English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ Y ] / You got it right

You got it right Çeviri Türkçe

1,527 parallel translation
It's James Ford. I know you know, cause you got it right when you pressed charges.
Adım James Ford ve bunu bildiğini biliyorum, çünkü bana dava açtığında doğru şekilde kullanmıştın.
Ari, you got it right.
Ari, doğru şeyi yaptın.
You got it right!
Doğru söyledin!
Yeah, yeah, she's fine, but you guys got to keep it short, all right?
Evet, evet, iyi, ama kısa tutmalısınız, tamam mı?
Well, you've got it half right.
Bu sistem alarmlı mı?
You've got half of it right.
Haklı olduğun yerler var.
You said it was just once, just to see if it would help give you an edge, get us into the playoffs, and you got us in, I guess, but I never really felt right about it.
Sadece bir kereliğine demiştin sadece nasıl olduğunu görmek için demiştin Bizi playoff lara sokarmı diye bakmak için Soktunda
Look, if you want to make this thing right, you've got to tell me who's behind it.
Eğer bunu düzeltmek istiyorsan, arkasında kim olduğunu söylemelisin.
Got it. All right, I'll get out of here as fast as I can. I'll see you soon.
Pekâlâ, buradan mümkün olduğunca çabuk çıkacağım.
You know you got the skills, you know it right there.
Biliyorsun sende o yetenek var, tam burada.
But it's only gonna get tougher, so you got to keep bringing it, all right?
Sahada fırtına gibi estin, ama iş giderek zorlaşacak... yani hep böyle devam etmen gerekecek, anladın mı?
And if we're right, that means you got stabbed for a reason. It wasn't no carjacking. How did he know it was me?
Haklıysak senin bıçaklanmanın da araba hırsızlığından başka bir sebebi vardı.
Ok. Look, the revenge that you wanted to get on jesse, you got it. All right?
Tamam, bak, eğer Jesse'den intikam almak istediysen aldın zaten.
Right. You got it.
Tamam.
I know, I know. It's just, my one goal when I was raising you boys was that, even when things got tough, you made the right choices.
- Biliyorum, biliyorum, sadece sizi büyütürken tek amacım olaylar kötüleşince doğru kararı verebimenizi sağlamaktı.
You got it, slick him right up.
Onu yakaladın. Sadece sağını yukarda tutmaya devam et.
This syndicate, or outfit or whatever the hell you call it, it's got a head man, right?
Bu sendika ya da örgütün, her ne bok diyorsan başında bir adam olmalı, değil mi?
It's all right, just breathe deep, I've got you.
Her şey yolunda. Sadece derin nefes al. Tuttum seni.
It's all right, I've got you.
Tamam artık. Seni tuttum.
Like, as soon as I got home, she's been like... protective, you know, like, making my mom look mellow, which is like... listen, don't worry about it, all right?
Yani, eve gittiğimiz anda korumacı olur, annem yanında yumuşak kalır bu da... Dinle, bu konuda endişelenme, tamam mı? Bizim küçük sırrımız olacak.
Yes, but you got it right on trade and subsidies, so we don't talk about that.
Bu yüzden onu konuşmuyoruz.
I know you told me not to come in today, But after spending the day playing with makeup, I think i finally got it right.
Bugün gelmememi istemiştin ama bütün gün makyajla uğraşınca galiba sonunda başardım.
You should have got it right the first time.
Bir şeyi ilk söylendiğinde doğru anlamalısın.
Uh, right, uh... you got to, you know... feel it.
Şey, bak bilirsin hisset.
It looks like you got everything you need right here.
Burada ihtiyacın olan herşey var.
You got it, right?
Çektin, değil mi?
Like, "You're ugly, and I know it for a fact,'cause I got the evidence right there."
"Çirkinsin ve bu bir gerçek,'çünkü benim kanıtım var." gibi
you got it, right?
Aldın değil mi?
- You're lying you may as well drop it'cause i can see right through you you got no idea what you're talking about yeah, i do you're scared, dean you're scared because your year is running out
- Yalan söylüyorsun. Sende şu senin içini görebiliyorum tavırlarını bırakmalısın. Neden bahsettiğin hakkında bir fikrin yok.
I must have walked right by it.You got eagle eyes, buddy.
Benim gözümden kaçmış olmalı. Sende kartal gibi göz var dostum
Go for it. Hey, you've got to drink the nectar, right?
Şeftalinin suyunu istediğin gibi içersin, çaktın mı?
If you look at Jupiter, or any other planet, you've got the big planet and then little tiny moons right next to it.
Eğer Jüpiter'e ya da başka bir büyük gezegene bakarsanız, buradaki uyduların, gezegenlerinin yanında küçücük kaldığını görürsünüz.
Well, between you and me, I think Her Majesty's got it right.
Aramızda kalsın, bence Majesteleri doğruyu yapmış.
I don't want to frighten you, but it'S... it's tom.He's, um... he's just got something bad inside him, and he's just not himself.All right?
Seni korkutmak istemiyorum, ama... Tom... Onun içinde kötü bir şey var, ve kendinde değil, tamam mı?
There's no crime-scene tape at the door, the forensic guys are not collecting any evidence, and it seems as though you guys don't suspect foul play, so I've got as much right to be here as you do.
Kapıda suç mahalli bandı yok adli tıptan kanıtları toplamaya gelmemişler ve görünüşe göre cinayetten şüphelenmiyorsunuz yani, herkes gibi burada bulunmaya hakkım var.
Did it occur to you I got this job because I have the right credentials?
Bu işi doğru referanslarla almam şimdi mi aklına geldi?
You gave it to him right before you got in the humvee.
Araca binmeden hemen önce bunu ona vermişsin.
All right, you got it?
Pekala, tuttunuz mu?
ALL RIGHT, YOU GOT A TRIGGER FINGER, YOU CAN USE IT.
Daha önce hiç silah kullandın mı?
- You got it.I'm sorry, all right.
- Tamamdır, üzgünüm, tamam.
I'll let you know when you've got it right.
Ozaman doğrusu nasıl yapılır göstereyim.
Okay, you got it, all right, almost got it.
Hazır mısın? Tamam, oldu, pekala. Neredeyse oldu.
You've got no right using it.
Senin bunu kullanmaya hakkın yok.
- You got it? - Will you try and get those right?
Taktım.
They got this poison gown, right... and it burns you alive!
Odada zehirli bir cübbe var. Giyeni diri diri yakıyor.
And all right, you've got it bang in the middle of the frame.
And all right, you've got it bang in the middle of the frame.
All right, I want planes for air cover and get Black Hawks on station to extract that Cube. You got it?
Pekala, o küpü çıkarmak için istasyona hava koruma uçaklarının ve Kara Şahinlerin gelmesini istiyorum.
Right. Now look for a 1 in front of it, and you got it.
Tamam, şimdi hemen önlerindeki 1'i ara, bulacaksın!
It's all right, I got you, I got you, I got you, I got you. I got you.
Bir şey yok.
You were right, Jake... the processor chip for our new gaming console, the X-1, it's got another chip engraved inside its circuitry.
Sen haklıydın, Jake... İşlemci yeni oyunumuz X-1 içindi, İçine başka bir çip gizlenmiş.
But with you it's just not fair, this way you got of seeing right into me.
Ama senin yaptığın biraz haksızlık. Böylece içimi görebiliyorsun.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]