English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ H ] / Hours a week

Hours a week traduction Turc

548 traduction parallèle
Look, I says, why don't you work a couple of hours a week, it's about time you help me out a bit,
Ben de neden haftada birkaç saat çalışmıyorsun bana biraz yardımcı olma vakti geldi dedim.
Jeez, I work 80 hours a week.
Haftada 80 saat çalışıyorum yahu!
I'll be working 40 hours a week, making U $ 17,50 for hour.
Saatte 17.5 dolar kazanmak için, haftada 40 saat çalışmam gerekecek.
How many hours a week do you work now? I don't know.
Haftada kaç saat çalışıyorsun?
But I'm not a loser, because despite it all, me and every other guy who will never be what he wanted to be, are still out there being what we don't want to be 40 hours a week for life.
Fakat herşeye rağmen, ben bir zavallı değilim, ben ve benim gibiler, hayallerine ulaşamasalar da, haftanın her 40 saatini istemedikleri ama yaşamak zorunda oldukları bir yerde geçiriyorlar.
You're father works 60 hours a week, then volunteers to teach night school.
Babanız haftada 60 saat işin üstüne gece okulunda gönüllü çalışıyor.
Five hours a week?
Haftada beş saat mi?
Like becoming a pilot when you fly two hours a week?
Haftada iki saat uçarak pilot olmak gibi mi?
Van moonlights 15 hours a week doing security at the Galleria, plus $ 38,000 from the department, plus her $ 25,000 from the bank.
Van Galleria'da haftada 1 5 saat güvenlikte çalışıyor, artı $ 38,000 departmandan, eşinden $ 25,000 bankadan.
Two hours a week talking about poetry.
Hafta da 2 saat şiir hakkında konuşacağım.
- Why should you work five million hours a week...
- Neden her hafta beş milyon saat çalışasın ki?
My work, whether it's giving hundreds of talks a year or spending 20 hours a week writing letters or writing books, is not directed to intellectuals and politicians.
Binlerce kilo konfeti New York semalarından Körfez Savaşı'nın bitişini resmi olarak kutlamak ve orduyu karşılamak için sokaklara fırlatıldı.
You must work at a firm where they expect people to work at least 100 hours a week.
Özel bir firmada olmalısınız ya da yeni açılan avukatlık bürolarından birinde.
Yeah, unless you want to work 40 hours a week.
Tabi haftada 40 saat çalışmak istemiyorsan!
Fifteen hours a week for basketball.
Basketbola haftada 15 saat ayırın.
We work 36 hours on, 18 off which is 90 hours a week, 52 weeks a year.
36 saat çalışıp, 18 saat izin yapıyoruz. Haftada 90 saat, yılda 52 hafta.
Mr Secretary, my men haven't had even 12 hours sleep in a full week!
Sayın katip, adamlarım bir haftadır 12 saat bile uyumadılar!
This way he receives a weekly salary of 73.50 francs five days a week, eight hours a day.
Böylelikle, günde 8 saat, haftada beş gün çalışarak 73,5 Frank haftalık kazanıyor.
I can do that stuff 24 hours a day, 7 days a week, and beat him at it every time.
Haftanın her günü, günün her saati karşısında olsam yenemez beni.
They work 24 hours a day, seven days a week.
Günde 24 saat, haftada yedi gün çalışıyorlar.
I worked seven days a week, 16 hours a day.
Haftanın yedi günü günde 16 saat çalışıyordum.
It will take about a week, working between visiting hours, to check the mechanism out.
Ziyaretlerden dolayı kontrolleri tamamlamak bir hafta kadar alacaktır.
And that's with golden hours, time-and-a-half and I worked Saturday and nine days altogether last week.
Altın saatler, mesai ve Cumartesi de çalıştım. Geçen hafta toplam dokuz gün.
I earned that money, ten hours a day, seven days a week.
O parayı, haftada 7 gün, günde 10 saat çalışarak kazandım.
Twenty-four hours a day, seven days a week.
Günde 24 saat, haftada yedi gün.
I looked up at the 16th floor 8 hours a day, 5 days a week for a year and five months.
16. kata bakıyorum, Günde sekiz saat, haftada beş gün, bir yıl beş aydır.
I gotta count on you for 1 1 0 percent 7 days a week, 24 hours a day.
Yüzde 110 güvenmeliyim.
First, you can count on me 25 hours a day, 8 days a week.
