English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ F ] / Five seconds

Five seconds Çeviri Türkçe

1,769 parallel translation
I've been a spyall of five seconds and I already havesoy sauce on my shirt.
Daha 5 saniyedir casusum ama gömleğime sos bulaştırdım.
- Five seconds.
- 5 saniye.
All right, dan, you have now five seconds.
Tamam Dan, 5 saniyen var.
Your girlfriend over there wants to roll a cigarette every five seconds.
Kız arkadaşın her beş saniyede bir sigara yuvarlıyor.
Explains why the laser was doing zero to 60 in under five seconds.
Bu, lazerin 0-100 km arasını nasıl beş saniyede aldığını açıklıyor.
I only have five seconds.
Ancak beş saniye dayanabilirim.
She hugged me and she held that hug for over five seconds.
Bana sarıldı. Beş saniyeden fazla sarıldı.
- What the fuck? - I have no control after five seconds.
Beş saniyeden sonra kendime hakim olamam.
That's a long time, five seconds.
Beş saniye uzun bir süre.
She's got five seconds to claim it, then it's mine.
Beş saniye içinde almazsa dondurma benim olur.
You should have five seconds.
Beş saniyeniz var.
She looked at Tony, looked at you, thought for about five seconds, and said to herself, " Ha!
O senin yarı yaşında! Sana ve Tony'ye şöyle bir 5 saniye kadar bakıp sonra paranın nerede olduğunu farketti.
You've got five seconds to tell me where Bishop is.
Bishop'un nerede olduğunu söylemek için 5 dakikan var.
You have five seconds.
Beş saniyeniz var.
Most days I don't have five seconds to myself.
Çoğu günler kendime ayırabileceğim 5 saniyem yok.
- Five seconds.
- Beş saniye.
You have exactly five seconds to apol- -
Özür dilemek için tam 5 saniyen va..
- For you, maybe, but for me, with the right dimples and curls, five seconds.
- Senin için belki fakat benim için doğru çukur ve kıvrımlarla beş saniye.
Go back again, just... five seconds.
5 saniye kadar geriye al.
I see something cute, I start wearing it and in like five seconds, it's a total trend.
Hoş bir şey görüyorum. Giyiyorum ve beş saniye içinde yeni bir akım olacak.
Five seconds.
- Beş saniye.
Five seconds.
Beş saniye.
Now if she could just stop talking for five seconds.
Şimdi, eğer konuşmayı bitirebilirse beş saniyeliğine.
Mr. Lawson expects everything he wants in five seconds.
Bay Lawson istediği her şey hemen olsun istiyor.
You did it in five seconds.
Sen beş saniyede yaptın.
If I guess your name in the next five seconds you will have to shake my hand.
Beş saniye içinde adını bilirsem... ... elimi sıkmak zorundasın.
Okay, five seconds.
Beş saniye.
Just for five seconds.
Kısa bir süreliğine.
Could you please switch over, Five seconds only.
Acaba kanalı değiştirebilir miydiniz. Yalnızca beş saniye için.
Seven, six, five seconds here we go.
7,6,5 saniye başlıyoruz.
Could I talk to you for five seconds
Balık yağı için beni sıkıştırmadan seninle 5 dk.
- Five seconds to a number.
- Numara için beş saniye.
Give me five seconds.
Bana beş saniye verin.
She can go from zero to party in five seconds flat.
İki eli kanda olsa, partilere beş saniyede gelir.
Just give me five seconds, please. Listen.
Yalnızca 5 dakikanı ver de dinle.
Can you shut up for like five seconds, Betty?
Beş saniye susamaz mısın, Betty?
Impact in five seconds.
Beş saniye içinde çarpacaklar.
- Five seconds to maximum dispersion. Three, two, one.
Başlamasına 5 saniye var... 3... 2... 1...
In five seconds, I'm getting on this truck and I am leaving Washington for good.
5 saniye içerisinde bu kamyonu alıp Washington'u temelli terk ediyorum.
I'm gonna give you five seconds.
Sana 5 saniye veriyorum.
Yeah, I got drunk at a party and I made out with him for like five seconds and then I gave him the fake name.
Bir partide sarhoş oldum, 5 saniye öpüştük. Sahte bir isim verdim.
Five seconds!
5 saniye!
- Five seconds.
- Bu arabada emniyet kemeri yok.
I COULD HAVE SWORN IT WAS FIVE. 21 SHOTS WERE FIRED, LASTING 4.3 SECONDS.
Geçen 4.3 saniyede 21 bir el ateş edildi.
Sweetheart room five - give up two seconds. Don't start without me.
Tatlım 5 numaralı oda.
Leave me alone for five seconds, please.
Tamam, kesin! Kesin!
Table five's coming up in a few seconds, chef.
Beşinci masanınki birkaç saniye sonra geliyor şef.
Table five's coming up in two seconds, chef.
Şef, beş numara iki saniye içinde hazır.
The multi-CD player that tragically gets turned off seconds before proudly finishing a five-disc shuffle.
Çoklu CD çalar daha iftiharla beş parça çalamadan trajik bir şekilde kapatılır.
Flight time of the bullet that distance is five to six seconds.
O esafeden merminin uçuş zamanı 5, 6 saniye.
Why is it taking you five minutes to do something that should take ten seconds?
Hayır. 10 saniye sürmesi gereken bir işi yapmanın neden 5 dakika sürdüğünü merak ediyorum.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]