English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ M ] / My god in heaven

My god in heaven Çeviri Türkçe

57 parallel translation
My god in heaven... the living dead.
Yüce tanrım... - Yaşayan ölüler.
He's... - Oh, my God in heaven.
- Yok artık daha neler.
What the hell is going on? My God in heaven!
Burada neler oluyor?
Oh, my God in heaven, save him!
Aman Tanrım. Tanrım ona yardım et.
My God in heaven!
Tanrim yardim et!
Peter Godsoe, my God in heaven, why?
Peter Godsoe, ulu Tanrım, neden?
Peter Godsoe, my God in heaven, why?
Peter Godsoe mu? Aman Tanrım, neden?
My God in heaven, it's good to see you.
Wesley. Tanrım!
Oh, my God in heaven!
Ulu Tanrım!
My God in heaven.
Aman Tanrım.
Oh my God in heaven.
Allah'ım!
Oh, my God in heaven.
Oh, cennetteki Tanrım.
Oh, my God in heaven.
Ah, Yüce Tanrım.
- Oh, my God in Heaven.
- Ulu Tanrım!
- Oh, my God in heaven.
- Aman Yarabbi.
Oh, my god in heaven!
Aman Tanrım!
- My God in heaven.
- Tanrım, kurtar beni.
Oh, my God in heaven.
Tanrım sen büyüksün.
Oh, my God in Heaven.
Cennetteki Tanrım!
God in heaven, I do love you with my whole heart.
Tanrım, seni tüm kalbimle seviyorum.
I confess to Almighty God, Creator of heaven and earth for Jesus Christ, his only Son to the blessed Virgin Mary to John the Baptist, to archangel Michael and the apostles Peter and Paul to all the saints and all my brothers that I have sinned, in thought, word and deed through my fault, through my fault through my most grievous fault.
Cennet ve cehennemin yaratıcısı Yüce Tanrı'mıza İsa'ya, tek oğluna Kutsal Meryem Ana'ya Vaftiz John'a, Başmelek Mikail'e ve Havariler Peter ve Paul'e bütün azizlere ve kardeşlerime günah çıkartıyorum düşüncelerimle, sözlerimle ve hareketlerimle işlediğim günahlarımı affedin, günahlarımı affedin en kötü günahlarımı affedin.
O God And my father, who's also in heaven
# Tanrım # ve cennette olan sevgili babam,
There is a God in heaven, Mr. Holmes, and that same God who's punished that wicked man will show in his own good time, my son's hands are guiltless of his blood.
Bizi sarmalayan bir Tanrı var, Bay Holmes ve o kötü adamı cezalandıran aynı Tanrı oğlumu da cezasından kurtaracaktır. Oğlumun elleri o adamın kanıyla bulanmadı.
That I'm having a great day, my dad was wrong, God's in His heaven and you are a loser.
Güzel bir gün geçirdiğimi, babamın yanıldığını Tanrı'nın Cennet'inde olduğu ve senin kaybeden olduğunu...
Since I couldn't see the hunters I feared that the monster was ripping open my father and I pleaded with God to direct the monster towards my uncle who believed in heaven and who would thus be more willing to die.
Avcıları göremediğim için canavarın babamda yaralar açmasından korkuyordum ve canavarın, cennete inanan ve o yüzden ölmeye daha istekli olan enişteme saldırması için Tanrıya yalvarıyordum.
God! How do I tell my son his father's in heaven?
Oğluma, babasının cennete gittiğini nasıl söylerim?
My sweet God in Heaven, the pain!
Yüce Tanrım, bu ağrı!
My mother, God bless her, she's in heaven today.
Annem, tanrı bağışlasın, şu anda cennette.
I detest my sins because Ι dread the loss of heaven and the pains of hell, but most of alΙ, because they offend thee, my God, who sent me a daughter-in-law from the land of the Moabites.
