English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ Y ] / You are sick

You are sick traducir turco

1,856 traducción paralela
But you are sick.
Ama sen hastasın.
They said you are sick.
Hasta dediler.
Oh, my God. You are sick.
Aman Tanrım, sen hastasın!
You are sick.
K bırak şunu.. Hastasın sen.
My God, you are sick!
Tanrım, sen hastasın.
Are you sick?
Hasta mısın yoksa?
Are you sick in the head?
Hasta mısın sen?
Why are you leaving when the Teacher is sick?
Osono çok hasta. Kaybedecek zamanımız kalmadı. Hey!
And so we are to be left to shift for ourselves with a sick child, while you go to dinner with the Crofts.
Demek sen Croft'lara yemeğe giderken biz burada hasta bir çocukla nöbet tutmaya bırakılıyoruz.
Are you sick?
Hasta mısın?
- Are you sick? You have a fever.
Ateşin var.
You bastards are sick.
Sizler lanet olası birer manyaksınız.
You guys are sick.
Siz hastasınız.
You are just a bunch fucking sick freaks.
Siz bir gurup sapık ruhlu hilkat garibesisiniz.
Are you feeling sick, 0-2?
Ne o, hasta mısın, 0-2?
* Are you sick?
Hastamısın?
Are you sick of us Welsh already?
Siz Gal'liler bizden bıktınız mı?
You are a sick twisted pedophile.
Hasta ruhlu sübyancının tekisin.
Are you sick of me yet?
Hâlâ sıkılmadın mı benden?
Hey, you really are sick, aren't you? I thought you got rid of that bug.
Sen hakikaten hastasın Kurtulduğunu sanmıştım
Are you sick or something?
Hasta falan mı oldun?
Now what sick game are you playing?
Şimdi, ne tür bir iğrenç oyun peşindesin?
Me, Toofer, and Frank are gonna be writing my book all day long, and I think my snake is sick, so I need you to go out to my car and rub his belly'til he poops.
Bugün Toofer ve Frank'le kitabımı yazacağız. Yılanım da hasta galiba. Arabama gidip kakasını yapana kadar karnını sıvazlamanı istiyorum.
- Are you sick?
Hasta mısın?
Are you sick?
Hasta mısınız?
You two are sick! This relationship is sick!
- İkiniz de hastasınız!
These are all the tapes that I could find because the thought of you Brooke-ing yourself to yourself and Brooke really makes me sick.
Çünkü sen ve Brooke'u izleyerek kendini Brooke'luyor olmanı düşünmek beni deli ediyor. - Bebeğim, başka kaset yok ki.
Ma'am, are you sick or something?
Madam, hasta falan mısınız?
Are you sick?
Hasta mısın abi?
You send 700,000 people on vacation to Hawaii, some are gonna come back sick.
700.000 kişiyi Havaii'ye tatile gönderirsen, bazıları hastalanarak dönecektir.
You people are sick.
Siz insanlar hastasınız.
Are you telling me she isn't sick?
Onun hasta olmadığını mı söylüyorsun?
So exactly how sick are you gonna make Matty?
Peki, Matty'i tam olarak ne kadar hasta edeceksiniz?
Are you feeling sick?
Kendini kötü mü hissediyorsun?
It just that, you know, the kids are sick, too, and they're not letting me get any sleep, and you know what?
Ama çocuklar da hastalar ve uyumama izin vermiyorlar ve biliyor musun?
You are a sick fool.
Sen hastasın.
And you are not sick, and you are not wrong and God does not hate you.
Hasta değilsin hatalı değilsin ve Tanrı senden nefret etmiyor.
You are a terrorist and I am sick of everyonel
Sen bir teröristsin ve herkesten bıktım!
- Are you sick?
- Acı veriyor mu?
Are you sick, Kiki?
Sen iyi misin Kiki?
You are so sick, Kiki Labrèche.
Çok iğrençsin, Kiki Labrèche.
You are not sick.
Hasta değilsin.
Òherefore. You are not sick.
O yüzden, sen hasta değilsin.
You are a sick, sick girl, and you need to be locked up!
Sen çok ama çok hasta ruhlu bir kızsın, ve hapsedilmen gerek!
- And now, dear friends, it's time for me to invite any of you good folk who are sick and lame up to the altar for healing.
Ve şimdi, sevgili dostlarım, Şimdi sıra sizlerden hasta ve güçsüz olanları iyileştirmek için buraya çağırmaya geldi.
- Are you sick?
Hasta mı?
What sick game are you playing?
Ne oyunu oynuyorsun sen?
You are very sick, Johan.
- Sen hastasın, Johan.
Are you sick?
- Kalk!
Sheldon, you are not sick.
Sheldon, sen hasta değilsin.
- Are you sick?
- Hasta mısın?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]