English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ H ] / Hold it

Hold it traduction Turc

17,685 traduction parallèle
Couldn't even hold it!
Tutamadım bile!
- Hold it.
- Tut onu.
That fracture they went over last month is not gonna hold it in these seas, Captain, it takes a bad jolt it could fracture again.
Geçen ay kaynak yaptıkları o çatlak, bu denize dayanmaz kaptan. Kötü bir darbeyle tekrar çatlayabilir.
Hold it tight.
Onu sıkı tutun.
Hold it tight.
Sıkı tutun.
- Hold it.
- Dur.
Hold it together.
Kendine hakim ol.
Now hold it like a pencil.
Şimdi kalem gibi tut.
Hold it right there, sir.
Orada durun efendim.
Hold it!
Dur!
Hold it so I can read.
Sen onu tut, ben de okuyayım.
Hold it!
- Durun!
Hold it!
Durun!
Hold it!
- Tutun!
Hold it!
Tutun!
Put this in your nose, and I want you to hold it.
Bunu burnuna koyup tutmanı istiyorum.
All you gotta do is hold it. Let me do the rest.
Tek yapman gereken tutmak ben gerisini hallederim.
Hold it steady, Skozz.
Durun Skozz.
To hold it down
Tutmak için
And hold it down
Ve tut şunu
Hold it down
Aşağıda tut
Hold it.
Bekle.
It's natural for a young man to want to hold a rifle in his hands.
Genç bir adamın tüfek tutmak istemesi doğaldır.
Hold it up to me.
Bana doğru tut.
Only chance now is a harder turn, if the chains hold, but... it could capsize us.
Zincirler dayanırsa tek şansımız sert dönmek ama alabora olabiliriz.
My pants don't hold up so good without it.
Pantolonum onsuz pek iyi tutmuyor da.
I gonna hold you to it.
Seni tutacağım.
He fought it for years but it kinda got a hold of him hard and made him mean.
Yıllarca mücadele etti ama bu onu kalpsiz ve acımasız biri yaptı.
Hold on. What, who is it?
Tut. \ kim?
It's the only thing I can hold!
Tutunabildiğim tek şey o!
What it wasn't designed to do is consume large amounts of capital, accumulate leveraged positions or... Or hold a portfolio for any extended period of time.
Kazancın büyük miktarını harcamak potansiyeli olan mevkileri toplamak ya da uzun vadeli portföy barındırmak için tasarlanmadı.
It's quite a good reason to hold a grudge, wouldn't you say?
Garezlenmek için, oldukça iyi bir sebep, sence de, öyle değil mi?
If you only remember one thing, it's distract the jombies... until I get close enough to put a Wuxi Finger Hold on Kai.
Aklınızda tutmanız gereken tek şey ben Kai'ye yeterince yaklaşıp Wuxi parmak tutuşunu yapana kadar zombileri oyalamak.
But how will you hold the power once you have it?
Ama ele geçirdikten sonra bu gücü nasıI elinde tutacaksın?
And if she finds it, everything we hold dear will be covered in ice.
Eğer bulursa, sevdiğimiz her şey buzla kaplanacak.
Aye. You ought to hold your tongue, mate, before you lose it.
Dilini tutsan iyi olur yoksa koparırım.
- Okay, hold on. - Switch it off!
- Dur bir saniye.
You hold tight to it.
Ama onu bırakmamışsın.
Hold it!
Dur bir saniye, Ghantt!
Well, if we get a major star and I'm just guessing, so don't hold me to it, maybe 100 grand each.
Eh, büyük bir yıldız alırsak ve sadece tahmin ediyorum, Bu yüzden bana tutun, belki de 100 bin dolar.
We just need to hold them off until it's done.
Patlayıncaya kadar bunları uzak tutmalıyız.
I can't hold it!
- Tutamıyorum.
It is not my life I hold this for.
Kendi hayatım için tutmuyorum bunu.
With a minor modifications, 20 max... But I am not sure how long it will hold out.
Küçük değişiklikler ile maksimum 20 ama ne kadar dayanır bilemem.
Well, I'll hold onto it for as long as I can.
Elimden geldiğince elimden geleni yapacağım.
Angus says it's like a fever that takes hold and never lets you go.
Angus tutun ve asla gitmene izin vermeyen bir ateş gibi olduğunu söylüyor.
Somethin's got a hold of it.
Bir şey engel oluyor.
Somethin's got a hold of it.
Bir şey engelliyor.
You hold out a lifeline to them and then you just throw it away.
Onlara bir can simidi attınız sonra da her şeyden vazgeçtiniz.
Isn't it rather clear that it is we, women of decision, who hold the trumps?
Kozların biz akıllı kadınların elinde, olduğu açık değil mi?
And you know... has to hold me tight in a certain way... and it will take me only three minutes to finish.
Ve beni belli bir şekilde sıkı sıkı tutar ve üç dakikada işimi bitirir.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]