English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ T ] / They won't listen

They won't listen Çeviri Türkçe

187 parallel translation
Why won't they listen to me?
Niye beni dinlemiyorlar?
Why won't they listen to me?
Niye dinlemiyorlar?
They won't listen to me.
Beni dinlemezler.
But if they won't listen to me, I can't hold a gun on'em.
Ama beni dinlemiyorlarsa kafalarına silah dayayamam ki.
They won't listen to me.
Beni dinlemiyorlar.
- They won't listen to me at all
Artık beni hiç dinlemiyorlar.
- They won't listen otherwise.
- Başka türlü dinlemeyecekler.
They won't listen to me.
Beni dinlemiyorlar bile.
They won't listen to you.
Sizi dinlemezler.
It's- - It's such a little thing to ask, but they won't listen.
Bu istediğim küçücük bir şey.
Yes, from my ancestor but they won't listen to me
Evet! babamdan kalmıştı ama beni dinlemiyorlar
In theory, you're right but they won't listen to reason.
Teorik olarak, haklısınız... ama bu onların umurunda değil.
They told me : Listen, you won't make it out of this place unless you sign the declaration.
Bana deklarasyonu imzalayana kadar, kurtuluşumun olmadığını söylediler.
They won't listen.
Dinlemezler.
They won't listen.
Dinlemeyecekler.
They won't listen to you.
Seni dinlemeyecekler.
They won't listen to you.
Onlar seni dinlemez.
But since they're in love and won't listen to reason, and since they chose each other -
Birbirini sevdiklerinden ve hiçbir neden dinlemeksizin birbirini seçtiklerinden beri- -
They think I'm mad, but you know I'm not and you still won't listen.
Benim kaçık olduğumu düşünüyorlar ama biliyorsun doğru değil. ve sen, hala dinlemiyorsun.
When the sperm count is low, they won't listen to reason.
Sperm sayısı düşük olduğunda hiç mazeret dinlemezler.
He proved it, but they won't listen.
Bunu burada kanıtladı. Ama dinlemediler.
Yeah, I told them fleurs-de-lis are passé, they won't listen to me.
Evet, onlara zambak'ın modasının geçtiğini söyledim ama beni dinlemediler.
I know you won't listen to me but our parents were right when they said,
Beni dinlemeyeceğini biliyorum ama ailelerimiz haklıymış şöyle söylerken ;
There's people at the alamo like you, and they won't listen to me.
Alamo'daki insanlar da sizin gibiydi ve beni hiç dinlemediler.
They wouldn't give you four points? Birnbaum refused absolutely. I begged him to give me those points but he won't listen.
Birnbaum'a yalvardım ama beni dinlemedi bile.
- They won't listen to me.
- Beni dinlemezler.
They are rich and they're mean. They won't listen to me.
Bunlar zengin insanlar, bunun anlamı, asla seni dinlemezler.
- They won't listen.
- Dinlemiyorlar.
That`s what l`m saying, nobody listens anymore. l`m the kid`s attorney and they won`t listen to me.
Ben de bunu söylüyorum ya, artık kimsenin dinlediği yok. Ben çocuğun avukatıyım... beni bile dinlemiyorlar.
So they won`t listen to Abby.
Abby'yi hiç dinlemezler.
Listen, won't they take us for members of Captain Cochia's team?
bizi Yüzbaşı Cochia'nın takımına almayacaklar mı?
But if they won't listen to us and make us run... we'll just run faster than them.
Ama bizi dinlemezlerse, kaçmak zorunda kalırsak... onlardan daha hızlı koşarız.
They won't listen to you!
Sizi dinlemeyeceklerdir!
But I have to listen when they say my movies won't get played because some politician has a hard-on for Hollywood.
Yalnız, benim filmimi oynatmazlarsa, onları dinlemek zorundayım çünkü bazı politikacılar Hollywood'u baskı altında tutuyorlar.
You do when they won't even listen to you.
Eğer seni dinlemiyorlarsa kaçarsın.
The sheep at the trials won't talk to the little fellow. They won't listen.
Yarışmadaki koyunlar bizim ufaklığı takmıyorlar.
I told them and I told them, but they won't listen.
Onlara söyledim, onlara söyledim ama beni dinlemediler.
Ever since they got sick, they just won " t listen to me.
Hastalandıklarından için, sözümü dinlemeyecekler.
They just won't listen to reason.
Ancak onlar nedenini dinlemeyeceklerdir.
Listen! We surprised them once, but they won't fall for it twice.
Onları bir kereliğine şaşırttık ama iki kez buna kanmazlar.
They won't listen, Xena.
Dinlemeyecekler, Zeyna.
Are these men just so scared, they won't listen to reason?
Bu adamlar çok korkmuşlar, bu yüzden mi nedenini dinlemiyorlar?
They'll never believe me. They won't even listen.
İnanmazlar, dinlemezler bile.
Sorry, Father. I'm afraid they won't listen to you any longer.
Özür dilerim, Baba. Korkarım seni daha fazla dinlemeyecekler.
I keep telling them there's a bomb in there, but they won't listen.
Adamlarıma bomba olmadığını söylüyorum ama inandıramıyorum.
Listen, they're telling me the generators won't take it.
jeneratörler dayanmayacakmış.
They won't listen, they won't hear you.
Dinlemeyecek, seni duymayacaklardır.
They won't listen to me.
Beni dinlemeyeceklerdir.
Yes, but they won't listen.
Evet, ama dinlemeyecekler.
They won't make any sense, but I want you to listen to them anyway.
Bunların hiçbir anlamı yok ama yine de dinlemeni istiyorum.
Listen, confident they won't get out of this reagion, we can work out on this.
Dinle, gizlilik burada bir din gibidir. Bu şekilde bu işi halledebiliriz.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]