English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ T ] / Take them off

Take them off Çeviri Türkçe

1,172 parallel translation
Take them off.
Çıkar onu.
Take them off.
Çıkarın.
Those cuffs on your belt... take them off and lock your partner's hands behind his back.
Kemerindeki kelepçeler... onları al ve arkadaşının ellerini arkasından kelepçele.
Then take them off.
O zaman çıkart şunu.
Now take them off.
Şimdi kaldır.
I forgot to take them off!
Çıkarmayı unutmuşum.
- Sit down, I'll take them off. - Okay.
Oturun, ben hallederim.
Don't you see how I take them off?
Benim çıkardığımı görmüyor musun?
Take them off.
Haydi çikar.
I'll take them off your hands. Do you think that for one second I'm going to stay here and study when I'm just a paternity suit away from Jamaica?
Babalık davası açmak için Jamaika'ya bu kadar yakın olduğum hâlde bir saniyeliğine bile, burada kalıp ders çalışacağımı mı sandın?
Let's take them off before we get a cold. All right?
Üşütmeden önce çıkaralım, olur mu?
He was too pissed to take them off.
Onları çıkaramayacak kadar kafası güzeldi.
WELL, COULDN'T YOU TAKE THEM OFF WHEN YOU HAD TO?
- Görevin bu mu? - Bu gerekli mi?
You can take them off the leashes.
Tasmaları çıkartabilirsin.
Take them off the sofa first.
Tabii önce kanepeden çıkar.
Yes, take them off the sofa.
Evet önce kanepeden çıkar.
Why don't you take them off?
Niye soyunmuyorsun?
take them off.
Çıkar şunu.
- You take them off!
- Seninkilere ne olmuş!
No, take them off.
Hayır, çıkar onları.
Take them off!
Çıkar elbiselerini!
Take them off.
Çıkar hadi.
Did you ever try to get leather pants off of someone who doesn't want to take them off?
Hiç çıkarttırmak istemeyen birinin deri taytını çıkartmaya çalıştınız mı?
Take them off.
Çıkart onları.
I'll take them off. Stop it!
yalnizken çıkarırım onu.dur!
I'll take them off.. Slowly!
tamam çıkartacağım yavaş..!
I put your clothes on and you'd just take them off.
- Ben giydiriyorum siz hemen çıkarıyorsunuz.
And they take them off with such ease..
Ve bu kadar kolaylıkla çıkarıyorlar...
Take them off.
Hadi çıkar.
- I can take them off.
- Onları alabilirim.
So take them off.
Öyleyse çıkaralım.
to cut the hair in a way that it should look like a barber is doing his job, like he's doing a job for a woman, a nice haircut to give them, but to take off as much hair as we could,
Saçlarını bir berberin elinden çıkmış gibi kesecektim. Kadınların saçlarını güzelce kesecektim. Ancak saçlarını elimizden geldiğince kısaltıyorduk.
We got to convince them the plane can't take off in a heavy fog without a co-pilot.
Onları uçağın ağır siste, yardımcı pilot olmadan kalkamayacağına inandırmalıyız.
- Don't let them take off!
- Kalkışlarına izin verme!
After I drop you off, I will travel back in time and take them to their homes, just as if they never left.
Seni bıraktıktan sonra onları zamanında evlerine götüreceğim sanki hiç ayrılmamışlar gibi,
I better find them, but first I'm off to take the little lady back to the beginning of the labyrinth like we planned.
Onları bulmalıyım, ama önce planladığımız gibi o genç bayanı labirentin başına götüreceğim.
See, you take them, and you break the head off.
Eline alırsın. Kafasını koparırsın.
- Take them off.
- Onları çıkarın.
Oh, I'm not gonna take any crap off of them.
Ah, onların bütün çerçöpünü alacağım.
Now take off the blouse daughter. I want them to see like they are the punishments in this house.
Bluzunu çıkar ve bu evdeki cezalar nasılmış çocuklarına göster, tatlım.
There I was, holdin'them off with just two bullets in a Winchester and all of the sudden, I take an arrow right through the leg, right there.
Çok cesur bir adamdı. Hiçbir şeyden korkmazdı. Adamın işini hemen orada bitirdim.
I would take the crust off my lips, and lick them.
Dudaklarımın kabuklarını soyup onları yalıyordum.
Don't take your eyes off them.
Gözlerini onlardan ayırma.
Don't let them take off!
Havalanmasına müsade etme!
He said, "Take off the clothes and burn them."
Elbiseleri çıkarıp yakmamı söyledi.
Don't take your eyes off them, that's the first commandment.
Gözlerinizi onlardan ayırmayın, ilk kural budur.
Take the proofs off my desk and take them to Distribution.
Masamdan baskıları al ve dağıtıma gönder.
Any time any one of them tries to take off and do their own little individual trip... that's when Mr. Evil comes down off the hill and stomps on them.
Onlardan biri yola çıkmaya ve kendi kişisel gezilerini yapmaya başladığı zaman... tepeden aşağı Bay Kötü geliyor ve onları eziyor.
You must take your glasses off your face and put them in the bag.
Gözlüğünüzü çıkarmalı ve poşete koymalısınız.
Then take off all your clothes and throw them on the floor.
Giydiklerinizi çıkarın ve yere atın.
He'd take his clothes off and leave them on the floor.
Giysilerini çıkarıp yere atardı.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]