English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ I ] / Identical

Identical translate Turkish

2,017 parallel translation
- They look identical.
- Aynı gözüküyorlar.
Four victims, four identical dress...
Dört kurban. Hepsinin elbisesi aynı.
The hyperspectral will tell us which of these pairs is identical to the authentic pairs.
Hiperspektral bunlardan hangisinin orjinaliyle özdeş olduğunu gösterecek.
And because the sphere crystals are mostly water, they become invisible once submerged, due to an identical index of refraction with the liquid.
Çünkü küre kristalleri, ağırlıkla su içermesine rağmen sıvının kırılma endeksine eşit kırılmasıyla suya atıldığında görünmez olur.
Magnesium chlorate is a highly-combustible substance that can be used to create an explosion identical to the third ghost's smoke screen.
Magnezyum klorit, çok yanıcı bir maddedir ve üçüncü hayaletin sis dumanıyla aynı bir patlama yaratmak için kullanılabilir.
We are identical twins... but we are poles apart.
Biz tek yumurta ikizleriyiz fakat taban tabana zıt yaşıyoruz.
Identical twins... thus we look the same.
Tek yumurta ikiziyiz birbirinin aynıyız.
Identical handwriting, you see?
- Gördüğünüz gibi aynı el yazısı.
Not quite identical, actually.
Aslında pek aynı değil.
This is Pierre's rig, and this is an identical, properly-packed chute.
Bu Pierre'in, ve bu da onun aynısı, sağlam paraşüt.
And if they did, they'd be identical twins, wouldn't they?
Olsalardı bile tek yumurta ikizi olurlardı, değil mi?
Big, fat identical twins.
Büyük, şişman tek yumurta ikizi.
Two men of identical height put Yuri Petrova on his knees and each dropped iron to the back of his head.
Aynı boyda iki kişi, Yuri Petrova'ya diz çöktürdüler ve ikisi de kafasının arkasına silahı dayadılar.
There are identical rugs in every room of the axium.
Her odada aynı halıdan var.
Her clothes are identical to the crime scene photos.
Giysileri suç mahalli fotoğraflarındakilerle aynı.
Clay fired, then bronzed, identical.
Kil ve bronzdan, ve tamamen aynısı.
" I built another identical trillion-dollar space machine
"Dünyanın diğer tarafında, maliyetini bizzat karşılayarak..."
Identical bruising.
Benzer çürükler.
And I have noticed that the first statement from October - Is identical to the statement Peter TeIeborian preferred yesterday.
Ve benim Ekim ayından beri bu belgelerden haberim var ayrıca bu belgeler Dr.Peter Teleborian'ın mahkemeye dün sunduğu görüşüyle birebir aynı.
Well, sitting out there in those identical cubicles, people start to feel anonymous.
Orada, aynı tarz hücrelerde oturuyor olmak insanlara tek düze olduklarını hissettiriyor.
The strain of Gamboa fever stored at the lab is identical to what killed Telford's husband.
Laboratuarda, Telford'u öldüren Gamboa virüsüyle aynı türden bir örnek bulduk.
Earth-identical gravity and atmosphere on other planets.
Dünya benzeri bir yerçekimi ve atmosferin başka gezegenlerde oluşu.
Graphically, they're identical.
Grafik olarak, eşitler.
There you go, Katie and Emily. Completely identical.
Işte Katie ve emily tamamıyla aynı
I want five identical vans.
5 adet birbirinin aynısı minibüs istiyorum.
The ransom note is almost identical to this one. And not only that.
Fidye notu neredeyse aynıydı ve sadece bu değil.
The arrangement of our internal organs, the chemistry of our blood, the way our bodies work, all these are almost identical.
İç organlarımızın dizilişi kanlarımızın kimyası, vücutlarımızın işleyişi... Tüm bunlar, neredeyse tıpatıp aynıdır.
It wa's virtually identical, down to the date, the time, thing's left at her feet, the envelope nearby.
Neredeyse aynıydı düştüğü tarih, zaman, ayaklarındaki şeyler, yakınındaki zarf.
Identical to yours.
Seninkiyle özdeş.
It's a Sergeant and Greenleaf time lock, identical to the one at the Bank of Toronto.
- Sargent ve Greenleaf zamanlayıcı alarmı, bankadakinin aynısı. 20 yıl önce Jesse James'in mahvoluşuna şahit oldu.
Its symptoms are almost identical to arsenic poisoning.
Belirtileri arsenik zehirlenmesine çok benzer.
People dropping all over Philadelphia with identical symptoms.
Philadelphia'da her yerde insanlar aynı belirtilerle rahatsızlanmış.
Basically, it means he thinks everyone in his life has been replaced by an identical impostor.
Basitçe, hayatındaki tüm insanların tıpatıp benzerleriyle değiştirildiğini sanıyor.
Wound pattern's identical.
Yaranın biçimi aynı.
It's identical. A shape shifter.
Sylar'ın kılığında, bir şekil değiştirici.
It's his identical twin.
Özbeöz ikizi olmalı.
A pair of identical twins in China married another pair of identical twins.
Çin'de tek yumurta ikizleri, başka bir tek yumurta ikizi kardeşlerle evlendi.
She was in the building where Intrigue was murdered, and she drove a black BMW identical to the one used by the killer.
Entrika öldürüldüğünde binadaydı, ve katilin kullandığı türde siyah bir BMW kullanıyor.
You also had access to half a dozen cars identical to the one used by our killer.
Aynı zamanda yarım düzine olduğu için teşhisi zor arabalara giriş izniniz de vardı.
Two weeks ago, you took the locker key from around jim's neck when he was sleeping And replaced it with an identical one so jim was none the wiser.
2 hafta önce, Jim uyurken boynundan dolabın anahtarını aldın ve tıpatıp benzeriyle değiştirdin, Jim de anlamadı.
Well, then can you explain to me just why your handwriting is identical to the Phantom's?
Öyleyse açıkla bakalım. Senin el yazınla Hayaletinki nasıl bu kadar uyuşuyor?
The murder weapon's most likely an identical twin to yours.
Katilin silahı seninkiyle tıpatıp aynı.
This teepee is almost identical to the tchum of the Siberian Evenki.
Bu çadır da Sibirya Evenki - tchum - çadırıyla neredeyse aynı.
Lloyd McKeon was arrested today for rape literally seconds after he was cleared in a civil case for the identical crime.
Lloyd McKeon bugün, bir özel hukuk davasında aynı suçtan aklandıktan hemen sonra tecavüzden tutuklandı.
- They're not identical.
- Aynı değiller.
They're virtually identical.
Hemen hemen aynı.
In 1911, the Mona Lisa was stolen. And the con man who did it made six identical copies.
1911'de Mona Lisa çalınmıştı ve çalan dolandırıcı altı tane tıpatıp aynı kopya hazırlattı.
It's identical to the photo in the newspaper.
Tıpkı o gazatede gördüğümüz resimdeki gibi.
It doesn't so much reproduce as it backs itself up, creating identical copies over and over again... without mutation.
Kendini yedeklerken çok fazla üretmiyor mutasyona uğramadan defalarca benzer kopyalar yaratıyor.
I don't know if they told you at that fancy institute, but bullets packaged at the same time and from the same batch are elementally identical.
Eğer bunu sana o süslü enstitünde söyledilerse, mermiler temel benzerlikleri olan aynı yığından aynı zamanda paketlenmiş.
Identical.
Tıpatıp aynısı.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]