Bırım translate English
12,778 parallel translation
- Ben seni oto parka kadar bırakırım. - Tatlı şey.
I'll take you to the lot.
Sanırım benim görevim, işi bırakıp konuşmaya başladığında makineye vurmak.
I guess my role is to kick the machine when it starts talking and doesn't focus.
Benim kurbanım ve gelecekte katil olacak kişiler arasındaymış Şehir, Önsuç sonlandırıldıktan sonra onları serbest bırakmış.
I'm saying my victim, and future-killers, technically, the city set them free after Precrime was abolished.
Aşıyı ona bizzat verme şerefini bana bırakır mısınız lütfen?
Would you please grant me the great honor of giving her the vaccine myself?
Mektupları kutunun içine bırakır ben de onları haftada bir kez alır, kopyasını yazar ve ertesi gün tekrar bırakırdım.
He'd leave the letters inside, I'd pick them up once a week, transcribe them, take them back the next day.
Hayran bırakmak için hazır ol tatlım.
Get ready to charm, darling.
Şafak sökerken, Beyaz Saray takımınızı dağıtır ve Rathburn'ün vurucu timleri sizi öldürene kadar peşinizi bırakmaz.
The White House will have your team broken up by dawn and Rathburn's kill squads will hunt you down for as long as it takes.
Eminim seni okulu bırakmaya zorlamıştır.
I'm sure he tried to get you to quit school.
Tamam o zaman seni bırakırım.
All right, well, I'll drop you off.
Nakil görüşmelerini bırakırsanız, ben de sizi rahat bırakırım.
If you drop the transfer hearing, then... I will let you off the hook.
Aracım seni parka geri bırakır.
My car will return you to Astoria Park.
Anlıyorum... ama yatırımın ikinci kuralı fırsatın varken bırakmak, değil midir?
I understand that, but is the second rule of investing not to quit while you're ahead?
- Hayır, anlamıyorsun. Görevimi bıraktım.
- No, you don't, because I deserted my post!
Onu ameliyathanede tek başına bıraktım.
I abandoned her in the O.R.
Lütfen, beni yalnız bırakır mısınız?
Please. Just leave me alone.
Hayır, bırakıyorum.
No, I'm done.
Hadi ama, huysuzlanmayı kesersen seni bırakırım.
Come on. Stop struggling and I'll let you go.
Maskeni süper yapıştırıcı ile yapıştırıp delirdin ve adamı mı bıçakladın?
Super glue your mask to your head, get paranoid, stab a guy?
Ama sanırım dersi bıraktı.
I think she dropped the class, though.
Rejim beni takip etmeyi bırakır sandım.
And i thought the regime stopped looking for me.
Bizi biraz yalnız bırakır mısın lütfen?
Could you leave us alone for a second, please?
Hayır, oyununuzu oynadım, musluk suyunuzu içtim, beni rahat bırkır mısın banliyö!
No, I played your game, I drank your tap water, please let me leave the suburbs!
Sence başkası olsa, bana yapılan şeyleri senin yanına kâr bırakır mıydı?
You think anyone else would get away with everything you've done to me?
Z, Y, X, W, V, U, T, S, R, Q, P, O N, M, L, K, J, I, H, G, F, E, D, C, B, A.
Z, Y, X, W, V, U, T, S, R, Q, P, O, N, M, L, K, J, I, H, G, F, E, D, C, B, A.
Silla'nın hafiyesi Mishil bile kendisine yardım etmek için askerler sınırı bırakıp geldiğinde onlara dönüp sınırı korumalarını söyleyip geri göndermişti.
Even the spy Mishil of Silla when soldiers who came to help her were summoned back she told the soldiers to protect the border and sent them back.
İşleri benim için zorlaştırmayı bırakır mısın?
- Five million? - Yes.
Claire'e sor. Ama şu anda ikimiz de baştan başlayalım diye tüm olanları geçmişte bırakmaya hazırım.
But right now, I'm willing to put all that behind me, for the two of us to start over.
Sanırım seni burada tatilde, sivil olarak, zararının da dokunmadığını görerek serbest bırakıp soruşturmamı kesiyorum.
But seeing you're here on holiday, a private citizen, doing no harm, I guess I'll just let you go, drop my investigation.
Birkaç tane sigara bırakır mısın bana?
Leave me a couple smokes?
Büyük ihtimalle çarşaflarım ve bir iki çatal bıçaktır.
It's probably my linens and a little cutlery.
- Ben sizi otelinize bırakırım.
I'll give you a lift back to your hotel.
Bana ne yapacağımı söylemeyi bırakır mısın?
Can you stop telling me what to do. Okay? I'm...
Bu yüzden bunu bırakırım ve hemen giderim diye düşündüm.
I'm just gonna drop this off, and I gotta go back.
Ben seni bırakırım.
I'll give you a ride.
Kızı ben eve bırakırım.
I'll drop the girl home.
Ben seni bırakırım.
I'll give you a lift.
Ben de Sly'ı bırakırım.
I'll give Sly a ride home.
Eğer senin için bunu yaparsam eski tayfandan iyilik isteyip dostumu serbest bıraktırır mısın?
If I do that for you, will you parlay with your old crew and release my friend?
H.I.V. ve Hep B için kan tahlili yaptırır mısın?
Um, can you run a full STD panel including H.I.V. and Hep B?
Ben seni eve bırakırım.
I'll give you a ride.
Hayır, bırakın yardım edeyim.
Oh, wait. No, no, no. Let me help you with that.
B-A-R-A-J.
D-A-M.
- Onu yukarıdaki kafeste bırakmıştın. - Hayır, hayır, hayır bırakmadım. Onu aşağıya getirdim ve sonra kapıyı kapattım.
You left him in its upstairs cage.
Sanırım onları da yol kenarına bırakırdınız.
I guess you'd just drop those beside the road.
Sanırım faydası oldu, çünkü içmeyi bıraktı, bambaşka birisi oldu.
I guess it sunk into her because she did stop and she's a different person now.
Sanırım, beynimi de odada bırakmış olmalıyım.
Uh, you know, I must have left my brain up in the room as well.
- Parmaklama demeyi bırakır mısın? - O istemişti.
- Can you please stop saying fingered?
Ve sonra tetikte olmayı nihayet bırakabiliriz sanırım, ha?
And then maybe, maybe we can finally stop looking over our shoulders, eh?
Sanırım sonunda bıkıp kendi iyiliğim için onu terk edeceğimi düşünerek bunu yapıyorlar.
I just think they're doing it... thinking that, well, I'll get sick of it and just leave him for my own...
Bir insanı özgürlüğünden mahrum bırakan taraf mı hatalıdır yoksa tereddüt içinde olduğu hâlde, ki neredeyse her zaman öyledir özgürlük hakkını savunan kişinin yanında yer alan taraf mı?
Do we err on the side of depriving a human being of liberty or do we err on the side of a human being sustaining his claim to liberty when we're uncertain as we almost always are?
Scott'a bir şey bırakmak için gitmiştim sanırım, o da bilgisayarın başındaydı.
I think I was dropping something off for Scott and she was sitting there at her computer.