Bana günde 25 saat, haftada 8 gün güvenebilirsin.
I have been on call for 24 hours a day, seven days a week, and I'm exhausted.
Günde 24 saat haftanın 7 günü emrine amadeyim.Ve tükendim.
We used to have to get up every morning, at six o'clock and clean the newspaper, go to work down the mill, fourteen hours a day, week in, week out, for sixpence a week, and when we got home, our dad would thrash us to sleep with his belt!
Sabah 6'da kalkıp gazeteyi temizlemek değirmene işe gitmek, sürekli günde 14 saat çalışmak zorundaydık. Haftada 6 peniye. Eve dönünce de babamız bizi kemeriyle döve döve yatağa yollardı.
24 hours a day, seven days a week and not one day did we miss that production schedule.
Bir gün 24 saat, haftada yedi gün var üretim takviminden hiç bir gün aksatmadık.
We get these contaminations... and sometimes we got to wear these masks... for a week, 10 days, sometimes 12 hours a day.
Biz bu radyasyon kazalarına maruz kalıyoruz ve bazen o maskeleri bir hafta boyunca ya da 10 gün, bazen günde 12 saat takıyoruz.
14 hours a day, six days a week, 52 weeks a year.
Günde 14 saat, haftada 6 gün, yılda 52 hafta.
First, last, always, seven days a week, 24 hours a day.
Önce, sonra, daima, haftada 7 gün, günde 24 saat.
24 hours a day, 7 days a week.
Günde 24 saat, haftada 7 gün.
Forget it. You're on 24 hours a day, seven days a week.
Unutma, görevin hafta 7 gün, 24 saat.
You will work eight hours a day... five and a half days a week
Haftada 5 buçuk gün günde 8 saat çalışacaksın.
I can still count on you seven days a week, 48 hours a day?
Haftanın 7 günü, günün 48 saati hala sana güvenebilir miyim?
The whole process may take 12 hours or it may take a week.
İşlem on iki saat veya bir hafta sürebilir.
Not like Nigel... who wears a stifling suit for six hours every night... running around trying to frighten children who laugh at beheadings... and the newest fashions in mutilations every week at the local cinema.
Nigel gibi... her gece 6 saat boyunca insanı boğan bir kostüm giyip te... baş kesme sahnesine, ve sinemadaki en yeni moda korku filmlerine... gülen çocukları korkutmaya çalışan birinden daha işe yarar olduğu kesin.
Did you spend 24 hours a day, seven days a week with him?
Hiç onunla haftanın yedi günü 24 saat geçirdiniz mi?
We gotta be out there 24 hours a day, seven days a week and make sure that not one truck goes in or out of that factory!
Günün 24 saati haftanın 7 günü orada olmamız gerekiyor. O fabrikaya ne bir kamyon girmeli ne de oradan bir kamyon çıkmalı!
That's right. Two hours a day, six days a week.
Günde iki saat, haftada altı gün.
I already spend 10 hours of community service a week.
Zaten haftada 10 saatimi sosyal hizmetlere harcıyorum.
Works 14, 15 hours a day seven days a week, never sleeps more than two or three hours a night.
Günde 14, 15 saat çalışır haftada yedi gün. Günde 2-3 saatten fazla uyumaz.
See, guy goes to work every day, eight hours a day, seven days a week.
Haftada 7 gün, günde 8 saat çalışıyor.
It's so wonderful being locked up inside the Honorable Joel Fleischman... 24 hours a day, seven days a week?
Saygıdeğer Joel Fleischman'ın içinde 7 gün 24 saat tıkılı kalmak çok mu muhteşem bir şey?
Most men can only dream about a woman like Eve, and I have her 24 hours a day, seven days a week.
Çoğu erkek Eve gibi bir kadının ancak hayalini kurar. Bense ona haftada yedi gün, günde 24 saat sahibim.
- Twice a week, couple hours.
Hafta iki kez, birkaç saat.
A bloody good little performer, 24 hours a day, seven days a week.
Harika bir yıldız. Günde 2 4 saat. Haftada 7 gün.
You've been at it 12 hours a day, seven days a week since we got here, and we're still no closer to a cure than we were the day we were infected.
Buraya geldiğimizden beri haftada 7 gün on-iki saat olmak üzere çalışıp duruyorsun, ve hastalandığımız günden beri tedaviyi bulabilmeye yaklaşamadın bile.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]