English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ L ] / Like this guy

Like this guy Çeviri Türkçe

3,020 parallel translation
Looks like this guy Stone here has this thing locked down like Fort Knox.
Görünüşe göre bu Stone denen adam herşeyi devlet sırrı gibi kilit altına almış.
You do not want to be soft, like this guy here.
Bu adam gibi yumuşak olmak istemezsin.
" You like this guy, and you're driving him nuts.
"Bu adamı seviyorsun ve sürekli eleştiriyorsun.Durdur bunu"
do you really like this guy?
Bu adamdan gerçekten hoşlanıyor musun?
Okay, you're putting too much pressure on yourself, and if you really like this guy, you should take it slow.
Tamam, kendine çok yükleniyorsun, Ve bu adamdan gerçekten hoşlanıyorsan, ağırdan almalısın.
Sounds like this guy was really obsessed.
Senin adam kafayı buna takmış gibi duruyor.
Seems like this guy was only killing people who knew you.
Bu adam sadece seni tanıyanları öldürüyor gibi.
I mean, if you like this guy, great.
Yani, eğer bu çocuktan hoşlanırsan, harika.
- Do you like this guy, what's his name?
- Hoşlandın mı bu adamdan, adı neydi?
I think I - - I think I kinda like this guy.
Sanırım bu çocuktan hoşlanıyorum.
- Huh, I like this guy.
- Sevdim bunu.
You must really like this guy. Yeah.
Bu çocuktan cidden hoşlanıyor olmalısın.
Okay, this guy drives a truck for a living, and he owns a house like this.
Herif geçimini kamyon şöförlüğü yaparak sağlıyor. Ama böyle bir evi var.
When we went to one of the higher-ups, the chain of command, they were all, like, his--his drinking buddy, and they told me just'cause I didn't like somebody they weren't gonna switch me away from this guy.
Komuta zincirinde yukarılara gittiğimizde hepsi içki arkadaşıydı. Sırf birinden hoşlanmıyorum diye beni onun yanından uzaklaştıramayacaklarını söylediler.
Harassment, trespassing, even BE- - seems like there's nothing this guy won't do to get that big-money shot.
Taciz, engelleme, hatta eve zorla girme... İyi para kazandıracak bir kare için yapmayacağı şey yok gibi sanki.
I mean, this guy sounds like a hardboiled PI, right out of a Raymond Chandler novel.
- Hoş mu? Adam resmen ateşli bir özel dedektifmiş. Raymond Chandler romanından fırlamış gibi.
This guy gave me a great deal on, like, a hundred of them.
Bu adam bana bunlardan 100 tanesi için süper fiyat verdi.
Guy that writes like this.
Böyle şarkılar yazan bir adam.
You must remember, this guy, it's like seeing someone like Elvis come back from the dead.
Hatırlaman gerek, bu adam... Elvis gibi birinin ölümden geri dönmesini görmek gibi bir şey.
Well, the back of this guy's T-shirt looks like he just got out of a Poison concert.
Aslında adamın tişörtünün arkası zehir kazanına atılmış gibi görünüyor.
It's almost like. Like that guy had this figured out all along.
- Sanki o adam en başından beri bunu biliyordu.
But why did he leave this guy unwrapped like Taylor?
Ama niye Taylor gibi bu adamı da sarmadan bırakmış?
- There's some guy. He loves me like this.
- Bir çocuk var, beni bu halimle seven.
I mean, to me, you seem like this really personable guy.
Yani, bana göre, bu sizi gerçekten hoş göstermiş.
What a stand-up guy, leaving her alone at a time like this.
Nasıl bir insan böyle bir zamanda onu böyle yalnız bırakır?
I mean, we started - - started to kind of get into it, and this - - this big guy walked in, and I-I was like - -
Dmek istediğim - - tam işe koyulduk, ve bu - - büyük adam içeriye girdi, ve b-ben - -
Mac, this guy knew the right thing to say, right thing to do, dressed like personal security.
Mac, bu adam ne söyleyeceğini, ne yapacağını biliyordu, özel güvenlik gibi giyinmişti.
What did he look like, this guy?
- Yanındaki adam nasıl görünüyordu?
Gosh! I'm not gay, but, geez, this guy looks like Thor.
İşte yine Enzo var.
How am I gonna compete with a guy like this?
Belki de adam tasvir etmek için çok yakışıklı diye.