Günahlarımdan nefret ediyorum. Her şeyden öte sana karşı kabahat işlediler, Tanrım - - Moebite'lerin ülkesinden bana bir gelin gönderen.
I swear to you on all that I hold dear - on my life, on my religion, on God, on all the saints and angels in heaven... I did not kick you up the arse.
Kıymet verdiğim her şey üzerine yemin ediyorum hayatımın, dinimin, Tanrının, bütün aziz ve meleklerin üzerine sizi kıçınızdan tekmelemedim.
In my heaven there is no God
Benim cennetimde Tanrı yok
My god, if we raise half that we'll be in heaven.
Tanrım, eğer yarısını bile toplasa burası cennete döner.
Look if you have to get in contact with me again, which, God in heaven, I hope you don't, please call me on my mobile.
Bakın benimle tekrar temasa geçmeniz gerekirse, ki Tanrıdan dileğim, umarım gerekmez lütfen beni cepten arayın.
The shaman said he had ascended into Heaven in the holy trance where the Supreme God told him that he would give to me and to my sons the whole surface of the world.
Şaman bana kutsal ruhlardan ve öbür taraftan haber aldığını... En büyük tanrının bana ve oğullarıma tüm yeryüzünü bahşedeceğini söylemişti.
Heaven in my arms was you oh, god.Baby.
Tanrım.
Here's my angle- - there's no way in God's Heaven
Benim görüşüm şöyle :
God... my Lord... show your body, your will, your name... just like in heaven, in the human world... ok, still send me to the hospital?
Tanrım... Rabbim... Varlığını göster, dileğin, adın...
Oh, God in heaven, he looks just like my ex husband.
Yüce Tanrım, aynı eski kocama benziyor.
Oh, God in heaven. He looks just like my ex-husband.
Yüce Tanrım, aynı eski kocama benziyor.
And my father told me that the roof was made of glass so that God could see the paintings from up in heaven.
Babam bana Tanrı'nın resimleri görebilmesi için tavanının camdan yapıldığını söylerdi.
Open the gates of heaven, for in my night is day, and in me is God. "
"cennetin kapısını açın, benim gecem gündüzdür, " ve ben Tanrı'yım. "
Angels, open the gates of Heaven, for in my night is day, and God is in me. "
"Melekler, Cennetin kapısını açın, " benim gecem gündüzdür, "ve ben Tanrı'yım."
Six, five, four... Hear my prayer, oh, God in heaven.
Cennetteki Tanrı'ya böyle dua ediyorum.
And then they all fall down and skin their knees, and I'm standing there with, like, one crummy little bandage, going "oh, my God! How in heaven can I ever stop the bleeding?"
Sanki koşarken dizlerinin üstüne düşmüşler de, ben de elimde kötü bir bandajla duruyorum, kendimi "Tanrım, kanamayı nasıl durdurabilirim?" derken buluyorum.
But if I'm in heaven then... Where is God? Welcome, my child.
Madem cennetteyim, Tanrı nerede? Hoşgeldin, evlat.
My God, I hope there is room them with you in heaven.
Tanrım, umarım onları da cennete kabul edersin.
Oh, my God, we're in heaven!
Aman Tanrım, cennetteyiz!
In the gentle fall of rain from heaven, I hear my God, but in the thunder, I still hear Thor.
Cennetten yağan hafif bir yağmurda, kendi tanrımı işitiyorum lakin gök gürültülerinde hala Thor'un sesi var.
Oh my God, we must have died in the taxi and this is heaven.
İnanmıyorum. Sanırım takside öldük ve burası cennet.
We will never meet again, my friend, for I have a feeling that your God might object to me visiting you in heaven.
Ama biz bir daha hiç görüşmeyeceğiz dostum. Çünkü içimden bir ses senin Tanrı'nın seni cennette ziyaret etmeme itiraz edebileceğini söylüyor.
My God in heaven!
Cennetteki Babamız!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]