English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ M ] / Maybe we could

Maybe we could traducir turco

5,114 traducción paralela
Okay, just spitballing, but maybe we could leak a story that you and George Tucker secretly got together.
Tamam, sadece sesli düşünüyordum. Belki George ile gizlice tekrar birlikte olduğunuza dair bir dedikodu çıkartabiliriz.
Yes, then I could possibly call it, and maybe we could...
Evet, sonrasında muhtemelen ararım ve belki biz...
- My mom and her friends are getting together at the house for a group workout, and I was thinking maybe we could hang out.
- Annem ve arkadaşları Grup çalışması yapacakları için toplanıyorlar bende düşündümde belki ikimiz takılırız gece.
I was thinking maybe we could stop by my father's place on the way to the Queen's castle.
Düşünüyorum da belki de Regina'nın kalesine gitmeden önce babamın mekanına uğramalıyız.
Maybe we could do the cake now?
- Pasta işini şimdi yapsak diyorum.
So if Shawn simply asks where the job is right off the top, then maybe we could...
Bu yüzden Shawn kafadan işin yapılacağı yeri basitçe sorarsa o zaman biz de...
Jenny, I know you're trying to be helpful, but maybe we could keep it positive?
Jenny, biliyorum yardımcı olmaya çalışıyorsun, ama belki de biraz pozitif olabiliriz.
Thought maybe we could talk stud fees.
Ücretini konuşabiliriz belki.
You know, maybe we could catch our breath here for a while.
Burada biraz dinlenebiliriz aslında.
Maybe we could try to help her.
Ona yardım etmeyi deneyebiliriz.
Maybe we could put some of that, what do you call it, what do you use these...?
Belki de ona biraz şeyden sürmeli, ne diyorsunuz şu...
So maybe we could work something out.
Böylece belki bir anlaşmaya varabiliriz. Hey?
- Maybe we could go for a walk.
- Yürüyüşe çıkarız belki.
Maybe we could wait until Mom is actually dead.
Belki de annem gerçekten ölene dek bekleyebiliriz.
"Maybe we could make out?"
"Belki sevişir miyiz?"
You think maybe we could finish the conversation? I'd love to.
- Belki o meseleyi sonuçlandırabiliriz ne dersin?
Maybe we could, go see a movie or something?
Belki birlikte bir sinemaya falan gideriz?
And, um... after I was thinking maybe we could all go out.
Sonrasında hepimiz çıkarız diye düşünüyordum.
I just, I thought, you know... Maybe we could all... you know?
Ben de düşünmüştüm ki belki hepimiz... anlarsın ya?
Maybe we could find even little room for that. I don't...
Belki bunun için bir oda bile buluruz.
I thought maybe we could use a little bit of this vibe in some of our songs.
Bu tarz bir şeyi şarkılarımızda kullanabiliriz diye düşündüm.
THOUGHT MAYBE WE COULD TAKE A FEW TO AUCTION THIS WEEK.
Belki bu hafta birkaçını mezatta satabiliriz.
What are you talking about, pure megahertz here, or or maybe we could... we could crank up the crystal or attack at the software.
Neden bahsediyorsun? Saf mhz mi? Ya da kristali mi hareket ettirelim?
I thought that maybe we could do this precisely because we're all unreasonable people and progress depends on our changing the world to fit us.
Akıl kârı olmayan insanlar olduğumuz için bunu yapacağımızı düşündüm ve dünyayı bize uydurarak değiştirirsek ilerleme sağlanacağına.
Maybe we could start by you telling me what you like?
Belki bana nelerden hoşlandığını anlatarak başlayabilirsin?
Maybe we could even... sleep together.
Hatta belki de... Beraber uyuyabiliriz bile.
I only got one, but I thought maybe we could split it.
Bir tane var ama istersen bölüşebiliriz.
Maybe we could go to Breadstix.
Belki Breadstix'e gidip
- Uhh... - Maybe we could the... Ogre to...
- Belki biz... devi...
Oh, well, then, maybe we could just call it even, since he typed, "I'm just surprised she remembered coming to my house that night."
Belki de ödeştik diyebiliriz çünkü o şöyle yazmış : "O akşam bize geldiğini hatırlamasına şaşırdım."
Oh, you know what? Maybe we could find a venue for this summer.
Biliyor musun, belki bu yaz için bir yer bulabiliriz.
Just, um, wondering maybe we could come in and just have a wee look around?
Belki, bilmiyorum içeri gelip etrafa bir göz atabiliriz?
All right, anyway, so, she's coming down, and I was thinking that maybe we could close up the bar and, uh, drink with my real family... you guys.
Neyse, Nicki buraya gelecek. Barı kapatıp gerçek ailemle, yani sizlerle içeriz diye düşündüm.
Maybe we could've been friends in another world.
Belki başka bir dünyada arkadaş olabilirdik.
Could we do dinner tomorrow night, maybe?
Yemeği yarın akşama yiyebilir miyiz?
Maybe we could have dinner before he left.
Belki gitmeden bir yemek yeriz diye.
Um... My thing is, I kind of stay out of other people's business, so maybe, if you could Just give me my prescription, we could...
Um.. insanların meselelerinden uzak durmayı tercih ederim
'And maybe we weren't always brave on our own, but we could be together.'
Ama belki de biz yalnızken değil, birlikteyken cesuruzdur.
Maybe there's something else that we could work out.
Belki biz de başka bir iş yaparız artık.
We could maybe, you know, get rid of him.
Belki ondan kurtulabilirsin hani?
If we hurry, maybe we can catch Lucrezia, see if she knows any living people that could help us.
Acele edersek belki Lucrezia'yı yakalayabiliriz. Bize yardım edebilecek yaşayan birileri var mıymış bakalım.
Look, maybe after my show, we could get together and have a drink or something- oh.
Konserimden sonra belki birlikte birşeyler içmeye falan gideriz...
I'm sorry, I thought maybe if I talked about something hardcore, you'd just have something to do, we could have something to do.
Üzgünüm, düşündüm ki, belki de zorlu bir şeylerden bahsedersek... Bir şeyler yapabilirsin, bir şeyler yapabiliriz sandım.
But maybe there's somewhere we could walk to... slowly.
Ama belki yavaşça yürüyebileceğimiz bir yer vardır.
I thought maybe now we could go over a couple things, maybe take stock.
Şimdi bir şeylerin üstünden geçebilir, durumu değerlendirebiliriz diye düşündüm.
So I was thinking, maybe, you know, me and you, we could smoke a fatty, maybe bang one out?
O yüzden ikimiz bir çiftli yakariz, belki de çakisiriz diye düsünmüstüm.
Maybe I could use some help. Let me just get a cup of coffee and then we'll go.
İzninizle bir bardak kahve alayım ve sonra gidelim.
So I thought maybe before this place gets too busy, we could... borrow this altar for a minute.
Burası kalabalıklaşmadan önce kilise mihrabını biraz kullanabiliriz dedim.
We were wondering if maybe he could audition for a small part.
Acaba küçük bir rol için seçmelere katılabilir mi diye merak ediyorduk.
It could trace the explosion site, so there must be a ground control station Maybe following this clue, we'll find something.
Xi ying'in GPS sinyallerini bulduk.., Bu sinyallerin gönderildiği bir yer olmalı Bu izleri takip edersem bir ipucu bulabilirim.
Ms. McDermott, and we thought maybe you could, uh... you could help us.
Bayan McDermott, ve düşündük de, belki... bize yardım edebilirsiniz.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]