... I'm a better Jordan Hester than you've ever been.
Nihayetinde, bunca zaman senden çok daha iyi bir Jordan Hester oldum.
He'd better not have been, because we have a contract...
Binmese iyi olur çünkü bir anlaşmamız var
sure you would have said that donuts were class C But for me, despite what people think... my grandmother's donuts always been much better.
Bu onları C sınıfı donut yapsa da kim ne derse desin, bana göre büyükanneminkiler en iyisiydi.
But I have been trying, and trying hard to be a better person.
Ama daha iyi bir insan olmak için çok ama çok çabalıyordum.
Forget everything that I've done or that my entire adult life has been dedicated to making your life better and easier!
Yaptığım her şeyi, kendimi senin hayatını daha iyi ve daha kolay yapmaya çalıştığımı hemen unut!
It would have been so much better if I could have just kicked the crap out of him and had him trussed up for you guys to take away. Made it easier for us too.
Bizim için çok daha kolay olurdu.
Better than you been treated before.
Daha önce davranmadıkları gibi.
I've been trying to do better for you...
Senin için daha iyisini yapmaya çalışıyorum...
I've been reusing the hot dog water so it gets more flavor. It's only going to keep getting better.
Sosisleri kaynatırken suyunu değiştirmiyorum aroması daha yoğun oluyor ve daha da güzel olacak.
But I'm sure whoever shows up will be better company than the threesome I've been having with Aunt Jemima and Mrs. Butterworth.
Ama eminim ki gelecek olan kişi, bir süredir Jemima kekleri ve Butterworth sosuyla yaptığım üçlüden daha fazla zevk verir.
I've been waiting a long time, but who knows better than I do, right?
Bunu uzun süredir bekliyordum ama kim benden iyi bilebilir ki?
Greendale's never been better.
Greendale hiç böyle olmamıştı.
Okay, the Fishmans are heading up the North Face, but I've been studying this map and I think we've got a better chance of beating them if we go up the South Face.
Fishmanlar kuzey tarafından tırmanıyor. Haritaya biraz göz gezdirdim ve sanırım güneyden tırmanırsak onları yenebiliriz.
That I must have HAD with the rest of Them About..... My Thought at the time IT That Would be Better to use the two Other Tracks as well That We HAD Been working on.
.. O zamanki düşünceme göre üzerinde çalıştığımız diğer iki şarkıyı da eklemenin daha iyi bir fikir olduğunu düşündüm.
Maybe if you'd done your job better in the first place, those boys would have all been convicted ; We wouldn't be in this mess.
Belki de ilk başta işini daha iyi yapmış olsaydın eğer bu çocuklar suçlu bulunur, biz de bu pisliğe bulaşmazdık.
Ow. For the past six years, nothing has been a better distraction than rescuing you from your various wrong turns on the road of life.
Son altı yıldır, hiçbir şey seni hayat yolundaki birçok yanlış sapmalardan kurtarmak kadar güzel bir dikkat dağıtıcı olamadı...
No, we also bonded over having both been raised by our grandmothers, and we also swore that we'd both remain committed to making the world a better place for our having been in it.
Hayır, ayrıca ikimiz de büyük annelerimiz tarafından büyütülmüşüz ve ikimiz de içinde bulunduğumuz sürece komisyona bağlı kalacağımıza dair yemin ettik birbirimize.
That would have been actually better than...
O aslında daha iyi olurdu...
If one of you's been guilty parted... guilty parted better speak up!
Eğer biriniz haksız taraftaysanız... Haksız taraftaki konuşsa iyi olur!
But we've been presented with a better opportunity.
Ama daha iyi bir fırsat yakalayabilirdik.
I hope you now have a better understanding of why it is I've been so distant of late.
Şimdi seni neden bu kadar geç saatte çağırdığımı anlayabiliyorsundur.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]