English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ M ] / Machine guns

Machine guns translate Turkish

553 parallel translation
They got machine guns you can carry.
Taşınabilir makineli silahları var.
The city is full of machine guns. Gang war on the streets.
Şehir makineli tüfekler ve çete savaşlarıyla kaynıyor.
They can't stop machine guns from being run across the state lines.
Makineli silahların sınırdan girip çıkmasına engel olamazlar.
I got a couple of machine guns in my suitcase.
Bavulumda birkaç makineli tüfek var.
Guy next to the driver had a shotgun and a rifle and two guys in the back blazing at them with machine guns.
Şoförün yanındaki adamda hem çifteli hemde tüfek vardı arkadaki iki herifte otomatik makineler.
If these gangsters wanna use machine guns then give your special agents machine guns, shotguns, tear gas.
Eğer gangsterler makineli kullanıyorsa sizde ajanlara otomatik silah, tüfek, göz yaşartıcı bomba verin.
Machine guns.
Makineli tüfek.
Sure, the machine guns, the car chase, and two million gone
Elbette. Makineli tüfekler, araba kovalamaca ve çalınan iki milyon...
Past searchlights, machine guns, barbed wire?
Reflektörleri, makineli tüfekleri ve dikenli telleri geçmek mi?
You pick out an enemy, dive on them and hose them with eight machine guns.
Düsmanï seçiyorsun, dalïyorsun ve onlarï 8 taramalïyla vuruyorsun.
- Machine guns.
- Makineli tüfek.
- We were attacked by machine guns.
- Makineli tüfeklerle saldırdılar.
There are 25 machine guns on that ridge.
O yamaçta 25 makineli var.
Gee, he captured hundreds of Boche and machine guns.
Hey, yüzlerce Alman ve makineli ele geçirmiş.
When I started out I felt just like you said. But when I hear them machine guns a-going and all them fellows are dropping around me, I figured that them guns was killing hundreds, maybe thousands, and there weren't nothing anybody could do, but to stop them guns.
Başlarken tam dediğiniz gibi hissediyordum ama makineli tüfekleri duyduğum zaman etrafımdaki herkes patır patır dökülünce silahlarının yüzlerce, belki de binlerce kişiyi öldüreceğini düşündüm.
With the $ 2 dinner, you get machine guns.
2 $ yemekte makineli tüfek de var.
You'll find out if it's a joke or not... when we drag these people through their houses, and shoot them down with machine guns!
Şakaymış. Şaka olup olmadığını insanları evlerinden çıkarıp makineli tüfeklerle taradığımızda görürsün.
With bombs or machine guns?
Bomba mı? Makineli mi?
With bolos against machine guns?
Makinalılara karşı bıçaklarla mı?
Two mail clerks, though caught in the blast of machine guns, stood by their posts.
Trendeki iki posta memuru, makinalı tüfek mermileri içinde kaldılar ama, postalarını terketmediler.
You'll take two.30 caliber machine guns, 1,000 rounds of ammo per gun.
30 kalibrelik 2 makineli tüfek, her biri için 1000 atışlık mermi.
First thing you know, the Japs open up with machine guns.
İlk önce, Japonlar makineli tüfekle ateş açtılar.
The Spitfire dived through the clouds, its machine guns belching lead.
Spitfire bulutların arasına daldı, makinalı tüfekleri kurşun yağdırıyordu.
What's in front of you? Over. 2 pillboxes, maybe half dozen machine guns.
- İki ilaç kutusu ve altı makinalı tüfek.
They are supported by tanks, artillery and machine guns.
Tanklar, top ve makinalı tüfek birlikleri onları desteklemekte.
- Stand by to bridge machine guns.
- Makinelileri ateşe hazır bekleyin.
- Latest machine guns.
- En son model makineli tüfekler.
Machine guns too.
Makineliler de öyle.
There's two machine guns that we can see, sir.
İki tane makineli tüfek görebiliyoruz efendim.
They herded us out, put extra machine guns on us and gave us a picture check.
Sürüler halinde, makinalı tüfeklerle her zamanki resim kontrolünden geçirdiler.
You'll have the machine guns on us.
Makineliler bizi hedef almış durumda.
They shot people with machine guns.
Makineli tüfeklerle insanları vurdular.
The stolen equipment consisted of five.50 caliber American machine guns... and four boxes.50 caliber ammunition belts, five.30 caliber American machine guns... and four boxes.30 caliber ammunition belts... and, uh... two boxes of smoke pots?
Çalınan ekipman şunlarmış,.50 kalibre beş Amerikan... makineli tüfeği ve dört kutu.50 kalibrelik mühimmat kemeri, beş.30 kalibre Amerikan makineli tüfeği... ve dört kutu.30 kalibrelik mühimmat kemeri... ve ha... iki kutu sis bombası mı?
Atop this high ground sits a 14-inch gun, deeply embedded in the hillside, which in turn is defended by machine guns set in concrete pillboxes.
Bu tepede de bir top var. Yamacın iyice içinde. Onu da beton siperler içindeki makineli tüfekler savunuyor.
Mostly machine guns and mortars.
Çoğunlukla makineli tüfekler ve havanlar.
The machine guns are pointing at the opening.
Makineli tüfekler açıklığa çevrilmiş durumda.
And the best machine guns.
Ve en iyi makineli tüfekler.
I will also guarantee that machine guns will be set up on the roofs of the buildings, and anyone who attempts to interfere with those services will be fired upon by those machine guns.
Bir de şu makineli tüfekleri binaların çatısına kurulacağını garanti ediyorum, ve her kim bu işe kargaşa çıkarmaya teşebbüs ederse...
I told you to emplace the machine guns!
Size makineli tüfeği yerleştirin dedim!
The austrians will see the passages, and they will position their machine guns.
Avusturyalılar geçiş noktalarını görüp, makineli tüfeklerini yerleştireceklerdir.
Twenty on light machine guns and twenty on mortars.
20 adam hafif makineli tüfeklere, 10 da havan topuna.
Take both machine guns.
Makineli tüfekli.
We've less than 100 heavy machine guns in the country.
Ülkede 100'den az makinalı tüfeğimiz var.
Our troops are the very best, armed with machine guns and mortars.
Birliklerimiz birinci sınıf. Havan toplarıyla ve makineli tüfekle donatılmış askerler.
Mortar fire and heavy machine guns protect the small army of outlaws and separatist fanatics.
Havan topları ve ağır makineli tüfekler kanun kaçakları ve ayrılıkçı fanatiklerin küçük ordusunu korurlar.
When the mortars and machine guns are silenced... ... have the battalion commanders join me over there.
Havanlar ve makineliler susturulduğunda tabur komutanları yanıma gelsin.
The Jerries are moving up into the woods... ... with machine guns and mortars.
Almanlar ormana doğru ilerliyor makineli tüfek ve havanlarla.
Behind us are 200 tanks, 50 armored cars and 500 machine-guns.
Elimizde 200 tank, 50 zırhlı araç... ve 500 makineli silah var.
Machine guns.
Havan.
The machine guns will continue to rake the area for 60 seconds!
Ne yapıyorsun, Onbaşı?
- It doesn't turn left and apparently has messy machine-guns.
- Soldan dönüş yapıyor, Kanadında makineli tüfek var Pek Parisli havası yok.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]