English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ P ] / Pack my bags

Pack my bags Çeviri Türkçe

85 parallel translation
I just have to pack my bags.
Sadece çantamı alayım.
Pack my bags.
Bavulumu toplayıp.
I'm going to pack my bags.
Eşyalarımı toplayacağım.
I'm going home now... and I'm gonna pack my bags... and then I stay in a hotel room tonight... and, tomorrow, I pick up my children.
Şimdi eve gidip bavullarımı toplayacağım. Geceyi bir otel odasında geçireceğim. Yarın da çocuklarımı alacağım.
I'll be back Monday morning in time to pack my bags.
Pazartesi sabahı, tam vaktinde eşyalarımı toplamaya geleceğim.
He helped me pack my bags and drove me to the dock.
Eşyalarımı toplamama yardım etti ve beni limana götürdü.
I longed desperately to escape, to pack my bags and flee.
Umutsuzca kaçmak istedim,... çantalarımı toplayıp, tüymek.
- How on earth do you pack my bags?
- Bavullarımı nasıl topladın?
Well, if that's your attitude, then maybe I should just pack my bags and move in with her.
Eğer böyle davranacaksan belkide bavullarımı toplayıp annemim yanına taşınmam gerekecek.
Pack my bags and I'm off to Europe.
Çantamı toplaki ve Avrupa yoluna düşeyim.
If I had known that ld have had him come over and pack my bags for me.
Eğer bunu bilseydim çokda sıkıntı etmezdim.
If the CMO gets that report I might as well pack my bags.
Rapor Tıp Konseyi'nin eline geçerse bavullarımı toplamam gerekebilir.
I was surprised he didn't help me pack my bags.
Çantamı toplamama yardım etmeyişine çok şaşırmıştım.
- Pack my bags?
- Valizimi mi?
I'll pack my bags.
Eşyalarımı hazırlayayım.
Well, somebody pack my bags.
Biri valizimi toplasın.
I may as well pack my bags.
Bavullarımı hazırlasam iyi olacak.
However, if it's impossible for you to believe that a lowly Mark-1 could have anything useful to offer, I'll be happy to pack my bags and go explore those sulfur mines.
Yine de, düşük Mark-1'in faydalı birşeyler yapabileceğine inanmanız imkansızsa, bavulumu toplayıp bir sülfür madenine gitmekten mutlu olacağım.
I'LL PACK MY BAGS.
Çantalarımı toplar giderim.
You told me to pack my bags.
Eşyalarımı toplamamı söylemiştin.
Every time I pack my bags to leave,
Ayrılmak için ne zaman bavullarımı toplasam,
I'll just pack my bags and be on my way to track down Poux Célestin and the Corsican's fiancée.
Hemen valizlerimi toplar ve Korsikalı nisanlı Poux Celestin'in peşine düşerim.
I can pack my bags.
Valizlerimi toparlayacağım.
But before I could even pack my bags... fuckin'raid, by some other cops.
Ama valizlerimi bile toplayamadan, başka polisler baskına geldi!
So I pack my bags... and I take the first plane back to London, to Jeffrey.
Dolayısıyla... ben de bavulumu toplarım ve... ilk uçakla Londra'ya, Jeffrey'e dönerim.
No! I'll pack my bags.
- Eşyalarımı toplarım.
I was so stupid to pack my bags and come to a place.. .. where people are just looking for an excuse to kill each other.
Bavullarımı hazırlayıp insanların birbirlerini öldürmek için mazeret aradıkları bir yere gelmekle büyük aptallık etmişim.
Every day I wanted to pack my bags... and disappear, go back home.
Her gün bavullarımı toplayıp defolup gitmeyi, eve dönmeyi istiyordum.
You're gonna have to pack my bags if you want me gone.
Gitmemi istiyorsanız, valizlerimi siz toplayacaksınız.
You don't mind if I check the facts before I pack my bags, do you?
Bavulumu toplamadan bir kontrol edeyim, olur mu?
Pack my bags for me. "
Valizlerimi toplayıver. "
Arthur, the night Ray, uh... He... told me to pack my bags.
Arthur, o gece Ray bana valizlerimi toplamamı söylemişti.
Guess I should pack my bags.
Pılımı pırtımı toplasam iyi olacak.
If I lose, then I will pack my bags and go back to Punjab.
Eğer ben kaybedersem, o zaman bavullarımı toplayıp Punjab'a geri dönerim.
I'll go pack my bags, and we can wait for my mother to get home, and I, um- - I'll confess everything to her and to the police.
Gidip eşyalarımı toplayacağım, sonra annemin eve gelmesini bekleriz, ve ben de sonra her şeyi ona ve polise itiraf ederim.
I'm gonna pack my bags
* * Toplamalıyım eşyalarımı * *
Then I'd better pack my bags.
O halde toparlansam iyi olacak.
If she hears I've talked I can pack my bags.
Sizinle konuştuğumu öğrenirse eşyalarımı toplasam da olur.
I can pack my bags.
ÖIdüm demektir.
Now, if you'll forgive me... ... I'll go inside, pack my little bags... ... and return to Vienna where I belong.
Şimdi beni bağışlarsan içeri gidip bavullarımı toplayayım ve Viyana'ya, ait olduğum yere döneyim.
I was going upstairs to pack my bags, when I heard maynard say, in a tone I'd never heard him use,
Ama o anda Maynard'dan daha önce hiç duymadığım sözler duydum.
You're gonna pack your little ghost bags and get the hell out of my house!
Şimdi, o küçük hayalet çantalarını topla ve evimden çıkıp cehennemin dibine git!
'Cause, if so, I will pack your bags my damn self.
Çünkü, eğer devam edeceksen bavullarını kendi ellerimle hazırlayacağım. Böylece arkadaşlarının yanına gidebilirsin.
doesn't mean I should pack my bags and grab the next Greyhound. He could've admired your ass without writing a fawning review.
Kıçını, yağ çeken bir eleştiri yazmadan da beğenebilir.
I'll pack my bags.
Peki, eğer gitmemi istiyorsanız.
Pack my bags. What about you?
Peki ya sen?
Being that I'm not one to k eep people waiting I just want to tell Mr. Byron Thomson pack your bags and bring an umbrella, because in October you'll be working with me at my global headquarters in Seattle because you are the next trainee.
İnsanları bekletmekten hoşlanmam bu nedenle Bay Byron Thomson valizinizi hazırlayın şemsiyenizi de getirin çünkü ekimde Seattle'deki merkezimde benimle çalışacaksınız çünkü bir sonraki stajyer sizsiniz.
And your betterment is in that you pack your bags... ... and come to my manor.
Ve senin için iyi olan da, eşyalarını toplayıp benim köşküme taşınman.
Slap-on-the-wrist crime or pack-my-bags-and-tape-my-butt-shut crime?
Bileklerimden bağlanmak ya da çantalarımı paketlemek ve kıçımı bantlamak ta suç mu?
I want every fucking drop out of my house and if you don't like it, you can pack your goddamn bags and go.
Siktiğimin kanının son damlasına kadar hepsi atılacak, eğer işine gelmezse kahrolası eşyalarını toplayıp gidebilirsin.
There are plenty of guys out there who think I can cook, change a tire, pack my own bags.
There are plenty of guys out there who think I can cook, change a tire, pack my own bags.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]