They're like "whoa, this guy speaks my language."
Bu şey gibi "oo, bu adam bizim dilimizden konuşuyor."
Uh, he's gone. Brent : He's like Jason Bourne, this guy.
- Bu herif Jason Bourne gibi.
Something about this guy's voice- - it's like he could sell cigarettes to a cancer hospice.
Bu herifte bir ses tonu var ki kanserliye sigara satar.
I mean, can you believe this place? As soon as my body snaps back, I'm gonna hook up with a guy who'll spin me around in a bed like this.
Vücudum eski formuna kavuşur kavuşmaz bana böyle bir yerde "güreş idmanı" yaptıracak biriyle çıkacağım.
I brought up to date fed background checks on everyone involved in the case... everyone working on the case, yourself and I included. I feel like if we want to catch this guy, we trust no one.
Herkes dava üzerinde çalışıyor.. kimseye güvenilmiyor
I was walking home, like I did any other day, and I see this guy, this big guy with his girlfriend.
Ben eve gidiyordum.. her zamanki gibi Ve bir adam vardı onu gördüm sevgilisiyle kavga ediyordu
This guy has brain-dead acolytes filling his visitation log like a phone book.
Bu adamın ölü beyin hücreleri aynı telefon rehberi gibi.
Who's the big guy in the middle? This is like all the chameleon's other jobs. He's just a hired hand.
Birini kiralamış.
No, I'm not sure about anything with this guy... but it looks like the same person we busted six months ago.
Hayır, bu adam hakkındaki hiçbir şeyden emin değilim. Fakat altı ay önce yakaladığımız adama benziyor.
Are you sure you wanna do that? I don't think we can trust that guy on something like this.
Böyle bir konuda o adama güvenebileceğimizi sanmıyorum.
I was dating this guy for a while. He didn't like those.
Bir ara çıktığım eleman onları beğenmemişti.
There was Guy Fawkes masks everywhere and I'm like, holy shit, this is huge!
Her yerde Guy Fawkes maskeleri, bense hasiktir, büyük bir şeymiş bu!
I mean, we tackle a knife-wielding crazy woman, and we catch hell for that, or we let a guy like this go, and we might catch hell for that.
Yani bıçaklı ve manyak bir kadını devirip fırça yiyeceğiz, ya da böyle bir adamı bırakıp onun için fırça yiyeceğiz.
This is like being in a Jason Bourne movie, only he's the bad guy, and the CIA are the good guys.
Sanki Jason Bourne filminde gibi ama kötü adam o ve biz CIA iyi adamlarız.
This guy's trying to make it look like black kids from the hood are killing white families in white neighborhoods.
Adam mahalledeki siyah çocukları beyaz mahallelerdeki beyaz aileleri öldürmüş gibi gösteriyor.
Joel seems like he'd be, like, a really good guy to have in this situation.
Joel bu durumda gerçekten iyi bir adam olur gibi görünüyor.
Ladies, as much as I would love to get to the bottom of who it is that you think that I look like and all the kinds of fun that we could be having together, the reason that I'm here is'cause the Mongoloid tending bar inside said this is the place where I could find the guy who runs the joint.
Hanımlar, kime benzediğim meselesini çözmek çok hoşuma gidecek olsa da ya da beraber ne kadar güzel vakit geçirecek olsak da burada olmamın nedeni bardaki geri zeka burayı işleten adamı burada bulacağımı söylediği için geldim.
This guy's flippin'properties like they're extras in a kung fu movie.
Adam evlerini Kung Fu filmlerindeki figüranlar gibi harcayıp değişiyor.
You know, we've been thinking that this was a robbery, but it sounds like old Malcolm was having an affair with this guy's wife.
Biliyorsun, hırsızlık gibi düşünmüştük, ama yaşlı Malcolm'un bu adamın karısı ile bir meselesi var gibi görünüyor.
I give you the collars and the seizures, plus, I'll call up your bureau chief and tell him we really like this new guy he's got in Manhattan north.
Sana yakalananları ve el koyulanları vereyim ve büro amirini arayıp Manhattan'ın kuzeyindeki yeni adamdan çok hoşlandığımızı söyleyeyim.
Aren't you tired of dating shit-heads like Reggie... and this guy?
Reggie ve bunun gibi sik kafalı adamlarla çıkmaktan bıkmadın mı?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]