English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ G ] / Great job

Great job traducir turco

3,181 traducción paralela
Great job.
İyi iş çıkardın.
Great job.
Mükemmeldi.
No, you--honey, you are doing a great job.
Hayır, tatlım, gayet iyi gidiyorsun.
You all did a great job.
Hepiniz iyi iş çıkardınız.
You did such a great job getting that petition signed by all those kids.
Bu dilekçeyi bütün çocuklara imzalatarak harika bir iş çıkardın.
She has a great job offer from the district attorney's office.
Bölge Savcısı'nın bürosundan harika bir iş teklifi almış.
Oh, you did a great job.
Harika iş çıkardın.
All things considered you did a great job!
Her şey göz önüne alındığında gerçekten iyi iş çıkarmışsın!
Yes! Great job buddy.
Eline sağlık, kanka.
Great job!
Tebrikler!
After all, you've done such a great job of that so far.
Ne de olsa şimdiye kadar muhteşem işler başardınız.
Great job with the morse code.
Mors alfabesiyle iyi iş çıkardın.
Actually, no, I got a great job offer in New York.
Aslında hayır. New York'tan iyi bir iş teklifi aldım..
Look, this jury is gonna see you as a lovely family who does a great job taking care of this girl.
Bakın, bu jüri sizi bu küçük kıza bakarak harika bir iş çıkaran şirin bir aile olarak görecek.
I'm sure you all see these people as a lovely family who does a great job taking care of this girl.
Eminim hepiniz bu insanları bu küçük kıza bakarak harika bir iş çıkaran şirin bir aile olarak görüyorsunuz.
Great job, and very informative, but we need to stop now forever and pretend like this never happened. Why?
Harika iş ve çok aydınlatıcı ama şimdi sonsuza kadar durmalıyız ve böyle bir şey hiç olmamış gibi davranmalıyız..
Great job, GUYS -
Cidden harika iş yapıyorsunuz.
Look, Mindy is going to do a great job hiring the new nurse.
Bak, Mindy yeni hemşireyi işe alırken iyi bir iş çıkaracak.
'Cause you're doing a great job.
Çünkü işinde çok iyisin.
Hey, George, you did a really great job today.
Selam George, bugün gerçekten harika bir iş çıkardın.
Don't do it if you don't want to. But if you do, you'll do a great job.
İstemiyorsan yapma ama istersen çok harika bir iş çıkaracaksın.
Since I think Tae Joon will do a great job, Kang Tae Joon.
Tae Joon'un bunu en iyi şekilde yapacağını düşünüyorum, bu yüzden Kang Tae Joon.
You know, sometimes, if you just open the paper and point, you can find a pretty great job.
Bilirsin, bazen, sadece gazeteyi açıp parmağını koyarak, çok harika bir iş bulabilirsin.
I think what the show does a really great job of is not.. Having the women just sort of be these passive accessories to the male lead of the show.
Bence dizinin en iyi yönlerinden biri de kadın karakterlerin, erkek başrol oyuncusuna pasif aksesuarlar olmaması.
And you're doing a great job.
Ve çok iyi iş çıkarıyorsun.
You did a great job, Annabell.
Harika bir iş çıkardın, Annabell.
Yeah, man, great job.
Çok iyi bir iş çıkardın.
Listen, you guys are doing a great job.
Gerçekten harika iş çıkarıyorsunuz.
I must say, whoever installed your car's secret weapons did a great job hiding them.
Araca gizli silahlar gizleyerek cidden iyi bir iş yaptığını itiraf etmeliyim.
You did a great job.
Çok iyi bir iş çıkardın.
- Great job, Joe!
- İyi iş Joe!
Great job, Beck.
İyi iş, Beck.
The story is of the great job done by these teams of consummate professionals, working together in harmony. BERTRAM : Questions?
Bugün konuşulması gereken şey eksiksiz profesyonellerden oluşan iki ekibin, ahenk içerisinde çalışarak başardıkları bu harika görevdir.
We won. Great job. Blah blah blah.
Vesaire vesaire.
Well, the reason you're here is I'm told you've done such a great job in your town and in the state of Indiana, and I just want to say congratulations for your public service.
Burada olma nedeniniz, duyduğum kadarıyla kendi şehrinizde ve İndiana eyaletinde yaptığınız müthiş işlerden ve kamu hizmetlerinde gösterdiğiniz. üstün başarıdan dolayı sizi tebrik etmek istemem.
I think you did a great job.
Bence sen harika bir iş çıkardın.
Great job, Cha Eun Gyul!
bende, bende. evet! çok iyi gidiyorsun!
- Thank you. - Thank you for all your efforts. Great job.
Çok çalıştınız.
You've done a great job.
Çok iyi bir iş çıkardınız.
Chris gave me this great job as a weekend security guard at City Hall.
Chris bana bu harika işi, belediye binasında hafta sonu güvenlik görevlisi olma işini verdi.
Great job on stealing the dead guy's phone.
Ölü bir adamın telefonunu çalmak müthiş bir iş.
He's doing a great job.
Harika bir iş çıkarıyor.
Great job.
Şerefe.
Good job, sir. Thanks for the great weekend.
- Harika hafta sonu için teşekkürler.
I mean, look, it's a great fantasy, but right now, I have to focus on the job I actually have.
Güzel bir hayal ama şu an elimdeki işe odaklanmalıyım.
They've done such a beautiful job... Right. That's great.
Sabırsızlanıyorum.
You're doing a great job.
Harika bir iş çıkardın.
Hey, listen, I-I just want to take this opportunity to say that not only are you great at your job- - clearly, you are- - but you are also the best-smelling, uh, Navy Facilities Manager I've ever met.
Hey, dinle bak, sana bunu söylemek için bir fırsatını arıyordum ve işinde müthiş olman dışında açıkçası belli ki- - Şimdiye kadar tanıştığım en güzel kokan Donanma Tesis Yöneticisi'sin.
Great, nice job.
İyi, harika iş çıkardın.
Thank you. All right, great. Good job.
Şimdi de cehennem gibi yanmayan bir tane getirir misin?
Our job is to continue to work together and support each other in giving the great standard of care that we have always given.
Bizim görevimizse birlikte çalışmaya devam etmek ve her zaman verdiğimiz o harika bakım hizmetini verirken birbirimize destek olmak.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]