English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ Y ] / You want it

You want it traducir turco

49,189 traducción paralela
You want it, but you wish you didn't.
İstiyorsun, ama yapmanı istiyor musun?
♪ And if you want it, take it ♪
♪ Bir şeyi istersen, al onu ♪
You want it to be okay because then you get off the hook, but you're losing your shit.
Önemli olmamasını istiyorsun çünkü o zaman kendini aklıyorsun ama aklını kaçırıyorsun.
And if you could use a super power right now, what would you want it to do?
Peki şimdi bir süper güç kullanabilseydin onu ne için kullanmak isterdin?
I want to hear you fucking say it, so say it.
Söylediğini duymak istiyorum amına koyayım söyle o yüzden.
I want you to write it now.
Şimdi yazmanı istiyorum.
"If I want your opinion, I will give it to you,"
"Görüşünü alırsam, sana vereceğim"
What is it that you want to say in your essays?
Makalelerinizde söylemek istediğiniz şey nedir?
You bait me into talking about shit that I don't want to talk about and then when I talk about it, you mock me!
Bok hakkında konuşmak için bana yalansın. Hakkında konuşmak istemiyorum Ve sonra onun hakkında konuştuğumda, beni alay ettin!
It seems like... something you might want to know... Mention.
Bana sey gibi geliyor sanki boyle bir seyi soylemen gerekirmis gibi geliyor az biraz.
I'm only telling you that because he is definitely going to want to talk to you about that... and it will definitely fucking suck.
Soylememin sebebi de, seninle kesin bu konuyu konusmak isteyecektir.
Hey, it's Chris, I'm either away from the phone or I just don't want to talk to you.
Ben Chris, ya telefona cevap veremiyorum ya da konusmak istemiyorum.
Hey, it's Chris, I'm either away from my phone or I just don't want to talk to you.
Ben Chris, ya telefona cevap veremiyorum ya da konusmak istemiyorum.
Well, it's right in the garage if you ever want it.
Evet öyle, Eğer birgün istersen hala garajda saklı.
- You can have it if you want.
- İstersen sen alabilirsin.
Do you want to talk about it?
Bu konuda konuşmak ister misin?
Why don't you give it a test drive? We want to see it work.
Sihirli değnekle ufak bir deneme yap da çalışıp çalışmadığını görelim.
I'm here because I want you to stop it.
Buna son vermeni istediğim için.
We want to use you, you're perfect for it.
" Seni kullanmak istiyoruz, bu iş için çok uygunsun.
"I want to make it into a porn, and I want you to be the star in it."
Bir porno filmine dönüştüreceğim, senin de başrol olmanı istiyorum. " dedi.
I want to eventually, like, hire people to do it for me, so, like, I don't have to do it anymore, you know what I mean?
Amacım, bunu benim adıma yapacak insanları çalıştırmak, böylece daha fazla yapmak zorunda kalmamak, anlarsınız ya.
It is ready to buy you milkshakes, hamburgers, French fries, anything you want from the world-renowned Rosie's Diner.
Kendisi sana dünyaca ünlü Rosie'nin Lokantası'ndan milkshake, hamburger, patates kızartması, ne istersen almaya hazır.
I just think it's something you don't want to let me be part of.
Sadece beni dâhil etmek istemediğin bir şey olduğunu düşünüyorum.
Look... I can't tell you what it is, and I don't want you to know,'cause I don't want you to look at me that way, and it would kill me if you heard what were on those tapes.
Bak ne olduğunu sana söyleyemem, bilmeni de istemiyorum çünkü bana o gözle bakmanı istemiyorum, kasette söylenenleri dinlersen kahrolurum.
But through it all... you want to believe there are good guys in this world.
Ama ne olursa olsun dünyada iyi insanlar da olduğuna inanmak istiyorsun.
But through it all... you still want to believe there are good guys in the world.
Ama ne olursa olsun dünyada iyi insanlar da olduğuna inanmak istiyorsun.
Do you want to read it?
Okumak ister misin?
What is it that you want to do?
Sen ne yapmak istiyorsun?
Well, I think it's fine if you don't want to, but maybe you should give it a chance.
Gitmek istemiyorsan önemli değil ama bence bir şans vermelisin.
Maybe I helped it along, but... I knew sooner or later you'd want the tapes back.
Belki biraz hızlandırdım ama er ya da geç kasetleri geri isteyeceğini biliyordum.
Or you just want to believe it?
Yoksa inanmak mı istiyorsun?
Or you want to believe it?
Yoksa inanmak mı istiyorsun?
If you had a super power, what would you want to use it for?
Bir süper gücün olsaydı onu ne için kullanmak isterdin?
You want to rub it in now?
Bunu şimdi yüzüme mi vuracaksın?
And I want you to understand what it's like to be raped.
Ben de tecavüze uğramanın nasıl olduğunu anlamanı istiyorum.
Tell me what you want me to do, and I'll do it.
Ne yapmamı istiyorsan söyle, yapayım.
I can tell you whatever it is you want to hear about Flint's whereabouts.
Flint'in nerede olduğunu öğrenmek için yanıp tutuştuğunuzu görebiliyorum.
I know what you mean, but it's just it's kinda hard to feel the same way knowing that you want to kill me.
Ne demek istediğini biliyorum, ama sadece Aynı şekilde hissetmek biraz zor Beni öldürmek istediğinizi bilerek.
If you want my money, you're gonna take it from me, not him.
Eğer paramı istiyorsan, Alacaksın Benden değil, onun yüzünden.
If you and your people want to move against the Saviors... you need to do it soon, and you need the Kingdom.
Sen ve arkadaşların Kurtarıcılar'a saldırmak istiyorsanız bunu bir an önce yapmanız lazım ve Krallık'a ihtiyacınız var.
Whatever you want, the Saviors have it.
Ne istiyorsanız Kurtarıcılar'da var.
Just tell us what you want... and we'll get it.
Ne istiyorsan söyle. Getiririz.
You want something you take it, haircut.
Bir şey istersen alırsın afili saç.
But now you've killed, and you've become everything you didn't want to be, and it's my fault.
Ama sen adam öldürdün ve olmak istemediğin her şeye dönüştün ve bu, benim suçum.
But if you want, it can all grow back.
Ama istersek hepsi tekrar yeşerir.
It's up to you what you want to do with that.
Bu konuda ne yapacağın sana kalmış.
Maybe you'll change your mind about what it takes to get what you want.
İstediğine ulaşmak için ne gerektiği konusunda fikrin değişir belki.
I-I want to go with you. Some of us do, but not all of us, and it has to be all of us.
Bazılarımız istiyor ama hepimiz değil ve hep birlikte olmamız gerek.
And I want it now or Sasha dies, and then all of you.
Hemen istiyorum yoksa Sasha ölür. Sonra da hepiniz ölürsünüz.
I just want you to put that in your brain and roll it around for a minute.
Sen bunu şu beynine sokup biraz düşün bakalım.
Imagine doing anything you want, then hopping to a timeline where you never did it.
Her istedigini yapabildigini sonra da hiç yapmadigin bir evrene gittigini düsün.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]