English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ H ] / Hurry now

Hurry now traduction Turc

897 traduction parallèle
" I must hurry now and fix your medicine, my darling...
"Şimdi acele edip ilacını hazırlamalıyım..."
- and there's no hurry now.
- Artık aceleye gerek yok zaten.
We must hurry now.
Şimdi acele etmeliyiz.
Hurry now.
Şimdi acele edin.
But hurry now.
Ama çabuk ol.
No, there's no hurry now.
Hayır, hiç acelesi yok.
Hurry, hurry now.
Acele edin.
Hurry now, my sweet.
Acele et tatlım.
Hurry now and stick with him all afternoon.
Acele et, akşama kadar peşinden ayrılma.
I will finish the concert by myself, so you hurry and go now.
Konserimi tek başıma bitireceğim. Çabuk eve git.
You were in quite a hurry just now.
Az önce çok telaşlıydınız.
Hurry home now.
Hadi şimdi doğru eve.
Lora : Now, hurry, bootlegger.
- Hadi çabuk, içki kaçakçısı.
Now I must hurry.
Şimdi acele etmeliyim.
And now you have to hurry back for your lunch.
Öyleyse yemeğe yetişmek için acele etmelisiniz.
Now hurry it up.
Şimdi acele edin.
- Come on now, hurry up.
- Haydi, acele et.
Hurry up, now!
Elini çabuk tut! - Pekâlâ.
And now I must hurry.
Ama şimdi gitmeliyim.
Now don't hurry me, Sam.
İki ayağımı bir pabuca sokma Sam.
I've got to hurry home now, because me husband's having trouble with his kidneys again and I can't leave him for long. Your young brother's looking after them.
Şimdi hemen eve gitmem gerekiyor çünkü kocamın böbrek sıkıntıları yeniden baş gösterdi ve onu tek başına bırakamıyorum.
Never mind about that now, if you want to save her you've got to hurry.
Bunu dert etmeyin şimdi. Eğer onu kurtarmak istiyorsanız acele edin.
I'm not the slightest bit interested in what you print. Now, please go. I'm in a hurry.
Bir de öğretmen olan ortanca kardeş Evelyn var.
Hurry up, now.
Acele edin, hemen.
- You go for the police now, and hurry.
- Evet. - İyi. Sen polise git.
All right, hurry up, now.
Haydi çabuk.
Now, look, if you hurry, you might catch Millie.
Baksana, acele edersen Millie'yi yakalarsın.
Now, hurry up.
Acele et.
Now if you will excuse me, Mr. Horak, I will have to hurry.
Şimdi izin verirseniz, Bay. Horak, Acelem var.
Now hurry and get into bed.
Şimdi dosdoğru yatağa.
Hurry up now.
Hadi acele edin.
Now, please hurry.
Lütfen acele edin.
Put those things in the car, and I'll get your tie and studs ready for you. Now, hurry up. - Okay, Mom.
Sen onları arabaya koy, ben kravatını ve ceketini getiririm.
Now hurry up. - All right. 320 Sycamore?
- Tamam... 320 Sycamore mu?
Hurry up, now. I'm next.
Acele et, sırada ben varım.
Now hurry up now, will you?
Oraya gidiyorum. Acele et.
Hurry, now! Hurry, dear!
Acele et, çabuk!
Now, now, ladies, there's no hurry.
Yavaş hanımlar, acelemiz yok.
Now you'll have to hurry.
Acele etmelisin.
No hurry now.
- Sen neden söz —
Now, look, when they left the boat, Palmer was in a great big hurry.
- Bak dinle. Kayıktan çıktıklarında Palmer'ın büyük bir acelesi varmış.
Hurry along now, both of you.
Acele edin, ikiniz de.
- Hurry now.
Acele et.
If you hurry you can catch up with him now.
Eğer acele edersen, ona şimdi yetişebilirsin.
Now that it's free, you are in a hurry.
Şimdi bedava olduğu için acele ediyorsun.
- Now hurry up!
- Haydi, acele edin.
Hurry home now.
Şimdi hemen eve git.
Now, hurry it up.
Konuş.
- Oh. Hurry, now is a good time to ask him.
Hadi, şimdi sormak için iyi bir zaman.
Now give me your belt. Let's hurry it up.
- Kemerini ver bakalım.
Hurry up now!
Acele edin!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]