English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ I ] / I gotta admit

I gotta admit traduction Turc

271 traduction parallèle
I gotta admit that I like a man that hates good and hard.
İyiyi ve zoru sevmeyen adamı severim.
I gotta admit, I was so scared, I couldn't fire my gun.
İtiraf etmeliyim ki çok korktum. Silahımı ateşleyemedim.
You know... I gotta admit it, for the first time since I been in stir, them baby canaries, they make me feel good.
Yani... kabul etmem lazım ki bu yavru kanaryalar hapse düştüğümden beri ilk kez kendimi iyi hissetmemi sağladılar.
Well, I gotta admit
Kabul etmeliyim ki
But I gotta admit, it'd be a lot easier moving your friend some place where they don't know him.
Fakat seni temin ederim, arkadaşının onu tanımayanların olduğu... bir yere taşınması çok daha iyi olacak.
Not alone, I gotta admit.
Yalnız değildim, kabul etmeliyim ki.
I gotta admit I'm one unlucky son of a bitch when it comes to banging up boats.
İtiraf etmeliyim ki iş kayık batırmaya geldiğinde çok şanslı bir namussuzum.
I gotta admit, for a New York desk guy, you got a lot of guts.
New York'lu bir "beyaz yaka" için cesursunuz.
That was good shooting. I gotta admit that.
Kabul etmeliyim ki iyi atıştı.
I gotta admit, that's not the way they teach it at the seminary. He's out of there.
İlahiyat fakültesinde bunu bu şekilde öğretmiyorlar.
I'm a married man, but I gotta admit, I knew a few girls in my time.
Ama birkaç kız tanıdığımı da itiraf etmeliyim.
I gotta admit, this car is something else.
Kabul etmeliyim ki bu araba bir başka.
I gotta admit my tennis is a little rusty, but polo...
Biliyorum, tenis de pek iyi değilim, ama polo...
You know, I gotta admit, these two boys know what they're doing.
Kabul etmem gerekir ki, bu iki çocuk ne yaptıklarını biliyorlar.
But I gotta admit, I was a little surprised to see you in charge of this whole ship.
Ama itiraf etmeliyim ki bütün gemiden sorumlu olduğunu görmek beni biraz şaşırttı.
- I gotta admit, it was a surprise.
- Bunun bir sürpriz olduğunu itiraf etmeliyim.
I gotta admit I can't put my foot on it right now.
Tahmin etmeliyim ki, bilemiyorum.
I gotta admit, I'm a bit surprised.
Kabul etmeliyim ki, biraz şaşırdım.
Thank you for your initiative, but I gotta admit to you, I've never been much of a student. But you can brief my staff on that, you know.
Düşündüğün için teşekkürler ama kabul etmem gerek pek iyi bir öğrenci sayılmam ama bu konuda ekibime bilgi verebilirsin.
Financially, yeah, I gotta admit.
Aslında, doğru. Kabul etmeliyim.
I gotta admit, you may not be a complete idiot after all.
İtiraf edeyim, o kadar da salak.. .. olmayabilirsin.
Man, I gotta admit, you've been real polite about staying out of my way.
İtiraf etmeliyim ki, benden uzak durma kibarlığını gösterdin.
I gotta admit this has got "Frank Sinatra" written all over it.
Kabul etmeliyim ki bu her yönüyle Frank Sinatra'ya göre.
Now, Katie, I gotta admit...
Evet, Katie itiraf etmeliyim.
I gotta admit, Howard, act three had me on the edge of my seat.
Kabul etmem gerek Howard. Üçüncü perdede yerimde zor durdum.
I gotta admit, I was surprised that you agreed to go on a blind date.
İtiraf etmeliyim, beni görmeden buluşmayı kabul etmene biraz şaşırdım.
I gotta admit to you that that one got me stumped.
Beni şaşırtanın bu olduğunu kabul etmeliyim.
Ally. I gotta admit, you do seem a little off-balance.
Ally, itiraf etmeliyim ki, biraz dengeni yitirmiş görünüyordun.
I gotta admit, he's pretty good.
İtiraf etmeliyim, baya iyi çalıyor.
I gotta admit, Homer.
İtiraf etmeliyim Homer.
I gotta admit, I'm relieved that this is what Hogarth was talking about.
Doğrusu Hogarth'ın bahsettiği şeyin bu olmasından dolayı çok rahatladım.
I gotta admit, I'm still weirded out when they kiss.
İtiraf edeyim, öpüşmelerini hala tuhaf karşılıyorum.
- I gotta admit, a little disappointed.
- Biraz hayal kırıklığına uğradım.
I gotta admit, I was looking forward to seeing what Falco could do with one more game.
Doğrusu Falco'nun bir maçta daha neler yapacağını merak ediyordum.
And then, I gotta admit, it's a little fuzzy.
Kabul etmeliyim ki sonrası biraz bulanık.
Kid, I gotta admit.
Evlat, itiraf etmeliyim.
But you gotta admit, I tried.
- Ama kabul etmelisin, denedim.
You gotta admit, I'm not one of the run-of-the-mill-type creeps that hang around this joint, right?
İtiraf etmelisin ki, buraya gelen ipi kopuklardan biri değilim, öyle değil mi?
Well, you gotta admit, I bring you a lot of customers.
Sana çok müşteri getirdiğimi kabul etmelisin.
Hey, I'm not trying to take anything away from you, but you gotta admit that this little guy backed you all the way.
Hey, Senden bir şey götürmeye çalışmıyorum, ama bu küçük adamın sana her türlü destek olduğunu itiraf etmen gerekiyor.
You gotta admit, I sounded good there for a minute, eh?
Kabul et, bir dakika olsun inandırıcıydım, değil mi?
You gotta admit, I'm a little better than a telegram.
Kabul etmelisin ki, ben bir telgraftan daha iyiyim.
I know you're not speaking to me but you gotta admit this train, this night pretty romantic.
Pek çok insanda ona ait. - Benim gibi. - Ne?
Gotta admit, I'm impressed.
İtiraf edeyim. Etkilendim.
But sex and cigarettes, man, you gotta admit. - That's one thing I'm really gonna miss, having a cigarette.
İtiraf etmeliyim ki dostum seks ve sigarayı özleyeceğim.
Gotta admit, I never tasted one of those.
İtiraf etmeliyim, ben onlardan hiç yemedim.
I mean, you really gotta admit, I mean, he's the most beautiful baby in the world.
Demek istediğim buna gerçekten inanmalısınız, dünyadaki en güzel bebek.
Dr Jackson, you gotta admit,..... I used to make you laugh.
Dr Jackson, kabul etmelisiniz ki,..... sizi güldürüyordum.
- You gotta admit I've got an instinct for this hero stuff.
- bu kahramanlık şeyi için bir içgüdüm var.
I gotta- - l gotta admit, I just don't understand the point to it.
Kabul ediyorum. Amacınızı anlamıyorum.
I have to... work out a few kinks but... ya gotta admit, those were pretty cool flips.
Bir kaç... aksilik üzerinde çalışmalıyım ama... itiraf etmen gerek, oldukça iyi parendelerdi.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]