English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ Y ] / You are beautiful

You are beautiful traducir turco

2,569 traducción paralela
Mmm! God, you are beautiful.
Tanrım, çok güzelsin.
You are beautiful to see for detachable eyes.
Ah şu çıkarılabilir gözler.
You are beautiful.
Güzelsin.
You are beautiful, so beautiful!
Güzelsin, çok güzelsin! Evet!
You are beautiful.
Çok güzelsiniz.
You are beautiful.
Güzel.
Look at how beautiful you are.
Ne kadar güzel olduğuna bak.
So, what are you doing here with me instead of at home with your beautiful fiancée?
Evde güzel nişanlınla olmaktansa neden burada benimle berabersin?
And you are this really strong, and independent, and beautiful woman.
sen busun gerçekten güçlü, ve bağımsız, ve güzel bir kadın.
And you are gonna design the most beautiful, ventless, rebel-proof building in Manhattan, with clearly marked emergency stops for every trash compactor on the detention level.
Alıkonma durumları için çöp öğütücülerin üzerinde belirgin şekilde "arıza önleyici" yazan Manhattan'ın en güzel, deliksiz ve isyancıların giremeyeceği binasını yapacaksın.
Elena, you are a wonderful woman, a beautiful bride.
Elena, sen harika bir kadınsın çok güzel bir gelinsin.
You are very beautiful And very young.
Çok güzelsin ve çok genç.
You are really beautiful.
Gerçekten çok güzelsin.
Yes, those happy crowds are just learning You gunned down their beautiful first lady.
O mutlu kalabalık, güzelleri güzeli First Lady'lerini senin vurdurduğunu yeni öğreniyor.
Girl, you are so beautiful.
Kız pek güzelmişsin ya sen.
In fact, you are probably dreaming of very beautiful things.
Hatta sen şimdi kafanda ne güzel şeyler kurmuşsundur.
About how beautiful you are.
Güzel bir kız demişştir hep.
You are so beautiful.
Çok güzelsin.
On this beautiful morning you are with me, Ruby.
Bu güzel sabahta bizimlesin, Ruby.
- Whose beautiful girl are you?
- Bu güzel kız da kiminmiş?
Some of the more dramatic parts of a nebula are not the beautiful glowing gas that you see but the dark parts.
Karanlık kısımlarda yoğun gaz ve toz bulutları vardır. Ve yıIdızların doğumu açısından gerçek hareketlilik buradadır.
Because you are so beautiful.
Çünkü çok güzelsiniz.
God, I forgot how beautiful you are.
Ne kadar güzel olduğunu unutmuşum.
Today, you are the most beautiful one here.
Bugün buradaki en güzel kişi sensin.
You are most beautiful.
Çok güzelsin.
How beautiful you are, really cute!
Ne kadar güzel bir şeysin sen, çok güzelsin.
Lana, your eyes are- - Oh, Vadim, they're beautiful. Oh, you shouldn't have.
Oh, Vadim, çok güzeller Hiç gereği yoktu.
You are so beautiful To me
Sen çok güzelsin Benim için.
You like? You are so beautiful To me...
Sen çok güzelsin benim için.
You are both beautiful.
İkiniz de güzelsiniz.
You are looking live at beautiful
İtalya'nın güzelim Porto Corsa şehrini görüyorsunuz.
You are so smart and you're so beautiful.
Çok zekisin ve bir o kadar da güzelsin.
I mean, of course your descriptiveness and your use of alliteration are beautiful and all, but you know that.
Yani, tabi ki betimlemen ve ses oyunların güzel ama bunu zaten biliyorsun.
Hello, beautiful. How are you?
Merhaba güzelim, nasılsın?
It behooves me to tell you that even if we save the world tomorrow, and mutants are accepted into society, my feet and your natural blue form will never be deemed beautiful.
Bunu sana söylemek zorundayım. Yarın dünyayı kurtarsak, toplum mutantları kabullense bile,... benim bu ayaklarım ve senin bu mavi rengin,... asla güzel olarak kabul görmeyecek.
You are going to be part of something beautiful.
Çok güzel bir şeyin parçası olacaksınız.
So what else are we doing to make you beautiful today?
Peki bugün seni güzellestirmek için baska neler yapalim
And you are a beautiful grown-ass woman. We're not in high school.
Ve sende koca kıçlı bir kadınsın artık lisede değiliz..
You are so beautiful.
Sen o kadar güzelsin ki...
I haven't told you how beautiful you are.
Sana ne kadar güzel olduğunu hiç söylemedim.
- Mrs. Lighthouse! Kehuinko already, how beautiful you are?
Biraz daha alayım -
You are beautiful.
Çok güzelsin.
Speaking of beautiful countries, I don't know how you do it but the women here are absolutely gorgeous.
Güzel ülkelerden bahsetmişken, nasıl yapıyorsunuz, bilmiyorum Doğu Avrupalı kadınlar, kesinlikle göz kamaştırıcı.
You are so beautiful.
- Çok güzelsin.
You are more beautiful than Cinderella.
Cinderella'dan daha güzelsin sen.
As I told you, virgins are rare, especially beautiful ones.
Sana söylediğim gibi, bakireler nadirdir, özellikle de güzel olanları!
In fact, I was talking to D'Artagnan... How beautiful you are.
Hatta, biz de D'Artagnan'la ne kadar güzel olduğunu konuşuyorduk.
You are a very beautiful girl.
Çok güzel bir kızsın.
Yes, I would allow my wife to manage the budget if she is as beautiful as you are.
Ve evet, karımın aile bütçesini yönetmesine izin verirdim. Tabii eğer senin kadar güzel olursa.
You are the most beautiful creature God ever made.
Tanrı'nın yarattığı en güzel varlıksın.
Bagwatithinks you are very beautiful.
Bagwati senin çok güzel olduğunu düşünüyor.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]