English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ D ] / Down the hall

Down the hall traducir turco

2,082 traducción paralela
How about the doors down the hall?
Ya koridorun sonundaki kapılar?
If he dies here, we can donate organs to the ten-year-old down the hall.
Burada ölürse organlarını ölmek üzere olan çocuğa verebiliriz.
- 200 young people have fired up the main street. And then slammed one Al-Qaeda-bomb down the hall.
İki yüz tane çocuk Ana Cadde'yi ateşe verdi El Kaide de stadyumu bombaladı.
At Halloween, there's always gonna be some kid down the hall wearing a hockey mask.
Cadılar Bayramı'nda her zaman hokey maskesi takan bazı çocuklar olacak.
He's in my office down the hall.
Koridorun sonunda, ofisimde.
- Down the hall!
Buz kıracakları!
There's a kegger down the hall.
Girişte bir varil var.
- Listen, I got a place down the hall. - Oh, let's go.
Dinle, girişte bir yer biliyorum.
Down the hall, to the right.
Koridorun sonunda, sağda.
The bathroom is just down the hall if you would like to take a shower.
Duş yapmak istersen banyo koridorun sonundadır.
There's a power room down the hall.
Koridorun sonunda ardiye var.
He was with the body when he heard the uniforms down the hall.
Aşağıdan polislerin geldiğini duyduğunda cesedin başındaymış.
Yeah, but my parents are right down the hall sleeping.
Evet, ama annemler koridorun karşısında uyuyorlar.
Look, your son is just down the hall.
Bak, oğlun tam koridorun sonunda.
You checked the shutters, flipped the light switch down the hall that's impossible to find.
Panjurları kontrol ettin, koridorun sonundaki bulunması imkânsız olan lamba düğmesini çevirdin.
- It's right down the hall to your left.
Tuvalete gitmem gerekiyor, çok fazla geldi.
Right down the hall.
Sağ koridordan.
He's down the hall.
- Evet. Koridorun aşağısında.
Um, how did you get in there without the girls seeing you coming down the hall?
Kızlar seni koridorda görmeden oraya nasıl girdin?
You know, playing outside and maybe going surfing, and... Instead of spending her life in that little room we have down the hall.
Bilirsiniz, koridordaki o küçük odada hayatını geçireceğine dışarıda oynayabilir belki de sörf yapabilir.
You are making me feel dirty and cheap, and I'm 10 years old again telling mother that I went out with ice cream with Daddy, when really I'm sitting in his office while he's screwing his secretary down the hall.
Kendimi kirli ve ucuz hissettiriyorsun. Sekreterini köşe başında becerirken babamın ofisinde beklediğimde,... anneme, babamla dondurma almaya gittiğimi söyleyen 10 yaşındaki kızım yine.
I got down the hall, found an exit.
Koridordan aşağıya indim. Bir çıkış buldum.
It's hard to get them to walk down the hall for most classes.
Çoğu sınıfı koridorlardan içeri sokma bile çok zor olabiliyor.
I started running down the hall looking for something to take as a trophy of this great victory.
Ben de koridor boyunca koşmaya başladım büyük zaferi hatırlatacak bir ganimet almaya çalışıyordum.
Right down the hall on the right.
Koridorun sonunda, sağdaki oda.
Yeah, it does.It's down the hall.It's communal, though.
Evet, var.Yokuşun aşağısında. Ortak kullanılıyor hemde.
Now, listen, I've got Jarvis in a room down the hall.
Tamam. Dinleyin, Jarvis koridorun sonundaki odada.
- Coffee down the hall.
- Koridorun sonunda kahve var.
There's a load of noise down the hall.
Koridorda bayağı gürültü vardı.
- There's no creamer down the hall.
- Aşağıda hiç süt tozu kalmamış.
I'm still waiting for the morning when I no longer believe I hear Maris singing in the shower down the hall.
Ben hâlâ sabah uyandığımda Maris'in duşta şarkı söylemesini duymaktan umudumu keseceğim günün gelmesini bekliyorum.
Down The Hall!
Yürü! Yürü!
What other room? Down the hall.
- Koridorun sonundaki.
I hate to ask y'all this, since I know it's against your nature, But, do you think that you could distract Erik's parents and his lawyer, sort of irritate them down the hall?
Sizden bunu istemek hoşuma gitmiyor, biliyorum huyunuz değildir ama Erik'in ailesi ile avukatının dikkatini dağıtıp koridordan uzaklaştırabilir misiniz?
He went hobbling down the hall, mumbling about some Judith.
Topallayarak salona indi. Judith diye mırıldanıyordu.
It's just down the hall, Richard, to your left.
Koridorun sonunda, Richard, solda.
One time we were doing it in his office, - and there was this line down the hall...
Bir keresinde ofisinde yapıyorduk ve koridorun sonuna kadar bir sıra oluşmuştu.
Down the hall.
Koridorun ilerisinde.
There was this woman who lived down the hall,
Holün karşısında bir kadın yaşıyordu,
- Down the hall.
- Koridorun sonunda.
I couple crazy old'Nam vets hang down at the pool hall, but sounds to me like you're looking for someone particular.
Bilardo salonunun orada delirmiş birkaç Vietnam gazisi yaşlı adam takılıyor fakat bana belirli birini arıyormuşsun gibi geliyor.
Down the hall!
Holde!
Water down the whole hall!
Evet, sonra Bayan Buttrick koşarak geldi ve ayağı kayıp yere düştü!
Bathroom's down the hall to the right.
Tuvalet te koridorun sonunda, sağda.
We had a pretty dramatic birth with several dangers involved with myself and my son, so I was especially excited to hear the clomp of his army boots running down the hall. May Beth :
Son derece dramatik bir doğum oluyordu.
I know everything from Town Hall down to the doghouses.
Güneyden gidersek, korumanın çalışır durumda olup olmadığını deneyeceğiz, aksi halde onun elinde olacağız.
We'll take him down the hall.
Koridordan geçip götüreceğiz.
Must be right down the hall.
Tam salonun altında olmalı.
After the test, I went down to the Hall of Records.
Sınavdan sonra, Arşiv Binası'na gittim.
Down the hall.
İlk saatte, ayrılıyoruz.
And because of my high heart rate, the school nurse spent three hours calming me down before I went back into an empty exam hall to finish.
Evet. Çarpıntım yüzünden de hemşire, beni sakinleştirmek için üç saat harcadı. Ancak ondan sonra boş salona, sınavı bitirmeye gidebildim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]