English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ T ] / Take a seat

Take a seat traducir turco

2,639 traducción paralela
- Let's take a seat.
- Şöyle oturda konuşalım.
- Take a seat.
- Ben...
Take a seat right here.
Buraya oturun.
Take a seat, all right?
Otur bir yere, tamam mı?
- Great, take a seat.
Harika. Sen otur.
Come in, take a seat.
Girsene, otur.
Why don't you take a seat?
Otur lan.
- Take a seat sir.
- Bir sandalye alın efendim.
Why don't you take a seat over there. Your car will be ready in a moment.
Arabanız birazdan hazır olacak.
- Please, take a seat.
- Lütfen, oturun.
Don't be scared, take a seat.
Korkma, otur.
Take a seat.
Oturun lütfen.
Take a seat, little brother.
Otur kardeşim.
Please take a seat in the waiting room.
Lütfen bekleme odasında bekleyin.
Why don't you take a seat?
Siz şöyle oturun.
Take a seat.
- Otursana.
Mr. Elmwood, take a seat.
Bay Elmwood, oturun lütfen.
Please, take a seat.
Lütfen oturun.
All's forgiven. Take a seat.
Sorun değil, oturun.
Take a seat.
Lütfen oturun.
Take a seat.
Otursana.
Please, take a seat.
Lütfen, oturun.
Take a seat.
Otur bakalım.
Take a seat, as I only have a few moments before I must chastise the cafeteria cooks for selling our frozen vegetables on the black market.
Lütfen oturun, çok az vaktim var. Dondurulmuş sebzelerimizi karaborsada sattıkları için kafeterya aşçılarını azarlamam lazım.
Changes, take a seat.
değişiklikler, oturun.
Relax. Take a seat.
- Buyrun, şöyle oturun.
Yes, take a seat.
Evet, otur.
I said take a seat!
Sana otur dedim!
- Please, take a seat.
- Lütfen şöyle oturun.
Please, take a seat!
Lütfen oturun.
Take a seat... take a seat
Oturun... lütfen oturun.
Come and take a seat
Gel ve otur.
Take a seat OK
Oturun lütfen.
Take a seat, I'm on a roll.
Otursana
Take a seat.
Otursanıza.
Please take a seat, Mrs Jones.
Lütfen oturun, Bayan Jones.
Take a seat.
Bir yere otur.
Just will you sit down and take a seat?
Oturur musun şöyle?
Take a seat.
Otur lütfen.
Take a seat. I'm just finishing this up.
Otursana, bitirmek üzereyim.
Um, please take a seat.
Oturun lütfen.
Go inside and take a seat.
İçeri gir ve otur.
Young man... take a seat.
Delikanlı... otur.
Take a seat.
Otur.
- If you take a seat, we can...
- Bir yere oturursanız, ben...
- Please take a seat.
Otursanıza.
Please, w-why don't you take a seat over here, and let me get the catalog?
Neden burda oturmuyor, ve kataloğu getirmemi beklemiyorsunuz?
She takes a seat right behind the catcher, and I can't take my eyes off her.
Tutucunun hemen arkasındaki koltuğa oturdu. Gözlerimi ondan alamıyordum.
Have a seat, we'll take you inside in a moment.
Oturun oraya, bir kaç dakikaya sizi içeri alırız.
Will you take Mrs. Diamond over to a nice seat?
Bayan Diamond'a rahat bir koltuk bulur musun?
- Please take a seat.
Gel otur.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]