English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ Y ] / You said that before

You said that before traducir turco

788 traducción paralela
And... You said that before.
Onu daha önce söylemiştin.
You said that before.
Söylemiştin.
Yes, you said that before.
Evet, daha önce de demiştin.
- You said that before...
- Bunu zaten söylemiştiniz...
- You said that before.
- Bunu demin de söyledin.
You said that before.
Bunu daha önce de söyledin.
- You said that before.
- Bunu daha önce de söylemiştin.
How many times have you said that before?
Bunu daha önce kaç kere söyledin?
- You said that before.
- Bunu daha önce söylemiştin.
But you said that before you knew I was lame.
Fakat bunu sakat olduğumu öğrenmeden önce söylediniz.
Okay, you said that before.
Tamam, bunu daha önce söyledin.
- You said that before.
- Bunu söylemiştiniz.
You said that before too.
Bunu da söylemiştiniz.
You said that before.
Daha önce de söylemiştin.
You've never said anything about a zombie but you have told me that you've seen a water ghost before, haven't you?
Zombi değil de bir su hayaleti gördüğünü söylemiştin değil mi?
Before I knew what happened he made me tell him what you said. That she deserved to die.
Ben ne olduğunu anlamadan önce senin, kadının ölmeyi hak ettiğiyle ilgili sözlerini de söyletti bana.
That's what you said before.
Bunu daha önce de duydum.
If you'd said that before, you'd have saved us both a wetting. Come along.
Bunu baştan söyleseydin ikimizi de ıslanmaktan kurtarırdın.
I wanted to go before, Mama... but you said you couldn't go and that I couldn't go alone.
Daha önce gitmek istemiştim, anne ama sen gidemeyeceğini ve benim de yalnız gidemeyeceğimi söylemiştin.
Major, you said last night that you'd visited Benny before.
Binbaşı, dün gece Benny'yi daha önce ziyaret ettiğini söyledin.
You said you didn't know your father. That he died in some mysterious accident in the forest before your birth.
Ormandaki gizemli bir kaza neticesinde siz doğmadan öldüğünden babanızı tanımadığınızı söylediniz.
- That's what you said before.
- Bunu daha önce de söylemiştin.
It's said that when you drown your whole life passes before you like a fast movie.
Boğulurken tüm hayatının bir film şeridi gibi gözünün önünden geçtiğini söylerler.
I told you before that the boss said for you and your men to get out of town.
patron size ve adamlarınızdan şehir dışına çıkmalarını söyledi.
That's what you said last year before you didn't show up at the airport.
Geçen sene de böyle demiştin, sonra hava alanına gelmemiştin.
- But you said... - I know, but that was before.
- Biliyorum, ama bu öncedendi.
Do you believe what the old man... who was doing all the talking at the Oso Negro... said the other night... about gold changing a man's soul so that he ain't the same kind of a guy... that he was before finding it?
Dün gece... Oso Negro'daki yaşlı adamın... söylediklerine inanıyor musun? Yok altın adamın ruhunu değiştirirmiş, yok altın bulmadan önceki halinden... eser kalmazmış filan.
I guess you said that quite a few times before, huh?
Sanırım bunu birkaç kez söylemişsindir, huh?
- You said all that before.
- Bunu demin de söyledin.
- You have already said that before.
- Bunları zaten anlatmıştın.
You never said that to me before, Temple.
Hiç böyle söylememiştin, Temple.
You've said that before!
Bunu daha önce de demiştin!
You said that you were in love with the accused before the war.
Savaştan önce sanığa aşıkmışsınız.
You've said that before, but I love it.
Daha önce de söyledin ama bu çok hoşuma gidiyor.
They said that you'd gone to sleep even before you had time to have a drink.
Bir yudum almadan uyuyup kalmışsınız dediler.
YOU SAID THAT BEFORE, TOO.
- O zaman da öyle demiştin.
You've said that before.
Bunu daha önce de söylemiştin.
That's what you said the last time, and the time before that.
Bunu geçen defa da söylemiştin, ve ondan önce de.
That's what you said the time before. I got six months.
Geçen sefer de böyle demiştin, 6 ay hapis yattım.
She said that you could graduate before next year if you'd go to night school and learned a little discipline. So that's how it's gonna be.
Akşam okuluna gidip, notlarını düzeltirsen ve biraz da adam olursan gelecek seneden önce mezun olabileceğini söyledi.
Aw, Mom, that's not what you said before! Well, I'm sorry.
Yapma, Anne, daha önce böyle söylememiştin!
I mean, you've said before that your...
Yani, daha önce demiştin ki...
You've said before that your wife's affair with Baxter is on what you might somewhat call a semi-public scale, haven't you?
Daha önce demiştin ki, karının Baxter ile olan ilişkisi neredeyse yarı açık denebilecek bir yaygınlığa ulaşmış, öyle değil mi?
No, you said before that she was sitting back there... Standing back there...
- Hayır, onun oturduğunu...
But you said before that the ship weighs several tons.
Daha önce geminizin birkaç ton olduğunu söylemiştiniz.
You said that many times before, I don't believe you any more.
Bunu defalarca söyledin, artık sana inanmıyorum.
you said something before that we had not forget :
Ya sen? Biraz önce unutmamamız gereken bir şey söylemiştin :
That job you said you had up in Sandville before you come here?
Buraya gelmeden önce Sandville'deki işin konusunda.
Roku, what was that thing you said before?
Roku, hani senin söylediğin şu şey neydi?
You again have the feeling you've lived this before... that you've said all this before over the years.
Geçen yıllarda bunu yaşadığın, aynı şeyleri defalarca söylediğin hissine kapılıyorsun bir kez daha...
You never said that before.
Hiç böyle konuşmazdın.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]