English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Russian → Turkish / [ П ] / Поздно

Поздно translate Turkish

14,470 parallel translation
пока ещё не поздно.
onunla barışın...
Слишком поздно для прощения.
Affetmek için çok geç.
Я.. ну, я пришёл туда слишком поздно, но я видел его прежде.
Ben... zamanında oraya yetişemedim, ama önceden görmüştüm.
Вообще-то, это "Секс-стоп", и уже слишком поздно.
Orası Seks Durağı ve iptal edemem. Artık çok geç.
Я вернулась поздно, но это был лучший день в моей жизни.
Epey geçti, ama hayatımın en güzel günüydü.
Я бы очень хотела, но уже слишком поздно что-то отменять.
Keşke yapabilseydim..... ama iptal etmem için artık çok geç.
Если интересно мое мнение, мы пришли слишком поздно.
Bana sorarsan çok geç geldiğimizi düşünüyorum.
Ещё не поздно.
Çok geç değil.
Все рано или поздно покидают гнёздышко, если повезёт.
Hepsi nihayetinde yuvadan uçuyor. Şanslıysanız tabii.
Ты поздно.
Geciktin.
Знаю, ты пытался помочь, но было уже слишком поздно.
Ona yardım etmeye çalıştığını biliyorum ama çok geçti artık.
Сидни сказал, что остановить это уже поздно.
Sidney dedi ki bunu durdurmak için çok geç kalmışsın.
Циско, все рано или поздно поймут, что у меня больше нет скорости.
Er ya da geç herkes artık hızımın olmadığını fark edecek Cisco.
Уже поздно.
- Bunun için çok geç.
И когда я увидела у нее пистолет, было слишком поздно.
Silaha uzandığını gördüğümde artık çok geçti.
– Слишком поздно.
- Çok geç.
Её повезли в операционную, чтобы поскорее достать ребенка, но... было поздно.
Onu aceleyle O.R'ye soktular ve bebeği olabildiğince hızlı çıkarmaya çalıştılar. Ancak çok geçti.
Тогда уже слишком поздно.
O zaman artık çok geç.
Поздно.
Çok geç.
Рано или поздно, он выйдет.
Eninde sonunda dönecektir.
Да, сегодня я поздно встала.
Evet, bu sabah epey geç kalktım.
Ты вчера поздно вернулся, а сегодня рано ушёл.
Dün gece eve geç geldin. Sabah erken çıktın.
Слишком поздно, они здесь.
Çok geç, geldiler.
- Уже поздно.
- Geç oluyor.
Только мы с тобой, поздно ночью, не спим в квартирке-студии над магазином.
Sadece sen ve ben, gecenin bir vakti, dükkanın üstündeki küçük stüdyo dairede uyanık bir şekilde uzanıyoruz.
Надеюсь, что еще не слишком поздно.
Umarım her şey için çok geç değildir.
Я мухлевала на экзамене по математике в 8 классе, украла бальное платье в 16 лет, переспала со студенткой из женского клуба и поздно заплатила налоги в 2007.
8. sınıftayken bir matematik sınavında kopya çektim 16 yaşındayken bir mağazadan mezuniyet elbisesi çaldım üniversite birinci sınıftayken kulüpten bir kızla yattım ve 2007 yılında vergilerimi zamanında ödemedim.
Блин, в Рокуолле наверняка уже поздно.
Hassiktir, galiba Rockwall'de şuan saat çok geçtir.
- Я приехала на место слишком поздно...
Olay yerine geciktiğim için çok üzgünüm...
Ты приехал слишком поздно?
Oraya vaktinde varamadın mı?
Ещё не поздно раскинуть социальную сеть в поисках компаньона на вечер.
Bu gece sosyal iletişim ağında bir arkadaş aramak için çok geç kalmış sayılmazsın.
Боюсь, теперь уже поздно распоряжаться орудием убийства.
Korkarım ki, cinayet silahını atmak için çok geç kaldın.
Для меня слишком поздно.
Benim için çok geç.
Не то, что ты должен был, я просто подумала... Да, было... уже поздно.
zorundasın demedim ama, sadece düşünmüştüm ki... dün... çok geç olmuştu.
Причина, по которой я звоню тебе так поздно... твоя мать сказала мне, что у тебя есть друг...
Seni bu kadar geç aramamın sebebi... Annen bana demişti ki... bir arkadaşın varmış bir Grimm.
Знаешь, я звонил дяде в его книжный магазин, было поздно, но он всегда работает допоздна. И какой-то человек ответил на звонок.
Biliyor musun, amcamı kitabevinden aramıştım, saat geçti, her zaman geç saate kadar çalışır, ama bir başkası telefona bakmıştı.
Остановись, пока не поздно.
Çok geç olmadan bu yaptığına bir son ver.
Возьми Генри, своего вора и уезжай, пока не поздно.
Henry'i, hırsızını yanına al ve çok geç olmadan buradan git.
Потому что я рано или поздно выйду.
- Çünkü buradan çıkacağım. - Evet, şanslıysan 20 yıla çıkarsın.
Я... я так полагаю, уже слишком поздно, чтобы запихнуть ее обратно в гроб?
Sanırım onu kutuya tıkmak için artık çok geç.
Слишком поздно.
Çok geç kalmışız.
Да, из-за того, что ты проспала, мы выехали поздно.
Evet, çünkü uyuyakaldığın için geç kaldık.
Вам нужно сделать это снова, пока не поздно.
Çok geç olmadan bir kez daha yapmalısın.
Рано или поздно бегущий споткнется.
Çekirge bir sıçrar iki sıçrar.
Домой вернусь не поздно.
Geç kalmam.
Но еще не поздно оплатить долги и начать всё сначала.
Yine de borçlarını ödemek ve yeni bir başlangıç yapmak için çok geç değil.
Прости, что мы так поздно.
Bu kadar geç uğradığımız için kusura bakma.
И у него либо получится... либо рано или поздно он заснёт.
Ya gelişme sağlar ya da eninde sonunda uykuya dalar.
Слишком поздно.
Artık çok geç.
Всему рано или поздно приходит конец.
Zamanla her şey yok olur gider.
- И давать задний ход поздно.
- Sözünden dönemezsin artık.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]